Ege Bölgesi’nin dünyaya açılan en prestijli kapılarından biri olan Alsancak Yolcu Limanı’nın mevcut operasyonel kapasitesinin çok gerisinde kaldığını vurgulayan İzmir Kruvaziyer ve Deniz Turizm Derneği (İZKUDET), limanın yeniden küresel bir çekim merkezi haline getirilmesi için çağrıda bulundu. İZKUDET, limanın geleceğini kurtarmak adına merkezi yönetim ile yerel idarelerin vakit kaybetmeksizin ortak bir yol haritası üzerinde uzlaşması gerektiğini savunuyor.
Belirsizlik ortamı liman esnafını mağdur ediyor
Mülkiyeti Türkiye Varlık Fonu’na ait olan ve TCDD tarafından işletilen Alsancak Yolcu Limanı çevresindeki ticari belirsizliğe dikkat çeken İZKUDET Başkanı Korhan Bilgin, limandaki esnafın uzun süredir geleceği göremediğini ifade etti. Özelleştirme süreçlerinin hızlandırılarak limanın yarınlarına dair somut ve şeffaf bir planlamanın kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirten Bilgin, İzmir’in sahip olduğu tüm coğrafi ve lojistik avantajlara rağmen kruvaziyer turizminden hak ettiği ekonomik payı alamadığının altını çizdi.
İzmir ve Kuşadası limanları arasındaki tezat tablo
İzmir’in deniz turizmi altyapısının çok güçlü olduğunu belirten Korhan Bilgin, mevcut durum ile potansiyel arasındaki uçurumu şu çarpıcı verilerle gözler önüne serdi:
“İzmir, teknik altyapısı sayesinde aynı anda yedi kruvaziyer gemisini rahatlıkla ağırlayabilecek bir kapasiteye sahip. Ancak bu devasa potansiyele rağmen yıllık bazda sadece 58 gemi seviyesinde kalıyoruz. Hemen yanı başımızdaki Kuşadası ise yılda 750 gemi ağırlama başarısı gösteriyor. Bu durağan tablo yalnızca turizm sektörü için değil; kent içi ulaşım, yeme-içme, konaklama, perakende, rehberlik hizmetleri ve limandan ekmek yiyen yüzlerce esnafımız için çok ağır bir ekonomik kayıp anlamına gelmektedir. İzmir gibi bir dünya kentinin bu potansiyeli değerlendirememesi kabul edilemez.”
Liman çevresi bütüncül bir destinasyon olarak yenilenmeli
Alsancak Limanı’na yönelik yapılacak dokunuşların sadece rıhtım alanıyla sınırlı kalmaması gerektiğini savunan Bilgin, tarihi silolar bölgesinden Alsancak Garı’na, Sait Altınordu Meydanı’ndan Kordonboyu’na kadar uzanan aksın geniş bir turistik destinasyon olarak bütüncül bir yaklaşımla yeniden planlanmasını önerdi.
Kruvaziyer yolcularının şehre ayak bastıkları ilk an edindikleri izlenimin İzmir’in küresel marka değerini doğrudan inşa ettiğini belirten İZKUDET Başkanı; bölgedeki yoğun trafik akışının, bitmek bilmeyen altyapı çalışmalarının, çevre kirliliğinin ve görsel düzensizliğin kente yakışmadığını vurguladı. Bilgin; acil trafik çözümleri, estetik çevre düzenlemeleri, genişletilmiş yeşil alanlar, modern turist bilgilendirme ofisleri, kesintisiz ring ulaşım hatları ve yabancı dil bilen kalifiye ulaşım personeliyle İzmir’in çağdaş ve parmakla gösterilen bir kruvaziyer destinasyonuna dönüştürülebileceğini ifade etti.
İzmir’in tüm kurumları ortak masada buluşmalı
Sorunların kalıcı olarak çözülmesi ve Alsancak’ın eski canlı günlerine dönmesi için İzmir Valiliği, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Deniz Ticaret Odası ve ilgili tüm sivil toplum kuruluşlarının tek bir masada bir araya gelmesi gerektiği çağrısı yapıldı. İzmir’in bu vizyonu hayata geçirebilecek kurumsal hafızaya ve güce fazlasıyla sahip olduğunu söyleyen Bilgin, “Artık konuşma değil, uygulama zamanı” diyerek ortak akıl vurgusu yaptı.
1 Trackback / Pingback
Yorumlar kapatıldı.