Müzede Korunan Eşsiz Doldurulmuş Hayvan Koleksiyonu

Ankara Üniversitesi’nin kurulmasıyla birlikte, akademisyenler yüksek ziraat enstitüsünden elde ettikleri taksidermi yöntemiyle korunmuş hayvan örneklerini bölüme dahil etti. İkinci Dünya Savaşı sırasında Türkiye’ye gelen Alman akademisyenlerin katkılarıyla koleksiyon daha da genişledi ve bu gelişim, üniversitenin kuruluşuna paralel olarak Biyoloji Bölümü’ndeki Zooloji Müzesi’nde sergilenmeye başladı. Müzede, 1919’lara kadar uzanan ve Osmanlı döneminden kalma pek çok örnek yer alıyor; bunlardan taksidermi ile hazırlanmış 350 örnek sergileniyor. Bu örneklerin 250’sini kuşlar, 58’ini memeliler oluştururken, sürüngenler, amfibiler, böcekler, hidrobiyolojik örnekler ve fosiller de koleksiyonda önemli bir yer tutuyor. Koleksiyon, lisans ve lisansüstü öğrencilerin uygulamalı eğitim alması için vazgeçilmez bir kaynak haline gelmiş durumda; öğrenciler teorik bilgilerini farklı türleri doğrudan inceleyerek pratiğe döküyor ve müze aynı zamanda pek çok ziyaretçiyi ağırlıyor.

Biyoçeşitliliğin genç nesillere aktarılması amacıyla oluşturulan bu koleksiyon, Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Araştırma Görevlisi Dr. Hatice Mutlu Eyison’un açıklamalarına göre, üniversitenin 1946’daki kuruluşundan çok daha eskilere dayanıyor. Dr. Eyison, ‘Hocalarımızın çalışmaları bir araya toplanmış ve bu vizyon, biyoçeşitliliği gelecek kuşaklara taşımak için genişletilmiş’ diyerek, koleksiyonun hem zooloji hem de hidrobiyoloji alanlarını kapsadığını vurguluyor. Öğrenciler, omurgalı ve omurgasız türleri laboratuvar çalışmaları gibi inceleyerek, teorik derslerde öğrendiklerini burada pratiğe dönüştürebiliyor; örneğin kuşlardaki tüy renk farklılıkları veya erginleşme dönemleri gibi detayları bizzat gözlemliyorlar.

Koleksiyonun Eğitimdeki Katkısı

Dr. Eyison, müzede sergilenen 350 hayvan türünün sadece kuş ve memelilerle sınırlı olmadığını, sürüngenler, amfibiler, böcekler ve hidrobiyolojik örneklerin de bulunduğunu belirterek, ‘Bu koleksiyon, geçmişle gelecek arasında bir köprü kuruyor ve öğrencilerimizin yanı sıra doğaya meraklı ziyaretçilere de açık’ diyor. Müze, anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik eğitimler düzenleyerek, taksidermi çalışmaları ve Türkiye’nin biyoçeşitliliği hakkında bilgi veriyor. Bu sayede, kendini bu alanda geliştirmek isteyenlere önemli katkılar sağlanıyor, çünkü koleksiyon sayesinde teorik bilgiler pratik uygulamalarla pekiştiriliyor ve genç nesiller ülkedeki biyoçeşitliliği derinlemesine öğrenme fırsatı buluyor.

TEKNOLOJİ

Kaygı Azaltma

Kaygı Azaltma: Stres ve kaygı seviyelerini yönetmek için etkili teknikler ve pratik ipuçları. Hemen rahatlama yolları!

🚆