Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nın açılışında yaptığı kapsamlı konuşmada, Türkiye’nin savunma sanayiinde ulaştığı noktayı, gelecek hedeflerini ve Avrupa ile olan stratejik ilişkilerini değerlendirdi. Bakan Kacır, Türkiye’nin artık sadece kendi güvenliğini sağlayan bir aktör değil, Avrupa’nın ve müttefiklerinin güvenlik zafiyetlerini giderebilecek en önemli çözüm ortağı olduğunu vurguladı.
Avrupa’nın Güvenlik İhtiyacı ve Türkiye’nin Stratejik Rolü
Bakan Kacır’ın konuşmasındaki en çarpıcı noktalardan biri, Avrupa’nın savunma ürünlerinde yaşadığı %80’lik dışa bağımlılık oranıydı. Avrupa’nın artan güvenlik tehditleri karşısında kapasitesini artırma çabasında olduğunu belirten Kacır, Türkiye’nin yüksek teknoloji odaklı ve maliyet etkin ürün portföyüyle bu ekosistemin en doğal ortağı olduğunu ifade etti. Türkiye’nin bu süreçlerin dışında tutulmasının Avrupa için “telafisi güç stratejik kayıplar” doğuracağını savunan Bakan, Avrupalı karar vericileri “miyop yaklaşımları” terk ederek vizyoner bir iş birliğine davet etti. Türkiye’nin NATO standartlarındaki üretim altyapısının, müttefik ülkelerin platformlarına hızlı entegrasyon imkanı sunduğunun altını çizdi.
Savunma Sanayiinde Yerlilik ve Milli Teknoloji Hamlesi
Türkiye’nin savunma tedarikinde yerlilik oranının %20’lerden %80’lerin üzerine çıktığını hatırlatan Kacır, elde edilen somut başarıları şu başlıklarla özetledi:
-
İHA/SİHA Liderliği: Dünyada satılan her üç askeri İHA’dan ikisi Türk firmaları tarafından üretiliyor.
-
Hava Gücü: Beşinci nesil savaş uçağı KAAN gökyüzüyle buluştu, HÜRJET ses hızını aştı ve Bayraktar TB3 gemiye iniş-kalkış yaparak tarihe geçti.
-
Deniz ve Kara Sistemleri: Kendi savaş gemisini tasarlayan 10 ülkeden biri olan Türkiye, Altay tankını envantere aldı ve SANCAR insansız deniz aracıyla kabiliyetlerini artırdı.
-
Çelik Kubbe: Hava tehditlerine karşı geliştirilen yerli hava savunma sistemleri devreye alındı.
Küresel Savunma Ekonomisi ve İhracat Hedefleri
Küresel savunma harcamalarının son 10 yılda %41 artarak 2,9 trilyon dolara ulaştığı bir dönemde, Türkiye ihracat kanadında da büyük bir ivme yakaladı. 2002 yılında 248 milyon dolar olan savunma ihracatı, 2023 itibarıyla 10 milyar doları aşarak Türkiye’yi dünyanın en büyük 11. savunma ihracatçısı konumuna getirdi. Bakanlık, son 23 yılda 460 milyar lira yatırım büyüklüğüne sahip 1.112 savunma sanayi yatırımına teşvik sağladı.
Milli Uzay Programı ve Gelecek Teknolojileri
Bakan Kacır, uzayı Türkiye için stratejik bir beka meselesi olarak tanımladı. Milli Uzay Programı kapsamında atılan adımlar şunlardır:
-
Uzay Erişimi: Somali’de inşa edilen uzay limanı ile bağımsız erişim teminat altına alınıyor.
-
Ay Misyonu: Milli itki sistemine sahip uzay aracıyla Ay programı gerçekleştirilecek.
-
Küresel Konumlama: Fergani firması tarafından yürütülen Milli Küresel Konumlama Sistemi ile askeri operasyonların güvenliği artırılacak.
-
Uluslararası Temsil: 2026 yılında Antalya’da düzenlenecek 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC), Türkiye’nin bu alandaki iddiasını kanıtlayacak.
Sanayi Master Planı ve Anadolu’nun Üretim Gücü
Bakanlık, savunma sanayi üretimini sadece belli merkezlerle sınırlı tutmayıp Anadolu’ya yaymayı hedefliyor. Sanayi Alanları Master Planı ile planlı sanayi alanları 160 bin hektardan 350 bin hektara çıkarılacak. “81 ilde dron üretim merkezleri” çağrısını destekleyen Bakanlık, sivil sanayideki (otomotiv, kimya, makine vb.) tecrübeyi savunma sanayiine aktararak daha hızlı ve yüksek adetli üretim modelleri geliştirmeyi amaçlıyor.
Bakan Kacır, Türkiye’nin yaş ortalaması 34 olan 100 bini aşkın nitelikli çalışanıyla, tam bağımsızlık vizyonu doğrultusunda sadece kendisi için değil, tüm dost ve müttefik ülkeler için güvenilir bir teknoloji ve savunma kalesi olmaya devam edeceğini vurguladı.