Türkiye, demiryolu teknolojilerinde dışa bağımlılığı sona erdirecek tarihi bir dönüm noktasını yaşıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, TÜRASAŞ Sakarya Bölge Müdürlüğü’nde düzenlenen törenle, saatte 225 kilometre hıza sahip Milli Elektrikli Hızlı Tren Seti’nin yol testlerini resmen başlattı. ASELSAN ile iş birliği içinde, tamamen yerli ve milli imkanlarla geliştirilen bu proje, Türkiye’nin raylı sistemlerde sadece bir kullanıcı değil, dünya standartlarında bir üretici olduğunun en somut kanıtı olarak kayıtlara geçti.
Mühendislik Aklı ve Alın Terinin Buluşması
Milli Elektrikli Hızlı Tren, teknolojik donanımıyla küresel rakiplerine meydan okuyor. Projenin en kritik bileşenleri olan “Tren Kontrol ve Yönetim Sistemi” ile “Cer Sistemi”, ASELSAN tarafından milli imkanlarla tasarlandı ve üretildi. Bakan Uraloğlu, bu başarıyı şu sözlerle özetledi: “Hiç şüphesiz mühendislerimizin aklı, işçilerimizin alın teri ve kararlılığıyla yoğrulmuş bu trenlerimiz, artık sadece bir araç değil, milli teknolojimizin raylardaki yeni zaferlerinden biri olacaktır.”
577 yolcu kapasiteli ve alüminyum gövdeli 8 araçtan oluşan set, yolcu konforu için en modern sistemlerle donatıldı. Tam otomatik iklimlendirme, Wi-Fi erişimi, mutfak bölümleri ve engelli vatandaşlar için özel asansör sistemleri, trenin sunduğu yüksek standartlardan sadece birkaçı. Yol testleri süresince trenin hız, fren, sürüş güvenliği ve yol uyumu gibi kriterleri titizlikle incelenecek. Hedef, testlerin başarıyla tamamlanmasının ardından tren setlerini yıl sonuna kadar milletin hizmetine sunmak.
Demiryollarında 22 Yıllık Değişim ve Modernizasyon
Türkiye’nin demiryolu serüveni, 2002 yılından itibaren başlatılan büyük gelişim hamleleriyle stratejik bir öncelik kazandı. O dönemde yaklaşık 11 bin kilometre olan demiryolu hattı, bugün 14 bin kilometreye ulaşmış durumda. Bu ağın 2 bin 251 kilometresi yüksek hızlı tren hatlarından oluşuyor. Yapılan bu yatırımlar Türkiye’yi Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın ise 8’inci hızlı tren işletmecisi ülke konumuna taşıdı.
Ancak vizyon sadece yeni hatlar inşa etmekle sınırlı kalmadı. Mevcut 11 bin kilometrelik hat baştan aşağı yenilenerek modernize edildi. Sinyalli hat uzunluğu yaklaşık 3,5 kat artırılarak 8 bin 419 kilometreye, elektrikli hat uzunluğu ise 7 bin 274 kilometreye çıkarıldı. Böylece Türkiye’nin demiryolu altyapısı dünya standartlarında güvenli ve verimli bir sisteme dönüştürüldü.
TÜRASAŞ: Bölgenin Üretim Üssü ve İhracat Hedefleri
Türkiye’nin raylı sistem araç üretimindeki amiral gemisi TÜRASAŞ, 2025 yılını rekorlarla kapatıyor. Farklı türlerde toplam 801 vagon üreterek tüm zamanların rekorunu kıran kurum, savunma sanayii için kritik öneme sahip 100 adet tank taşıma vagonunu da bir yıl içinde teslim etti. Bakan Uraloğlu, üretim kapasitesinin artarak devam edeceğini belirterek yeni bir rekorun kapıda olduğunu müjdeledi: Bu yıl 43 yataklı yolcu vagonu, 3 lüks yataklı vagon ve 994 yük vagonu ile toplamda 1040 vagon üretilecek.
Sakarya’da inşaatı devam eden Milli Elektrikli Hızlı Tren Üretim Fabrikası ise yakın zamanda tamamlanacak. 18 bin metrekarelik bu modern tesis, yılda 12 hızlı tren seti üretim kapasitesine sahip olacak. 2030 yılına kadar küresel hızlı tren pazarının 310 milyar dolara ulaşması beklenirken, TÜRASAŞ’ın bu fabrikayla dünya pazarına açılması ve dışa bağımlılığı tamamen bitirmesi hedefleniyor. Tesis ayrıca, tükettiği enerjiyi güneşten alan çevreci bir modelle çalışacak.
Hidrojen Teknolojisi ve Gelecek Projeksiyonu
Bakan Uraloğlu, konuşmasında sadece mevcut teknolojilere değil, geleceğin “yeşil” ulaşım çözümlerine de değindi. İngiltere ile imzalanan iş birliği protokolü kapsamında Hidrojen Yakıtlı Tren Geliştirme Projesi resmen başlatıldı. TÜRASAŞ, bu projede prototip üretim merkezi rolünü üstlenecek ve tüm haklar kuruma ait olacak. Bu hamle, Türkiye’nin hidrojen teknolojisinde de bölgesel bir merkez olma kararlılığını gösteriyor.
Türkiye’nin demiryolu ağını 2028 yılına kadar 17 bin 287 kilometreye, 2053 yılına kadar ise 28 bin 590 kilometreye çıkarmayı planladıklarını belirten Uraloğlu, devam eden dev projelerin altını çizdi:
-
İstanbul Halkalı–Kapıkule
-
Ankara–İzmir
-
Mersin–Adana–Gaziantep
-
Kars–Iğdır–Dilucu
Adalet Bakanı Akın Gürlek: “Kendi Trenimizi Yapmak Stratejik Bir Hamle”
Törene katılan Adalet Bakanı Akın Gürlek de yerli ve milli sanayinin önemine vurgu yaptı. Dünyanın zorlu süreçlerden geçtiği bir dönemde, Türkiye’nin kendi hızlı trenini üretmesinin stratejik bir başarı olduğunu belirten Gürlek, projenin vatan ve millet için hayırlı olmasını temenni etti. Törenin sonunda TÜRASAŞ’ın 100 yıllık hikayesini simgeleyen maketlerin takdim edilmesinin ardından, Bakan Uraloğlu telsizle makiniste komut vererek tarihi test sürüşünü başlattı.
Bu büyük teknoloji hamlesi, sadece ulaşım konforunu artırmakla kalmayacak; aynı zamanda yıllık 3,5 milyar lira ekonomik katkı ve yüzlerce kişiye yeni istihdam sağlayarak “Türkiye Yüzyılı” vizyonunun en güçlü sütunlarından birini oluşturacaktır. Türkiye, raylarda yazdığı bu yeni destanla, global ulaşım pazarında söz sahibi bir güç olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.