İran yönetimi, şubat ayı sonunda gerçekleştirilen askeri saldırılarda hayatını kaybeden eski dini lider Ayetullah Ali Hamaney için aylar sonra çok uluslu ve geniş kapsamlı bir cenaze töreni gerçekleştirmeye hazırlanıyor. İki ülkeyi kapsayacak olan bu büyük organizasyonun dört ile dokuz temmuz tarihleri arasında icra edileceği ve dini liderin cenazesinin Meşhed kentinde bulunan İmam Rıza Türbesi’nde toprağa verileceği açıklandı. Resmi makamlar, tören süreçlerine uluslararası düzeyde yoğun bir katılımın beklendiğini bildirdi.
Dokuz Gün Sürecek Çok Kademeli Uğurlama Takvimi
Yarı resmi yayın organlarının paylaştığı takvime göre, diplomatik anma merasimi üç temmuzda başkent Tahran’da yabancı devlet temsilcilerinin katılımıyla başlayacak. Ardından halka açık veda buluşmaları İmam Humeyni Musallası’nda yirmi dört saat kesintisiz dini programlarla organize edilecek. Tahran’daki devasa ana yürüyüşün ardından cenaze sırasıyla kutsal kent Kum’a ve ertesi gün Şii inancının en önemli merkezleri olan Irak’taki Necef ile Kerbela şehirlerine götürülerek cenaze alayları eşliğinde selamlanacak. Irak ordusu ve yerel güvenlik unsurları, dünya basınını bu anları takip etmeye davet etti.
Kutsal Topraklarda Defin Ve Ertelenen Tören Tartışmaları
Cenaze yolculuğunun son durağı, Hamaney’in aynı zamanda doğum yeri olan Meşhed kenti olacak. İslam dünyasında çok kritik bir öneme sahip olan İmam Rıza Türbesi’ne defnedilecek liderin uğurlama törenine kırkı aşkın ülkeden siyasi, akademik ve dini şahsiyetlerin katılması bekleniyor. Ölümünün üzerinden aylar geçmesine rağmen defin işleminin bu zamana bırakılması, yeni lider Mücteba Hamaney’in siyasi pozisyonu ve iktidar geçişi hakkında spekülasyonlara yol açarken; resmi yetkililer gecikmenin tamamen yasal kurallara uygun muhafaza şartları ve katılım lojistiğiyle ilgili olduğunu savunuyor.
Altmış Dokuz Yıl Sonra Gelen Sembolik Kerbela Ziyareti
İran hükümeti, naaşın Irak topraklarındaki kutsal mekanlara götürülmesini manevi bir vizyon olarak nitelendiriyor. Yapılan resmi bilgilendirmelerde, Hamaney’in bu kutsal topraklara en son bin dokuz yüz elli yedi yılında ayak basabildiği, sonraki girişimlerinin ise dönemin şahlık istihbarat servisi tarafından engellendiği hatırlatıldı. Bu köklü geçmiş sebebiyle Irak’ta icra edilecek matem programı, devlet televizyonları tarafından “altmış dokuz yıllık hasretin ardından gerçekleşen sembolik ziyaret” vurgusuyla kamuoyuna aktarılıyor.