Ayasofya’da Eşi Görülmemiş Restorasyon Çalışmaları Başladı

Ayasofya’da Eşi Görülmemiş Restorasyon Çalışmaları Başladı - RayHaber
Ayasofya’da Eşi Görülmemiş Restorasyon Çalışmaları Başladı - RayHaber

İstanbul’un silüetini belirleyen, dünya inanç ve kültür mirasının en nadide mücevherleri olan Ayasofya-i Kebir Camii ve Sultanahmet Camii, Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı restorasyon süreçlerinden geçiyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un, İstanbul Valisi Davut Gül ve Bilim Kurulu üyeleriyle birlikte gerçekleştirdiği yerinde incelemeler, bu kadim yapıların aslına uygun şekilde geleceğe taşınması noktasında yürütülen titiz çalışmanın boyutlarını gözler önüne serdi. Bakan Ersoy’un vurguladığı üzere, bu süreç sadece bir onarım değil, aynı zamanda bilimsel bir sadakat ve şeffaflık örneğidir.

Restorasyonda Bilimsel Disiplin ve Şeffaflık İlkesi

Bakanlık tarafından yürütülen çalışmalarda temel hareket noktası, eserlerin özgün kimliğini koruyarak statik güvenliğini en üst düzeye çıkarmak. Bakan Ersoy, restorasyon süreçlerinin “ben yaptım oldu” anlayışından uzak, tamamen alanında uzman bilim kurullarının denetiminde ve çok katmanlı analizlerle yürütüldüğünü belirtti. Bodrum Kalesi’nden Sümela Manastırı’na kadar geniş bir coğrafyada sürdürülen “Geleceğe Miras” projelerinin bir parçası olan bu çalışmalar, aynı zamanda deprem bölgesindeki ihyadan yurt dışındaki ata yadigârı eserlere kadar uzanan geniş bir vizyonun yansımasıdır.

Ayasofya-i Kebir Camii: Çok Katmanlı Bir Koruma Stratejisi

Ayasofya’da yürütülen restorasyon, yapının hem Roma mirasını hem de Osmanlı emanetini kapsayan çok katmanlı yapısına uygun bir hassasiyetle ilerliyor. 11 bin metrekarelik devasa iskele kurulumuyla başlayan süreçte, dış cephelerdeki yaklaşık 2.800 metrekarelik alanda çimento esaslı uygunsuz sıvalar temizlendi.

Merkez Laboratuvarı tarafından yapılan analizler neticesinde, Erken Bizans’tan Osmanlı dönemine kadar uzanan farklı devirlere ait harç ve derz bulgularına rastlandı. Bu bulgular ışığında, dönemsel özelliklere uygun el yapımı tuğlalar üretilerek onarımlarda kullanıldı. Ayrıca, 5.200 metrekarelik alanda gerçekleştirilen georadar taramaları ve sayısal modellemeler ile yapının yapısal risk haritası çıkarılarak statik güçlendirme projeleri onaylandı.

Minarelerde Statik Güçlendirme ve Hassas Söküm

Kuzeydoğu minaresinde yürütülen çalışmalar, restorasyonun ne denli titiz bir “cerrahi müdahale” olduğunu kanıtlıyor. Şerefe altına kadar kontrollü bir şekilde sökülen taşlar tek tek belgelenmiş, kullanılabilir olanlar özgün yöntemlerle onarılarak yerlerine yerleştirilmiştir. Altın varak kaplı bakır alemlerden, kurşun işçiliğine kadar her detay, ecdadın estetik mirasına sadık kalınarak yenilenmektedir.

Kubbede Devrimsel Mühendislik: 43,5 Metrelik Platform

Ayasofya’nın muazzam kubbesinde yürütülecek çalışmalar için iç mekândaki mozaikleri ve yapıyı dış etkenlerden koruyacak devasa bir sistem kuruldu. 43,5 metre yüksekliğindeki çelik platform ve geçici çatı sistemi, zemin testleri ve titreşim analizleri yapılarak hayata geçirildi. Bu sayede ibadet ve ziyaret trafiği aksamadan, yapının en hassas noktalarında restorasyon imkânı sağlandı.

Yer Altının Gizli Tarihi: Tüneller ve Hipojeler

Restorasyonun en dikkat çekici kısımlarından biri de Ayasofya’nın yer altı tünelleri ve “hipoje” olarak adlandırılan mezar yapılarında yürütülen temizlik çalışmalarıdır. Spekülasyonları önlemek adına şeffaf bir şekilde paylaşılan veriler, yer altındaki devasa dolgu tahliyesini ortaya koyuyor:

  • Mekân 1 ve 2: Toplamda 600 tondan fazla dolgu toprak temizlendi.

  • Tünel Hatları: 7 farklı tünel hattından 1.068 ton toprak tahliye edildi.

  • Vezir Bahçe (Hipoje): Simetrik mezar odalarının bulunduğu alandan 102 ton dolgu çıkarıldı. Toplamda 2 bin tona yaklaşan bu tahliye süreci, yapının nefes almasını sağlamak ve statik yükü hafifletmek adına kritik önem taşıyor.

Sultanahmet Camii: 400 Yıllık Tarihin En Kapsamlı Onarımı

Bakan Ersoy, Sultanahmet Camii’nde 2018 yılında başlayan ve tarihindeki en büyük çaplı müdahale olan restorasyonun tamamlandığını müjdeledi. Bu süreçte caminin 400 tonluk kurşun kaplaması tamamen yenilenirken, 22 bini aşkın eşsiz İznik çinisi tek tek belgelenerek konservasyondan geçirildi.

Altı minaresinin yapısal onarımları tamamlanan camide, geçmişteki hatalı çimento müdahaleleri ayıklandı. Revaklı avludaki mermer döşemelerin terazisi düzeltilerek yağmur suyu tahliyesi modernize edildi. Ayrıca, caminin aydınlatma, ses sistemi ve akustik performansı günümüz teknolojisiyle, tarihî dokuya zarar vermeden optimize edildi.

 Mirasın Geleceğe Güvenle Teslimi

Bakan Ersoy’un ifade ettiği gibi, bu çalışmalar sadece fiziksel bir onarım değil, bir medeniyet ihyasıdır. Eleştirilere ve dezenformasyonlara “eser siyaseti” ile cevap veren Kültür ve Turizm Bakanlığı, bilim insanlarının rehberliğinde İstanbul’un bu iki dev mirasını “yeni asırlara” hazırlıyor. Fatih Sultan Mehmet Han’ın emaneti Ayasofya ve Sedefkar Mehmed Ağa’nın şaheseri Sultanahmet, özgün kimliklerini koruyarak insanlığı kendi kubbeleri altında buluşturmaya devam edecek.

İki Meslek Grubuna Daha Yeşil Pasaport Geliyor - RayHaber
GENEL

İki Meslek Grubuna Daha Yeşil Pasaport Geliyor

TBMM’ye sunulan yeni kanun teklifine göre “kamu ve üniversite hastanelerinin” yanı sıra “özel sektörde çalışan hekimlere ve diş hekimlerine” de yeşil pasaport hakkı gündeme geldi. Teklif Komisyon’a sevk edildi. İşte ayrıntılar…

🚆