Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1881 yılında dünyaya geldiği, Türkiye Cumhuriyeti tarihi için kutsal sayılan ve bugün Türk–Yunan dostluğunun güçlü bir simgesi olarak kabul edilen Selanik Atatürk Evi, kapsamlı ve titiz bir restorasyon sürecinin ardından yeniden kapılarını açmaya hazırlanıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından yürütülen devasa Selanik Atatürk Evi Restorasyon ve Teşhir-Tanzim Projesi, tarihî mirası Ata’nın vefatının 87’nci yıl dönümüne denk getirerek, 9 Kasım’da yeniden ziyaretçilerle buluşturacak.
Ali Rıza Efendi’nin diktiği ve yüz yılı aşkın süredir evin bahçesine gölge düşüren nar ağacının altında, bu tarihî yapı artık yenilenen ve zenginleştirilen yüzüyle hem Türkiye’nin kurucu liderinin hatırasına hem de ortak kültürel mirasımıza ışık tutacak. Projenin kapsamı, sadece mimari bir onarım olmanın ötesinde, evin bir “Kültürel Diplomasi Merkezi” olarak yeniden konumlandırılmasını içeriyor.
Kültür ve Turizm Bakanı: Ev, Milletin Hafızasını Yaşatacak
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesaplarından yaptığı ve eve taşınan eserlerin görüntülerini içeren videolu paylaşımda, bu projenin taşıdığı büyük anlamı ve vizyonu açıkladı. Bakan Ersoy, yapının artık sadece bir müze değil, “milletin hafızasını yaşatan bir kültürel diplomasi merkezine” dönüşeceğini vurguladı.
Bakan Ersoy’un ifadeleri, açılışın önemini ve restorasyonun kapsamını net bir şekilde ortaya koydu:
“Ata’mızın vefatının 87’nci yıl dönümünde onun kıymetli mirasına sahip çıkan çok anlamlı bir açılışı gerçekleştirmeye hazırlanıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu ve Türk–Yunan dostluğunun simgesi olan Selanik Atatürk Evi’nin kapılarını, kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından yeniden açıyoruz.”
TİKA iş birliğinde yürütülen bu dev proje sayesinde, 315 metrekarelik üç katlı yapı, 1953’teki özgün hâline kavuşturuldu. Ayrıca, 1.000’in üzerinde eser, belge ve kitap titizlikle yenilendi ve diplomatik kargo yoluyla yeniden Selanik’e taşındı. Bakan Ersoy, açılışla birlikte sunulacak “Bir Türk Evi” konseptinin, bu tarihî mirası yeniden ziyaretçileriyle buluşturacağını ve kültürel bağları güçlendireceğini belirtti.
Tarihî Ev, En Özgün Hâliyle Yeniden Tefriş Edildi
TİKA koordinasyonunda yürütülen restorasyon çalışmaları, yapıyı sadece onarmakla kalmadı, aynı zamanda onu Atatürk’ün çocukluk yıllarına tanıklık eden 1953 düzenine uygun biçimde yeniden tefriş etti. Mimari detaylara verilen önem, projenin en dikkat çekici yanlarından biri oldu:
- Ahşap İmalatlar: İç ve dış mekândaki tüm ahşap imalatlar, tarihî dokuyu korumak adına birebir yenilendi.
- Altyapı ve Özgün Mekânlar: Elektrik tesisatı baştan sona değiştirildi; özellikle sandık odası ve hamam gibi alanlar özgün hâline getirildi.
- Bahçe Düzenlemesi: Bahçedeki duvar ve zemin taş kaplamaları da elden geçirilerek yapıya tarihî dokusuna tam uygun bir görünüm kazandırıldı.
Bu titiz çalışma, evin sadece bir müze binası olmaktan çıkıp, o dönemin atmosferini ve yaşam kültürünü yansıtan yaşayan bir mekân haline gelmesini sağladı.
1000’den Fazla Eser ve Yeni “Türk Evi” Konsepti
Restorasyonun en önemli ve hassas aşaması, Türkiye’deki müzelerden getirilen eserlerin yenilenmesi ve yeniden Selanik’e taşınması oldu. Ankara Cumhuriyet Müzesi, Edirne ve Kırşehir müzelerinin envanterine kayıtlı eserler, Ankara Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı’nda titizlikle onarıldı. Toplamda 14 eser, 1 Cumhurbaşkanlığı Mührü replikası, 50 demirbaş eşya ve 1.005 kitap, diplomatik kargo yoluyla 14 Ekim 2025’te Selanik’e ulaştırıldı.
Yeni sergileme düzeniyle “Bir Türk Evi” atmosferi sunacak olan müze, üç katlı yapısında farklı temaları işleyecek:
- Bodrum: “Evin Tarihçesi”
- Orta Kat: “Etnografik Sergi” (Dönemin kültürel yaşamını yansıtacak)
- Üst Kat: “Atatürk’ün Selanik Yılları”
Müzede yer alacak kilit obje ve belgeler arasında; evin tarihini gösteren 1.878 tarihli tapu belgeleri, Ali Rıza Efendi’nin terekesi, Afet İnan’ın kendi elinden çıkma kroki çizimleri ve Selanik Askeri Rüştiyesi’nin fotoğrafları bulunuyor.
Selanik Atatürk Evi, 9 Kasım’da Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un da katılacağı törenle resmen ziyarete açılacak. Bu proje, yalnızca Türkiye’nin tarihine değil, aynı zamanda uluslararası kültürel diplomasi ve ortak tarih bilincinin korunmasına yönelik örnek bir çalışma olarak değerlendirilmektedir.