Ankara’nın Balı İğde, Gılgamış’ın Ölümsüzlük Sırrı mı?

Ankara’nın Balı İğde, Gılgamış’ın Ölümsüzlük Sırrı mı? - RayHaber
Ankara’nın Balı İğde, Gılgamış’ın Ölümsüzlük Sırrı mı? - RayHaber

Eski Kahramankazan Belediye Başkanı Seyfettin Arslan’ın ‘Ankara’nın On Meyvesi’ adlı çalışmasında, Ankara’nın geleneksel meyveleri arasında iğdenin önemli bir yere sahip olduğu vurgulanır. Bu meyvenin, ballı bitkiler arasında öne çıktığı ve içerisinde pek çok vitamin ile mineral barındırdığı belirtilerek, besin değerinin oldukça yüksek olduğu ifade edilir. İğde, tarih boyunca fenolik bileşenler açısından zengin olmasıyla bilinir ve bu özelliğinin antioksidan etkilerini artırdığı bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır.

Özellikle sonbahar döneminde bolca bulunan iğde yemişleri, yağmur yağmadan önce toplanmalıdır; aksi takdirde renkleri bozulup siyaha dönebilir. Karasal iklimin en belirgin meyvelerinden biri olan iğde, sarı tonlarda görünür ve böbrek rahatsızlıklarına iyi gelir. Yerel halk tarafından cıcışkan veya pisat olarak adlandırılan bu meyve, 100 gramında 110 kalori barındıran güçlü bir lipit deposudur. Ayrıca, içerdiği C, K, B1 ve B2 vitaminleri sayesinde sağlık açısından oldukça faydalıdır.

Arslan’ın kitabında, Bilkent Üniversitesi’nden Dr. Ebru Erbay’ın araştırmalarına yer verilir. Erbay, palmitoleik asitin zengin olduğu iğdeyi inceleyerek, damar sertliğini fareler üzerinde durdurduğunu göstermiş ve bu bitkinin Gılgamış Destanı’ndaki ölümsüzlük sırrını taşıyor olabileceğini öne sürmüştür. Dr. Erbay, çalışmasında şu ifadeleri kullanır: ‘Palmitoleik asitten zengin iğde gibi bitkilerin Mezopotamya’da yaygın olması, Gılgamış’ın ölümsüzlük arayışını hatırlatır. Yarı tanrı Gılgamış’ın ulaştığı bitki belki de iğdedir, zira yılan tarafından ele geçirilmiştir. Dahası, Cengiz Han’ın askerlerinin atlarının iğde türevlerinden beslendiği bilinmektedir.’