Güvercinler ’Biyo-Drone’ Oldu

Güvercinler ’Biyo-Drone’ Oldu - RayHaber
Güvercinler ’Biyo-Drone’ Oldu - RayHaber

Yüzyıllardır savaş zamanlarında mesaj iletmek ve yollarını bulmak için hayvanların kullanıldığı bilinse de, günümüzde bu geleneksel uygulamalar oldukça evrim geçiriyor. Dubai ve Moskova merkezli bir biyoteknoloji şirketi olan Neiry, güvercinlerin beyinlerine yerleştirilen mikroçipler aracılığıyla onları yeni bir seviyeye taşıdı. Bu canlılar artık, vücutlarına entegre edilen teknolojik cihazlar sayesinde “biyo-dron” olarak çalışabiliyor.

Bu yeni teknolojik gelişmeler, geleneksel mekanik dronların sınırlamalarını aşmayı amaçlıyor. Güvercinlerin sırtına yerleştirilen güneş panelleri, kameralar ve küçük kontrollü birimler sayesinde, kuşlar insan kontrolüyle gökyüzünde rahatlıkla hareket edebiliyor. Firma yetkilileri, bu sistemin hafif elektrik sinyalleri göndererek kuşları önceden belirlenmiş rotalara yönlendirdiğini iddia ediyor. Ayrıca, kuşların batarya gerektirmeden, günlük 400 kilometreye varan mesafeleri uçabildikleri ve zor ulaşılabilen alanlarda kullanıldığı bildiriliyor. Bu teknolojinin en dikkat çekici noktası ise, hayvanların cerrahi müdahale ve beyine teknoloji entegrasyonu yoluyla yapay zekayla birleşiyor olması. Ancak bu durum, etik açıdan birçok tartışmayı da beraberinde getiriyor.

Şirket, hayvanların doğallıklarını kaybetmediklerini ve bu işlemler gerçekleştirilmediğinde doğal davranışlarını sürdüreceklerini savunsa da, bu canlıların iradesi üzerinde ciddi bir kontrol sağlanıyor olmasının etik kaygıları artırdığı görülüyor. Neiry’in hayvan beyni teknolojisi sadece güvercinlerle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda süt sütü verimini artırmak amacıyla beyin çipi takılan inekler ve yapay zekanın kontrol ettiği bir sıçan olan Pythia gibi örnekleri de içeriyor.

Kurucu Alexander Panov, bu teknolojilerin yalnızca bugünün değil, geleceğin keşif ve uzay teknolojilerinde de önemli rol oynayacağını düşünüyor. Ona göre, biyolojik beyinler ve yapay zekanın entegrasyonu, uzay araçlarının ve astronotların kontrolünde devrim yaratabilir. Stratosfere gönderilen ve yapay zekaya bağlı olan bu sıçan örneği, sıfır yerçekiminde sinir sistemleri ile yapay zeka arasındaki etkileşimi incelemek adına büyük bir adımdır. Tüm bu süreçlerde, uzman görüşleri alınsa da, hayvanlara uygulanan cerrahi müdahalelerin ve beyin stimülasyonlarının uzun vadeli etkileri hâlâ ciddi şekilde sorgulanmaya devam ediyor. Güvercinleri uzaktan kumandalı araçlara dönüştürme fikri henüz geniş çapta benimsenmemiş olsa da, canlı beyinleri ve yapay zeka arasında kurulan bağların insanlık için yeni bir sınırı temsil ettiği açık. Bu gelişmeler, doğanın sınırlarını zorlayan ve etik tartışmaları alevlendiren önemli bir adım olmaya devam ediyor.