Engelli öğrenciler ve öğretmenler, Ankara’nın Mamak ilçesindeki Abidinpaşa Anadolu Lisesi’nde her gün büyük zorluklarla karşılaşıyor. Okulun tek asansörü, binanın yeni olmasına rağmen sürekli arızalanıyor ve bu durum, eğitim hakkını ciddi şekilde tehdit ediyor. Yaklaşık bin öğrencinin ve 60 öğretmenin bulunduğu bu dört katlı binada, engelli öğrenciler sınıflarına ulaşmak için arkadaşları ve öğretmenler tarafından taşınmak zorunda kalıyor. Bu onur kırıcı ve tehlikeli durum, yıllardır sürmesine rağmen Milli Eğitim Bakanlığı’ndan kalıcı bir çözüm gelmiyor, sadece geçici önlemler alınıyor.
Okulda 40’tan fazla engelli öğrenci ve BEP’li birey eğitim görüyor, ayrıca iki öğretmen de engelli. Asansörün yapıldığı günden beri arızalı olması, yapısal bir sorun olarak öne çıkıyor ve yanlış malzeme kullanımı nedeniyle ortaya çıktığı belirtiliyor. Eğitim Sen Ankara 1 No’lu Şube Örgütlenme Sekreteri Ersin Ünalleylioğlu, bu sorunu artık bir ihmal değil, açık bir sorumsuzluk olarak tanımlıyor. “Okul yönetimi defalarca ilçe ve il milli eğitim müdürlüklerine başvurdu, ancak kalıcı çözüm için gerekli ödenek sağlanmıyor,” diyor Ünalleylioğlu. Bu durum, eğitim sürecini doğrudan etkileyerek öğretmenlerin fiziksel yorgunluğuna ve öğrencilerin eşit erişim hakkına yol açıyor.
Asansör arızaları nedeniyle engelli öğrenciler, üçüncü ve dördüncü katlardaki sınıflara çıkmak için kucaklanarak taşınıyor. Bu, hem öğrenciler hem de yardımcı olanlar için tehlikeli bir risk yaratıyor ve psikolojik olarak yıpratıcı. Ünalleylioğlu, “Öğretmenler her gün merdivenleri tırmanmak zorunda kalıyor, bu da eğitim kalitesini düşürüyor,” diye ekliyor. Bakanlıktan gelen yanıtlar ise yalnızca “Ödenek yok, dört ay içinde gelebilir” şeklinde sözlü ifadelerle sınırlı. Bu gecikmeler, eğitim hakkını ihlal ederken, okulların temel altyapı ihtiyaçlarını göz ardı ediyor.
Okulda Yaşanan Günlük Zorluklar
Abidinpaşa Anadolu Lisesi’nde günlük hayat, asansör sorunundan dolayı karmaşık bir hal alıyor. Engelli öğrenciler, arkadaşlarının yardımıyla sınıflarına ulaşmaya çalışıyor, bu da zaman kaybına ve duygusal strese neden oluyor. Örneğin, bir öğrenci üçüncü kata çıkmak için öğretmenler tarafından taşınırken, bu süreçte düşme riski artıyor. Okul yönetimi, sorunu çözmek için çeşitli onarımlar yaptı, ancak bunlar geçici çözümler olarak kalıyor. Ünalleylioğlu, “Bu tür arızalar, okulun yapısal zayıflığını gösteriyor ve engelli bireylerin haklarını doğrudan etkiliyor,” diyerek konuyu derinleştiriyor.
Öğretmenler de bu durumdan olumsuz etkileniyor. Merdivenleri sürekli kullanmak, onların fiziksel sağlığını bozuyor ve derslere odaklanmalarını zorlaştırıyor. Bir öğretmenin, “Her gün dördüncü kata çıkmak, enerji kaybettiriyor ve motivasyonumu düşürüyor,” demesi, sorunun boyutunu ortaya koyuyor. Ayrıca, okulda bin öğrencinin eğitim aldığı düşünülürse, tek asansörün yetersizliği, tüm topluluğu etkiliyor. Bu, okul güvenliği ve erişilebilirlik açısından büyük bir eksiklik.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın Yaklaşımı
Milli Eğitim Bakanlığı, bu konuya yeterince öncelik vermiyor gibi görünüyor. Ünalleylioğlu, bakanlığın diğer konulara odaklanmasını eleştirerek, “Bakanlık, okullarda mescit sayısı veya cuma namazı gibi detaylarla meşgulken, engelli öğrencilerin mağduriyeti görmezden geliniyor,” diyor. Eğitim kurumlarının asıl görevi, öğrencilerin eğitim hakkını güvenceye almak olmalı, ancak mevcut durumda bu ihmal ediliyor. Bakanlığın, ödenek sorununu çözmek için adım atmaması, eğitim sistemindeki genel bir sorunu yansıtıyor.
