Yakın Doğu Üniversitesi, sağlık dünyasının en hassas ve üzerinde konuşulması güç konularından birini mercek altına aldı. Yakın Doğu Üniversitesi Öğrenci Dekanlığı ile Ebelik Kulübü iş birliğinde düzenlenen “Gölgedeki Doğumlar: Fetal Anomaliler, Kayıp ve Ebeler” etkinliği, İrfan Günsel Kongre Merkezi’nde geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Akademisyenlerden öğrencilere kadar pek çok kesimi buluşturan bu anlamlı buluşmada; fetal anomaliler, prenatal (doğum öncesi) kayıplar ve bu zorlu süreçlerde ebelik mesleğinin üstlendiği kritik roller tıbbi, psikolojik ve mesleki boyutlarıyla derinlemesine irdelendi.
Bilimin ve Şefkatin Kesişme Noktası
Etkinliğin açılışında konuşan Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adile Öniz Özgören, ebeliğin sadece bir meslek değil, bilimi şefkatle harmanlayan benzersiz bir sanat olduğunu ifade etti. Oturum başkanlıklarını Yrd. Doç. Dr. Sendegül Yıldırım ve Yrd. Doç. Dr. Zeynep Oğul’un üstlendiği sempozyum, ebelerin sadece neşeli doğum anlarında değil, yaşamın en kırılgan ve karanlık anlarında da aileler için ne denli hayati bir destek mekanizması olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Embriyonik Gelişimden Prenatal Bakıma Bilimsel Sunumlar
Etkinlikte yer alan bilimsel sunumlar, katılımcılara teknik ve insani açıdan zengin bir perspektif sundu. Akdeniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gamze Ergüler Tanrıöver, “Kusursuz Senfonideki Tek Yanlış Nota” başlıklı etkileyici sunumuyla, embriyonik gelişimdeki küçük bir aksamanın tüm süreci nasıl değiştirebileceğini ve erken tanının hayati önemini anlattı.
Doç. Dr. Gonca İnanç, fetal dönemden çocukluğa uzanan süreçte uykunun beyin gelişimi üzerindeki kritik rolüne dikkat çekerken; Doç. Dr. Filiz Yarıcı ise “Kırılan Hayalleri Onarmak” başlıklı sunumuyla, kayıp yaşayan ailelere yönelik aile merkezli bakımın ve ebelik sanatının psikososyal boyutlarını ele aldı. Uzmanlar, prenatal kayıp sonrası verilen rehberliğin ailelerin iyileşme sürecindeki en büyük güç olduğunu vurguladı.
“Kayıpların Ardından Yeniden Umut İnşa Etmek”
Kapanışa doğru Prof. Dr. Adile Öniz Özgören’in vurguladığı “Umut inşa etme” sorumluluğu, etkinliğin temel felsefesini özetledi. Sağlık çalışanı olmanın bir yaşam biçimi olduğunu belirten Özgören; empatiyle güçlenmiş, insanı ve doğayı merkeze alan bir anlayışın önemine değindi.
Özgören, “Görevimiz sadece yaşamın başlangıcını korumak değil, en zor anlarda ailelerin yanında durarak bu kayıpların ardından yeni bir umut yeşertmektir” diyerek mesleki bilincin önemini hatırlattı. Soru-cevap bölümüyle son bulan etkinlik, katılımcılara mesleki pratiklerine değer katacak, daha duyarlı ve bilinçli bir bakış açısı kazandırarak sağlık alanında önemli bir farkındalık yarattı.