Havacılık tarihinin en özel makinelerinden biri kuşkusuz Lockheed imzalı SR-71 Blackbird. 1960’larda Skunk Works atölyelerinde şekillenen bu ikonik jet, Mach 3.3 hızıyla sadece gökyüzünü değil, o dönemki radar teknolojilerinin sınırlarını da zorladı.
1999 yılına kadar NASA bünyesinde görev yapan bu sıra dışı araç, çoğu hala kırılamayan pek çok hız rekorunun sahibi konumunda. Ayrıca sadece kağıt üzerindeki verileriyle değil, sahada yaşanan tuhaf olaylarla da efsaneleşmiş durumda. Özellikle Vietnam Savaşı sırasındaki bir kovalamaca, radar sistemlerinin bile bu hıza neden yanıt veremediğini kanıtlar nitelikte.
Tonkin Körfezi üzerindeki devriye uçuşları sırasında, rutin görevler icra eden iki F-4B Phantom II pilotu kendilerini alışılmadık bir durumun içinde buldu. Çin hava sahasından çıkan ve rotalarına giren gizemli uçağın, bir SR-71 Blackbird olduğunu fark eden pilotlardan Jerry Hart, bu hız makinesini yakından görme isteğine engel olamadı. Jeti kuzeye doğru çevirerek radar anteniyle kilitlenmeye çalışan pilot, kendi radar sisteminin sınırlarını zorladığının henüz farkında değildi. Ancak SR-71’in havada yarattığı muazzam hız farkı, Phantom’un elektronik sistemlerini bir anda işlevsiz hale getirdi.
Ekranın karardığı anlar
Olayı bizzat yaşayan Jerry Hart, yıllar sonra verdiği bir röportajda sistemin neden çöktüğünü kendi gözlemleriyle anlatıyor. Radardaki yaklaşma hızı göstergesinin daha önce hiç görmediği bir süratle dönmeye başladığını belirten Hart, bir anda ekranın kenarına savrulan verilerle karşılaştı. Elektronik sistemin bu hızı işleyemeyip tamamen kararması, pilotun arayışını aniden bitirdi.
Hart, daha sonra çıplak gözle hedefi bulmaya çalışsa da başarılı olamadı. 100 kilometre öteyi seçebilen keskin görüşüne rağmen gökyüzünde herhangi bir iz görememesi, SR-71’in insan gözünün ve o dönemin savunma teknolojilerinin çok ötesinde bir irtifada uçtuğunun en net göstergesiydi.