Kaliforniya Valisi Gavin Newsom, San Francisco Körfez Bölgesi’ndeki (Bay Area) toplu taşıma ağlarını çöküşten kurtaracak tarihi bir yasaya imza attı. AB 117 kapsamında onaylanan 590 milyon dolarlık kredi, aylık 3 milyondan fazla yolcuya hizmet veren ulaşım kuruluşlarının bütçe açıklarını kapatmayı ve olası hizmet kesintilerini önlemeyi amaçlıyor.
Finansal Yapı ve Koordinasyon
Sağlanan fonlar, bölgenin ulaşım planlamasından sorumlu olan Metropolitan Ulaşım Komisyonu (MTC) tarafından yönetilecek. Kredinin geri ödeme planı ise sürdürülebilirlik gözetilerek 12 yıla yayılmış üçer aylık taksitler şeklinde yapılandırıldı. Bu stratejik destekten öncelikli olarak yararlanacak kurumlar şunlardır: BART: Bölgesel hızlı tren ağı. Caltrain: San Francisco-San Jose hattı operatörü. San Francisco Muni: Şehir içi toplu taşıma sistemi.
Kritik Eşik: Kasım Ayı Referandumu
590 milyon dolarlık bu kredi, aslında uzun vadeli bir çözüm için zaman kazanma hamlesi niteliği taşıyor. Bölgedeki ulaşım kuruluşları önümüzdeki mali yılda 800 milyon dolarlık dev bir açıkla karşı karşıya. Kalıcı çözüm için Kasım ayında seçmenlerin karşısına bir satış vergisi artışı teklifi çıkarılacak: San Francisco: 1 sent artış. Alameda, Contra Costa, San Mateo ve Santa Clara: Yarım sent artış.
Operatörlerin Beklentileri ve Riskler
Ulaşım devlerinin yöneticileri, bu kredinin geçici bir nefes aldırdığını ancak asıl sınavın sandıkta verileceğini belirtiyor:
BART (Bob Powers): 2027 yılı için öngörülen 376 milyon dolarlık açık nedeniyle istasyon kapatma ve işten çıkarma senaryolarının masada olduğunu, ancak bu kredinin yakın vadeli hizmeti güvence altına aldığını vurguladı.
Caltrain (Michelle Bouchard): Hattın elektriklendirilmesiyle yakalanan yolcu artış ivmesinin korunması için bu fonun hayati olduğunu belirtti.
Sermaye Projeleri ve Hizmet Güvencesi
MTC Başkanı Sue Noack’a göre bu anlaşma, sadece günlük seferleri kurtarmakla kalmıyor, aynı zamanda bölgenin öncelikli sermaye yatırımlarını da güvence altına alıyor. Kredi, yolcu sayısının pandemi öncesi seviyelere ulaşmaya çalıştığı bu hassas dönemde, ulaşım sisteminin omurgasını ayakta tutacak.