ABD ile İran arasında 66 gündür devam eden çatışma sürecinde gözler diplomasi masasına çevrildi. Masadaki olası mutabakat; sadece silahların susmasını değil, Hürmüz Boğazı’nın geleceğinden enerji piyasalarına kadar geniş bir alanı etkileyecek tarihi bir dönüm noktasını temsil ediyor. Washington yönetimi anlaşmanın büyük oranda şekillendiğini belirtirken, Tahran cephesi süreci kendi stratejik direnişinin bir kazanımı olarak nitelendiriyor.
Boğazdan Geçişlerde “Ücret” Tartışmasına Netlik
İran Dışişleri Bakanlığı, küresel ticaretin can damarı olan Hürmüz Boğazı ile ilgili iddialara açıklık getirdi. Boğazın yönetiminin kıyıdaş ülkelere ait olduğunu vurgulayan sözcü, gemi geçişlerinden ücret alınacağı yönündeki haberleri kesin bir dille yalanladı. Güvenli geçişin önemine değinen yetkili, verilecek teknik hizmetlerin bir maliyeti olabileceğini ancak bunun bir “geçiş ücreti” olarak tanımlanamayacağını ifade etti.
Müzakereler Tüm Cepheleri Kapsıyor
Müzakerelerin gidişatına dair ihtiyatlı bir dil kullanan İranlı sözcü, birçok başlıkta genel bir çerçeveye ulaşıldığını fakat henüz nihai imzaların atılmadığını belirtti. Olası bir anlaşmanın sadece iki ülkeyi değil, Lübnan dahil bölgedeki tüm çatışma noktalarını kapsayacağı ve kapsamlı bir istikrar paketi olarak tasarlandığı kaydedildi. Şimdi tüm dünya, bölgenin kaderini belirleyecek bu kritik uzlaşı haberini bekliyor.