Örneğin, benzer okullarda asansör sorunları hızlıca giderilirken, Abidinpaşa Lisesi’nde 8 yıldır süren bu durum, adaletsizliği vurguluyor. Uzmanlar, okul binalarının erişilebilir tasarım standartlarına uyması gerektiğini belirtiyor. Türkiye genelinde, engelli erişimi için yasal düzenlemeler var, ancak uygulanması zayıf. Bu, sadece bu okul için değil, ülke çapında bir sorun haline geliyor. Eğitim Sen gibi sendikalar, bakanlığı acil eylem için çağırıyor ve kalıcı çözümler talep ediyor.
Engelli Hakları ve Eğitim Erişimi
Engelli hakları, uluslararası sözleşmeler ve ulusal yasalarla korunuyor, ancak pratikte sorunlar devam ediyor. Abidinpaşa Lisesi örneği, Türkiye’de eğitim erişiminin ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Engelli öğrenciler, eşit eğitim alma hakkı için mücadele ederken, asansör gibi temel altyapı eksiklikleri engel oluyor. Uzmanlar, okulların evrensel tasarım ilkelerini benimsemesini öneriyor, bu da herkesin erişebileceği binalar anlamına geliyor.
Benzer vakalarda, bazı okullar asansörleri modernize ederek sorunu çözdü. Örneğin, İstanbul’da bir lisede, bakanlık desteğiyle yeni asansörler kuruldu ve engelli öğrenciler için özel rampalar eklendi. Abidinpaşa’da da bu tür adımlar atılmalı. Ünalleylioğlu, “Bu, sadece bir onarım değil, eğitim eşitliği için bir zorunluluk,” diye vurguluyor. Okul yönetimi ve veliler, baskı oluşturarak sorunun çözülmesini bekliyor.
Toplumsal Etkiler ve Çözüm Önerileri
Asansör sorunu, sadece bireysel değil, toplumsal bir etki yaratıyor. Engelli bireyler, toplumun ayrılmaz parçası olarak görülmeli ve hakları korunmalı. Eğitim Sen, bakanlığa çağrı yaparak, “Acil ödenek tahsis edin ve okulları erişilebilir hale getirin,” diyor. Çözüm önerileri arasında, asansörlerin düzenli bakımı, yedek sistemler ve bina tasarımının iyileştirilmesi yer alıyor. Bu adımlar, hem okul güvenliğini artırır hem de eğitim kalitesini yükseltir.
Uzman görüşlerine göre, Türkiye’de engelli nüfusun artmasıyla, okul altyapıları acilen güncellenmeli. İstatistikler, engelli öğrencilerin eğitim katılımının düşük olduğunu gösteriyor ve bu tür sorunlar bunu daha da kötüleştiriyor. Abidinpaşa Lisesi’ndeki durum, bir uyarı niteliğinde; eğer çözülmezse, benzer sorunlar diğer okullara yayılabilir. Toplum olarak, eğitim hakkını herkes için garanti altına almalıyız.
Gelecek İçin Adımlar
Milli Eğitim Bakanlığı’nın, bu tür sorunları önlemek için politikalar geliştirmesi şart. Okul binalarının inşasında erişilebilirlik standartlarını zorunlu kılmak, uzun vadeli bir çözüm olabilir. Eğitim Sen ve diğer sivil toplum örgütleri, farkındalık kampanyaları düzenleyerek baskı oluşturuyor. Bu, sadece Abidinpaşa için değil, tüm Türkiye için bir dönüm noktası olabilir. Engelli öğrenciler, hakları için seslerini yükseltmeye devam ediyor ve bu mücadelenin sonuç vermesi umut verici.