Demiryolu altyapısına yaptığı teknolojik yatırımlarla ülkemizi Avrupa’nın 6, dünyanın ise 8. Yüksek Hızlı Tren (YHT) işletmecisi konumuna yükselten Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın (TCDD) çalışmaları birçok ülkeye model oluyor.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin demiryolu yapımında tecrübelerini paylaşan ülke konumuna geldiğini söyledi. Bakan Uraloğlu, geçen yıl Asya ve Afrika’dan Suriye, Ürdün, Tunus, Libya, Kırgızistan, Tanzanya ve Sudanlı demiryolu personeline eğitim verildiğini, Azerbaycan’a Demiryolu Akademisi kurulmasına yönelik danışmanlık sağlandığını ve Suriye demiryollarının yeniden inşası kapsamında ilgili personele yapım ve hat bakımı alanlarında eğitim düzenlendiğini bildirdi.
Bakan Uraloğlu, demiryolu sektörünün gelişim hedefleri çerçevesinde tasarlanan zengin ve kapsayıcı eğitim çözümleriyle mesleki yeterliliklere uygun, iş pratiğine dayanan öğrenim deneyimlerini sunmak amacıyla 2020 yılında temeli atılan Türkiye Demiryolu Akademisinin, sektöre nitelikli insan kaynağı kazandırmak için ihtiyacı en doğru şekilde tespit ederek, bireysel, mesleki ve kurumsal gelişime odaklandığını belirtti.
Türkiye’nin demiryolu sektörünün öncü lokomotifi TCDD’nin kurumsal hafızasını oluşturup sektörel bilgi ve deneyim paylaşımını sağlamayı, tüm sektör çalışanlarıyla paydaşların mesleki gelişimlerine destek olmayı amaçlayan Akademinin, kurumun eğitim faaliyetlerinin de yeni yüzü olduğunu dile getiren Uraloğlu, eğitim merkezlerinin yanı sıra çevrim içi eğitim fırsatlarının da sunulduğunu anlattı.
Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin köklü demir yolu eğitim kültürünü yenilikçi uygulamalarla harmanlayarak, demir yolu eğitiminde ulusal ve uluslararası platformda saygın ve kalıcı yer edinilmesinin hedeflendiğini belirterek, şöyle devam etti: “Bugünkü milli sınırlar içinde ilk adımları 1856’da atılan Türkiye’nin demir yolları ağı serüveni, 23 Eylül 1856’da İzmir-Aydın hattının inşasıyla başladı. Sultan 2. Abdülhamid’in çok önem verdiği ve hayata geçirdiği Hicaz Demir Yolu Projesi ile sosyal, kültürel ve ekonomik olarak şekillenmesinde de bir milat yaşayan Osmanlı topraklarında 1923 yılına kadar toplam 4 bin 136 kilometre demir yolu ağı örüldü. Atatürk döneminde yapılan büyük yatırımlarla demir yolu ağı genişledi ve 1950’ye gelindiğinde 7 bin 900 kilometreye ulaştı.”
Uraloğlu, sonraki süreçte yılda ortalama sadece 18 kilometre demir yolu yapılabilen Türkiye’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2023 hedefleri doğrultusunda çalışmalar başlatıldığını ifade ederek, bugün demir yolu ağının 13 bin 919 kilometreye ulaştığı bilgisini verdi.
İKİ KITADA EĞİTİM SEFERBERLİĞİ
Yapılan büyük yatırımlarla yüksek hızlı tren (YHT) ile tanışan Türkiye’nin, dünyada 8’inci, Avrupa’da ise 6’ncı YHT teknolojisi kullanan ülke konumuna yükseldiğini vurgulayan Uraloğlu, şunları kaydetti: “Türkiye, artık demir yolu yapımında tecrübelerini paylaşan ülke konumuna geldi. Türkiye Demiryolu Akademisi tarafından yabancı ülkelerin demir yolu sektöründeki otoritelerine yapım eğitimleri veriliyor. Bu kapsamda geçen yıl Asya ve Afrika kıtalarından Suriye, Ürdün, Tunus, Libya, Kırgızistan, Tanzanya ve Sudanlı demir yolculara üstyapı, bakım ve onarım ile makas bakımına ilişkin eğitim düzenlendi. Ayrıca dost ve kardeş ülke Azerbaycan’a Demiryolu Akademisi kurulması için danışmanlık hizmeti verildi. Suriye demir yollarının yeniden inşası ve ihyası için Suriye ve Hicaz demir yolları personeline yönelik yapım süreçleri ve hat bakımı konusunda eğitim gerçekleştirildi. TCDD tarafından verilen eğitim çalışmaları, ülkemizin demir yolu vizyonunu geleceğe taşıyan bilgi altyapısını da sağlam temellere oturtuyor. Eğitimde ulaştığımız bu seviye, Türkiye’nin ulaştırma alanındaki liderliğini pekiştiriyor.”
TÜRKİYE’NİN DEMİRYOLU DİPLOMASİSİ GELİŞİYOR
TCDD Genel Müdürü Veysi Kurt’un aynı zamanda Uluslararası Demiryolu Birliği (UIC) Orta Doğu Bölgesi (RAME) Başkanı da olduğunun altını çizen Bakan Uraloğlu, “RAME toplantılarına Başkanlık eden TCDD Genel Müdürümüz Veysi Kurt, bölge ülkeleriyle ilişkilerimizi sağlamlaştırıp uluslararası demiryolu bağlantılarını daha da güçlendirmek için görüşmeler yapıyor. Tüm bu çalışmalarla birlikte demiryolu işletmeciliğinde kazandığımız bilgi ve deneyimi dost ülkelerle paylaşıyor, insan kaynağını birlikte geliştiriyoruz. Bu, Türkiye’nin demiryolu diplomasisinin gelişiminin bir yansımasıdır.”