Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin demiryolu ağındaki emniyet, hız ve kapasite artışı için kritik öneme sahip sinyalizasyon yatırımlarında tarihi bir aşamaya gelindiğini duyurdu. Son 23 yılda yürütülen çalışmalarla sinyalli hat uzunluğu 2 bin 505 kilometreden 8 bin 419 kilometreye çıkarılarak devasa bir gelişim kaydedildi.
Yerli ve Milli Sinyalizasyonun Merkezi: Aydın
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Aydın’da gerçekleştireceği toplu açılış töreni ile Ortaklar-Aydın-Denizli-Karakuyu hattındaki yerli ve milli sinyalizasyon sistemi resmi olarak hizmete alınıyor. Bu projenin tamamlanmasıyla Türkiye’nin toplam sinyalli hat oranı %61 seviyesine yükseldi. TCDD ve TÜBİTAK iş birliğiyle geliştirilen Ulusal Demiryolu Sinyalizasyon Sistemi, artık demir ağlarımızın en stratejik noktalarında Türk mühendislerinin imzasını taşıyor.
Yatırımlar ve Gelecek Hedefleri
Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin toplamda 13 bin 919 kilometrelik bir demiryolu ağına sahip olduğunu hatırlatarak, AR-GE çalışmalarının meyvelerini topladıklarını belirtti. Şu an aktif olarak sinyalizasyon çalışması yürütülen 800 kilometrelik hattın 409 kilometresi tamamen milli sistemlerle donatılıyor. Karaman-Ulukışla ve Malatya-Elazığ gibi kritik hatlarda çalışmalar sürerken, yapımı devam eden 4 bin kilometrelik hızlı tren hatları ise uluslararası ETCS standartlarında inşa ediliyor.
Güvenlik, Verimlilik ve Çevresel Kazanımlar
Sinyalizasyon sistemleri, sadece trenlerin güvenliğini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda ekonomik ve çevresel bir dönüşümü tetikliyor:
Kapasite Artışı: Aynı hat üzerinde daha fazla trenin güvenli şekilde işletilmesiyle taşıma hacmi büyüyor.
Hız ve Ekonomi: Sefer süreleri kısalırken, demiryolu taşımacılığı daha ekonomik ve verimli hale geliyor.
Sürdürülebilirlik: Çevre dostu ulaşım desteklenerek enerji dışa bağımlılığı azaltılıyor.
Bakan Uraloğlu’nun vurguladığı üzere, yerli mühendislik ürünü milli sistemler sayesinde Türkiye, demiryolu teknolojilerinde sadece bir kullanıcı değil, dünya çapında bir teknoloji lideri olma yolunda stratejik bir kapıyı aralıyor. Bu yatırımlar, demiryollarını Türkiye’nin geleceğine açılan güvenli ve sürdürülebilir bir yol haline getiriyor.