İran’ın Balistik Füze Programında Tehlikeli İddia

İran Devrim Muhafızları’nın uzun menzilli balistik füzeleri üzerinde yapılan yeni araştırmalar ve geliştirme faaliyetleri gündemde. Askeri kaynaklar, bu güçlerin özellikle kimyasal ve biyolojik savaş başlıklarını taşıyabilir hale getirmek amacıyla çalışmalar yürüttüğünü belirtiyor. İran International’ın haberine göre, Devrim Muhafızları ordusu, füze sistemlerinin çeşitli bölgelerden fırlatılmasını kolaylaştırmak ve bölgesel gerilimleri yönetmek adına yeni sevkiyatlar yapıyor.

Kaynaklar, bu faaliyetlerin özellikle son zamanlarda hız kazandığını ve İran’ın bölgesel kriz ortamında bu tür silahların geliştirilmesine önem verdiğini vurguluyor. Bu gelişmeler, İsrail ve ABD ile yaşanabilecek yeni çatışmalara hazırlık niteliğinde olarak görülüyor ve İran’ın savunma politikası üzerinde önemli bir etki yaratıyor.

İran’ın Kimyasal ve Biyolojik Sığınak Programları

İran, son dönemde yapılan açıklamalarda ülkenin kimyasal ve biyolojik silah kullanımında geçmişte ciddi kayıplar yaşadığını kabul etmiş durumda. İran Dışişleri Bakanı, savaş sırasında yaşanan kimyasal saldırıların ülkenin savaş tarihi boyunca önemli bir yara olduğunu ve bu bağlamda yeni tehditlere karşı gelişmiş önlemler aldıklarını ifade etti. Bu açıklamalar, ülkede mevcut silah üretim kapasitesinin genişletildiği ve yeni nesil sistemlerle donatıldığı iddialarını güçlendiriyor.

İran’ın bölgesel güç projeksiyonlarını ve savunma stratejilerini güçlendirmek adına yürüttüğü bu çalışmalar, bölgedeki dengeleri yeniden şekillendiriyor. Özellikle balistik füzelerin kimyasal ve biyolojik savaş başlıklarını taşıyacak şekilde donatılmasıyla, İran’ın caydırıcılık kapasitesinin artırıldığı belirtiliyor.

Bu durum, bölgesel ve uluslararası güvenlik açısından kritik bir eşikte bulunuyor. İran’ın gelişmiş savunma ve saldırı kabiliyetleri, olası bir çatışma durumunda karşı tarafın tehdit algısını ciddi anlamda yükseltiyor ve bu da yeni bir bölgesel gerilimin habercisi olabiliyor.

Güvenlik Uzmanlarının Yorumları

Uzmanlar, İran’ın bu gelişmiş programlarının temel amacının, varoluşsal tehdit olarak algılanan dış güçlere karşı caydırıcılığı pekiştirmek olduğunu söylüyor. Ayrıca, İran’ın karar alıcılarının, mevcut konvansiyonel güçlerin yanı sıra kimyasal ve biyolojik silahların da kullanılabileceği olasılığına karşı hazırlık yaptığı uzmanlarca dile getiriliyor. İran’da üst düzey yaklaşımların, çatışma ortamı doğduğunda bu silahların devreye alınabileceği yönünde bir inanç olduğu kayıtlara geçirildi.