Almanya, Bundeswehr için ilk bağımsız askeri stratejisini açıklayarak Rusya’yı birincil tehdit olarak konumlandırdı ve 2039’a kadar 460.000 kişilik bir askeri güç oluşturmayı hedefledi. Paket; yeni kabiliyet profili, personel artış planı ve yenilenen yedek kuvvet stratejisini içeren kapsamlı belge setinden oluşuyor. Savunma Bakanı Boris Pistorius belgeleri yıllık silahlı kuvvetler konferansında ilk kez duyurmuş, daha sonra milletvekillerine ve kamuoyuna özetlerini sunmuş bulunuyor.
Bakanlığın betimlediği “yaşayan belgeler” olarak sürekli güncellenecek metinler, gelecek 20 yıllık dönemde Bundeswehr’in stratejik temelini oluşturacak. Pistorius’un ifadesiyle, yeni stratejinin çekirdeğinde caydırıcılık yer alırken, metinler artan küresel tehditlere dikkat çekiyor.
Tek Harekat Alanı Yaklaşımı ve Doktrinsel Değişim
Yeni strateji, NATO topraklarını, Orta Doğu’yu ve Hint-Pasifik’i ayrı operasyon sahaları olarak görmekten vazgeçip, bunları birbirine bağlı güvenlik alanları şeklinde ele alan “tek harekat alanı yaklaşımı”na geçişi öngörüyor. Bu perspektif, uluslararası krizlere daha entegre bir yanıt verilmesini amaçlıyor.
Kabiliyet Profili: Etki Odaklı Planlama
Kabiliyet profili, artık sadece tank, uçak veya gemi sayısına dayalı katı kotalardan ziyade esnek, etki odaklı bir planlamaya yöneliyor. Pistorius, kilit yetenekler olarak derin hassas saldırı kapasitesi, hipersonik tehditlere karşı hava savunması ve İHA yeteneklerini önceliklendirdiğini belirtiyor. Bakan, asıl meselenin sahada kaç tabura sahip olunacağı değil, hangi etkilerin yaratılabileceği olduğunu vurguluyor.
Personel Hedefleri: 460.000’e Ulaşmak
Personel planı, şu anki yaklaşık 185.420 muvazzaf askeri 2030’ların ortalarına kadar 260.000’e çıkarmayı; mevcut yaklaşık 60.000 yedekten ise en az 200.000’e ulaşmayı hedefliyor. Böylece toplamda 460.000 savaşa hazırlıklı unsur hedefleniyor. Uygulama üç aşamada kurgulanıyor: 2029’a kadar hızlı büyüme, 2035’e kadar kabiliyet odaklı genişleme ve 2039 sonrası için teknoloji ağırlıklı uzun vadeli aşama.
Ocak 2026’dan itibaren yürürlükteki yeni mevzuat bu hedefleri yasal zemine oturtuyor. Ayrıca, zorunlu askerlik mevcut yasada bir seçenek olarak korunuyor; hedeflere ulaşılamaması halinde devreye alınabilecek bir mekanizma olarak bekletiliyor.
Yedek Kuvvetlerin Yeniden Konumlandırılması
Yedek kuvvetler artık sadece ikincil bir rezerv olarak görülmüyor; muvazzaf güçlerle aynı seviyede değerlendirilerek yurt savunmasını üstlenmeleri ve gerektiğinde Almanya’yı müttefiklerin doğuya intikali için bir lojistik üs haline getirmeleri bekleniyor. Pistorius, yedek kuvvetleri ordu ile sivil toplum arasındaki kilit bağlantı olarak nitelendiriyor.
Genelkurmay İkinci Başkanı Dr. Nicole Schilling, asker alımının geçen yıla göre %10 daha hızlı seyrettiğini ve başvuruların %20 arttığını bildirdi. Hedef, 2039’a kadar Almanya’yı “Avrupa’nın en güçlü konvansiyonel savaş gücü” haline getirmek.