İstanbul’un ulaşım geleceğini şekillendirecek olan dev projelerde sona yaklaşılıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Halkalı-Ispartakule Demiryolu Hattı şantiyesinde çalışanlarla gerçekleştirdiği iftar programında, İstanbul’un raylı sistem ağına dair kritik bilgiler paylaştı. Bakan Uraloğlu, bölgenin trafik sorununa kalıcı çözümler getirecek olan projelerin, sadece hızlı tren hattı değil, aynı zamanda İstanbul’un batı yakası için hayati bir “banliyö” işlevi göreceğini vurguladı.
Hızlı Tren Ağında Kritik Etabın Sonu Yaklaşıyor
Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı, Türkiye’nin Avrupa ile demiryolu bağlantısını güçlendiren en önemli stratejik projelerden biri olarak öne çıkıyor. Toplam üç ana etaptan oluşan hattın 153 kilometrelik Kapıkule-Çerkezköy ve 67 kilometrelik Çerkezköy-Ispartakule etaplarının ardından, 8,4 kilometrelik Ispartakule-Halkalı etabı da hızla ilerliyor.
Bakan Uraloğlu, tüm etapların tamamlanmasıyla mevcut hat kapasitesinin 4 katına çıkacağını belirterek şu hedefleri paylaştı: “Yolcu seyahat süresini 4 saatten 1 saat 30 dakikaya, yük taşıma süresini ise 8,5 saatten 3,5 saate düşürmeyi hedefliyoruz. Hattımız tamamlandığında yıllık 2,7 milyon yolcu ve 33,5 milyon ton yük taşıma kapasitesine ulaşacağız.”
Mühendislik Başarısı: 8,4 Kilometrelik Yeni Hat
Ispartakule-Halkalı hattı; 6,4 kilometre uzunluğunda çift tüp TBM tüneli, 634 metre uzunluğunda 2 adet aç-kapa tünel ve 1,38 kilometrelik açık hattan oluşuyor. Bakan Uraloğlu, projedeki kazı çalışmalarının yüzde 98 oranında tamamlandığını belirterek, sinyalizasyon ve telekomünikasyon imalatlarının hızla sürdüğünü ifade etti. Yıl sonuna kadar yapım çalışmalarının bitirilmesi ve önümüzdeki yıl içerisinde hattın hizmete açılması planlanıyor. Bu hattın devreye girmesiyle birlikte, Çerkezköy ve Kapıkule bağlantıları ile İstanbul’un Avrupa yakası arasındaki lojistik ve yolcu trafiği kesintisiz bir yapıya kavuşacak.
“Halkalı Sonrası Banliyö Hattı Gibi Çalışacak”
Projenin sadece hızlı tren değil, aynı zamanda bir banliyö hattı gibi çalışacak olması, bölgedeki 3,1 milyon vatandaş için büyük bir müjde niteliğinde. Ispartakule, Esenyurt ve Bahçeşehir gibi yoğun nüfuslu bölgelerin İstanbul’un raylı sistem ağına entegre olacağını belirten Uraloğlu, “Açılan tüneller sayesinde vatandaşlarımız Marmaray üzerinden Gebze’ye kadar tüm istasyonlara, dolayısıyla İstanbul’un neredeyse her noktasına konforlu ve hızlı bir şekilde ulaşabilecek,” dedi.
İstanbul Havalimanı Bağlantısı ve Raylı Sistem Vizyonu
Bakan Uraloğlu’nun paylaştığı bilgilere göre, İstanbul’un ulaşım ağı yalnızca yeni hatlarla değil, mevcut hatların birbirine bağlanmasıyla da güçleniyor. Önümüzdeki birkaç ay içinde tamamlanacak olan Halkalı-Arnavutköy kesimi sayesinde, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı ringi ile birleşen hatlar, Halkalı’dan havalimanına ulaşımı sadece 57 dakikaya indirecek.
Bugüne kadar İstanbul’da 162 kilometre raylı sistem hattını hizmete açtıklarını hatırlatan Bakan Uraloğlu, yapımı devam eden 27 kilometrelik ek hatlarla toplam hat uzunluğunun 189 kilometreye ulaşacağını müjdeledi. Altunizade-Çamlıca Camii-Bosna Bulvarı Metro Hattı’nın Ümraniye Spor Köyü’ne kadar uzatılmasıyla İstanbul’un raylı sistem ağının daha da genişleyeceğini vurguladı.
Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde Yeni Bir Dönem: Kuzey Çevre Demiryolu
Bakan Uraloğlu’nun açıkladığı en dikkat çekici projelerden biri ise “Kuzey Çevre Demiryolu Projesi” oldu. Gebze’den başlayarak Sabiha Gökçen Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve İstanbul Havalimanı üzerinden Çatalca’ya uzanacak olan 125 kilometrelik stratejik hat, uluslararası finans kuruluşlarının da dikkatini çekiyor. Dünya Bankası liderliğinde, Asya Altyapı Yatırım Bankası, Asya Kalkınma Bankası, İslam Kalkınma Bankası ve OPEC Fonu gibi 6 prestijli kuruluşun finansmanıyla gerçekleştirilecek bu dev proje, İstanbul’un ulaşımında tarihi bir dönüm noktası olacak. Hattın tamamlanmasıyla yılda 33 milyon yolcu ve 30 milyon ton yük taşıma kapasitesine ulaşılması hedefleniyor.
Bu kapsamlı yatırımlarla İstanbul, Asya ve Avrupa arasında demiryolu ulaşımında bir merkez haline gelirken, şehir içi trafik yükü de raylı sistemlerin gücüyle önemli ölçüde hafifletilecek. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, “durmak yok” diyerek İstanbul’u daha erişilebilir, çevreci ve hızlı bir ulaşım ağıyla örmeye devam ediyor.