Akıllı ve sürdürülebilir mobilite çözümlerinde küresel bir lider olan Alstom, Tampa Uluslararası Havalimanı (TPA) ile yürüttüğü 55 yıllık köklü iş birliğinde yeni bir dönüm noktasına ulaştı. Havalimanının kapsamlı modernizasyon projesinin merkezinde yer alan dört adet yeni nesil Innovia R otomatik yolcu taşıma aracı (APM), geçtiğimiz Cuma günü resmen hizmete alındı. Bu adım, hem Alstom’un havacılık teknolojilerindeki liderliğini hem de TPA’nın yolcu deneyimini en üst seviyeye taşıma vizyonunu simgeliyor.
55 Yıllık Ortaklığın Teknolojik Zirvesi
1971 yılında dünyanın ilk sürücüsüz havalimanı ulaşım sistemini hayata geçiren Alstom ve TPA iş birliği, bugün en gelişmiş teknolojilerle geleceğe taşınıyor. Tampa Havalimanı, 30 yıldır başarıyla hizmet veren ve her biri 1 milyon milin üzerinde yol kat etmiş eski nesil vagonlarını, toplam 16 adet son teknoloji ürünü Innovia R aracıyla tamamen yeniliyor.
Alstom Amerika Başkanı Michael Keroullé, bu başarıyı şu sözlerle değerlendirdi: “1971’den bu yana Tampa Havalimanı ile yolculara güvenilir seyahat imkânı sunmak için çalışıyoruz. Bugün, Amerika Birleşik Devletleri’nde tasarlanıp üretilen en gelişmiş APM araçlarımızı hizmete sunmanın gururunu yaşıyoruz.”
Üçüncü Nesil Innovia R: Konfor ve Verimlilik
TPA’nın tercih ettiği üçüncü nesil Innovia R araçları, önceki modellere göre daha sessiz bir sürüş, artırılmış enerji verimliliği ve daha düşük bakım gereksinimi sunuyor. Yolcuların konforunu artırmak için özel olarak tasarlanan iç mekânlarda; geliştirilmiş aydınlatma sistemleri, güncel video bilgi ekranları ve engel algılama özelliğine sahip kapılar bulunuyor.
Sadece araçlar değil, sistemin beyni de yenileniyor. Alstom, trenlerin daha sık çalışmasına imkân tanıyan, sistem kapasitesini artıran ve yolcu bekleme sürelerini önemli ölçüde azaltan Urbalis Flo otomatik tren kontrol sistemini de havalimanı genelinde kuruyor. Tampa Uluslararası Havalimanı CEO’su Michael Stephens, bu teknolojik geçişin önemini “Bu yepyeni araçları ve onları yönlendirecek modern işletim sistemini sunan dünyadaki ilk havalimanı olmaktan gurur duyuyoruz” diyerek vurguladı.
Dünya Standartlarında Bir Yenilik
Bu başarı, Nisan 1971’de TPA’nın merkezi terminali ile hava tarafı salonlarını birbirine bağlayan ilk APM sistemiyle başlayan bir sürecin devamı niteliğinde. O dönem dünyada bir ilk olan bu sürücüsüz ulaşım modeli, günümüzde tüm havalimanı tasarımları için küresel bir standart haline geldi. Alstom, Tampa’daki bu ilk kurulumdan bu yana sistemin bakım süreçlerini de üstlenerek, havalimanı operasyonlarının aksamadan devam etmesini sağladı.
Geleceğe Yön Veren Stratejik Yatırımlar
İlk dört Innovia R aracı şu anda A ve C terminalleri arasında hizmet verirken, yıl sonuna kadar havaalanının dört yan cephesinden üçü yeni araçlar ve sinyalizasyon sistemiyle donatılmış olacak. Alstom’un taahhüdü bununla da sınırlı değil; şirket, 2028’de açılması planlanan gelecekteki D Havaalanı Yan Cephesi için kılavuz raylar, sinyalizasyon ve araçlar üzerinde çalışmaya devam ediyor.
Tüm bu araçların, 1960’larda ilk APM teknolojilerinin geliştirildiği yer olan Pennsylvania’daki West Mifflin fabrikasında üretilmesi, Alstom’un köklü mühendislik geleneğini de yansıtıyor. 50 yılı aşkın süredir sürücüsüz ulaşım sistemlerinde pazar lideri olan Alstom, bugün dünyanın en yoğun 13 havaalanında faaliyet gösteren 30’dan fazla APM sistemiyle, sürdürülebilir şehir içi ve havaalanı ulaşımının temel taşı olmaya devam ediyor.
Bu devasa modernizasyon, Alstom’un ABD genelinde 12.000’den fazla araçlık teslimatı ve Atlanta’dan New York’a kadar birçok havalimanındaki operasyonel uzmanlığıyla birleşerek, geleceğin akıllı şehir ve ulaşım vizyonunu başarıyla temsil ediyor. TPA, bu yatırımlarla yolcu memnuniyetini artırırken, havacılık dünyasındaki öncü rolünü de geleceğe taşımaya devam ediyor.