Bir grup araştırmacı gazetecinin iddialarına göre, Polonya menşeli hassas üretim ekipmanları, Türkiye’deki özel şirketler aracılığıyla Rusya’ya ulaştırılıyor. Bu strateji, Rus ordusunun Avrupa yaptırımlarını aşmak için başvurduğu yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor ve Moskova’nın silah üretim kapasitesini korumasını sağlıyor. Fransız RFI’nin haberine dayanan bulgular, Polonya yapımı teknolojilerin Türkiye üzerinden tedarik edildiğini gösteriyor.
Ukrayna ve Polonya merkezli StateWatch ile Front Story konsorsiyumundan gazeteci Maryana Zabolotnaya, bir savunma firması yetkilisi kimliğiyle yürüttüğü araştırmada kritik bilgilere ulaştı. Zabolotnaya, Türkiye’deki Pyramid Muhendislik Ticaret firmasında “Bilal” olarak bilinen bir yetkiliyle görüşmesinde, Rusya’nın dron ve füze sistemleri için gerekli olan Polonya yapımı CNC makinelerini talep ettiğini belirtti. Yetkili, bu talebe şaşırmayarak geçen yıl benzer bir makineyi başka bir Rus şirkete gönderdiğini itiraf etti ve “Mesaj, e-posta veya WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz, ancak Rus ordusu bağlantılarından bahsetmeyin” uyarısında bulundu. Süreci özetlerken, “Makineyi Avrupa’dan satın alıp, Türkiye üzerinden transit ederek ihraç ettim” dedi. Tahminlere göre, Rusya’nın CNC makinelerinin yüzde 70’i ithal ve bunların yüzde 80’i doğrudan silah üretiminde kullanılıyor.
Bu iddiaların odak noktasında, Polonya’nın Pleszew kentindeki DMG MORI fabrikası var. Fabrika, freze, taşlama ve 3D yazıcı gibi sistemler üreterek sofistike askeri mühimmatın temelini oluşturuyor. Estonya istihbaratına göre, Rus askeri istihbaratı GRU, üçüncü ülkelerde paravan şirketler kurarak bu tedarik zincirlerini yönetiyor. DMG MORI yönetimi, “İhracat kurallarına uyuyoruz, ancak üçüncü tarafların yasa dışı yolları tamamen kontrol edemeyiz” açıklaması yaptı. 2022’den beri yaklaşık 1,2 milyon dolar değerinde ekipmanın Rusya’ya ulaştığı belirtiliyor ve şirketin geçmişte “sivil sipariş” adı altında faaliyetleri sorgulanıyor.
Bu durum, İspanya’nın ambargo ihlali iddialarıyla benzerlik gösteriyor ve yaptırımların etkinliğini tartışmaya açıyor. Araştırmalar, uluslararası tedarik ağlarındaki zayıf noktaları ortaya koyarak, küresel güvenlik önlemlerinin güçlendirilmesini gerektiriyor.