Bunaltıcı sıcaklarda serin bir esinti altında uyumak cazip görünse de vantilatörün bütün gece doğrudan vücuda doğru çalıştırılması sağlık açısından ciddi riskler taşıyor.
Uzmanlar, sürekli hava akışının ağız ve burundaki doğal nemi buharlaştırarak vücudu savunmaya geçirdiğini belirtiyor. Nemin azalmasıyla birlikte vücut daha fazla mukus üretmeye başlıyor.
TOZ VE AKARLARI DOĞRUDAN YÜZE ÜFLÜYOR
Vantilatörün zararı yalnızca kurutma etkisiyle sınırlı kalmıyor, sabahları yaşanan burun tıkanıklığı ve hapşırma nöbetlerinin ardında da vantilatörler bulunuyor.
Cihaz çalışırken ortamda asılı kalan toz, akar ve ölü deri hücreleri gibi partikülleri de çekerek kişi uyurken doğrudan solunum yollarına itiyor. Toz ve akarlara karşı hassas olan bireylerde bu etki daha da belirgin hale geliyor.
Birçok kişi göz kapakları tamamen kapalı şekilde uyumuyor. Bu durumda vantilatörün taşıdığı hava akımı ve partiküller korneayı doğrudan tahriş edebiliyor. Sabahları yaşanan göz kuruluğu, kızarıklık ve yanma hissinin sebebi de gece boyunca açık kalan vantilatör olabilir.
ÇÖZÜMÜ ÇOK BASİT
Uzmanlar, sıcaktan bunalmamak için vantilatörü tamamen kapatmanın gerekmediğini vurguluyor. Yapılması gereken tek şey cihazı sabit moddan çıkarıp salınım moduna almak. Vantilatörün sağa sola dönerek çalışması, doğrudan vücuda üflemek yerine oda genelinde hava sirkülasyonu sağlıyor ve olumsuz etkileri büyük ölçüde ortadan kaldırıyor.