Alman savunma sanayi şirketi ThyssenKrupp Marine Systems (TKMS), İsrail Donanması için ürettiği Dolphin-II sınıfı INS Drakon denizaltısını teslim etti. Yaklaşık 550 milyon avro maliyetle inşa edilen platform, Almanya’da İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana üretilen en büyük denizaltılardan biri olurken, İsrail’in bugüne kadar teslim aldığı en pahalı denizaltı olarak kayıtlara geçti. Başlangıçta 2025 yılında teslim edilmesi planlanan denizaltının hizmete alınmasıyla İsrail’in Dolphin filosu altı platforma ulaştı.
AIP Sistemiyle Daha Uzun Süre Su Altında Kalabilecek
70 metrenin üzerinde uzunluğa ve 2 bin tonun üzerinde deplasmana sahip olan INS Drakon, İsrail’in ilk nesil Dolphin sınıfı denizaltılarından farklı olarak havadan bağımsız tahrik (AIP) sistemiyle donatıldı. Bu teknoloji sayesinde bataryalar su altında şarj edilebiliyor ve denizaltının dalış süresi önemli ölçüde uzuyor.
Drakon, İsrail Donanmasının 7. Filosu için TKMS tarafından teslim edilen altıncı denizaltı olurken, 1999-2000 yıllarında hizmete giren Dolphin, Leviathan ve Tekuma denizaltılarının ise gelecek yıllarda yerini yeni nesil Dakar sınıfı platformlara bırakması planlanıyor. İsrail’in 2022 yılında TKMS ile yaklaşık 3 milyar avro değerinde imzaladığı anlaşma kapsamında üç Dakar sınıfı denizaltının 2031 yılından itibaren 18 aylık aralıklarla teslim edilmesi öngörülüyor. Alman hükümetinin de bu programın maliyetinin yaklaşık yüzde 20’sini finanse etmesi bekleniyor.
Genişletilmiş Kule Tasarımı Dikkat Çekiyor
Savunma çevrelerinde en fazla dikkat çeken unsur ise INS Drakon’un önceki Dolphin-II denizaltılarından farklı olarak uzatılmış gövdeye ve daha büyük bir kule yapısına sahip olması oldu. Uzmanlar, kule bölümündeki bu büyümenin olası bir dikey füze fırlatma sistemi (VLS), insansız su altı araçları veya özel kuvvet operasyonlarında kullanılabilecek çok amaçlı sistemler için tasarlanmış olabileceğini değerlendiriyor.
Bununla birlikte ne İsrail Savunma Bakanlığı ne de TKMS, denizaltıda VLS bulunduğunu ya da kule bölümünün hangi sistemleri barındıracağını resmi olarak doğruladı. İsrail makamları yalnızca platformun “benzersiz sistemler” ve “çığır açan teknolojiler” içerdiğini belirtmekle yetindi.
Silah Donanımına İlişkin Ayrıntılar Gizliliğini Koruyor
Resmi olarak doğrulanan silah sistemi, pruvada yer alan toplam 10 torpido kovanından oluşuyor. Bunların altısı 533 milimetre, dördü ise 650 milimetre çapında bulunuyor. Daha büyük çaplı kovanların füze, özel ekipman veya insansız su altı araçlarının taşınmasına uygun olduğu ifade ediliyor.
Uluslararası savunma çevrelerinde Dolphin sınıfı denizaltıların İsrail’e deniz konuşlu nükleer ikinci vuruş kabiliyeti sağladığı yönünde uzun yıllardır değerlendirmeler yapılsa da İsrail, nükleer silah kapasitesi veya bunların denizaltılarda konuşlandırıldığı iddialarını ne doğruluyor ne de yalanlıyor.
Almanya-İsrail Savunma İş Birliği Devam Ediyor
INS Drakon’un teslimatı, Almanya ile İsrail arasındaki uzun yıllara dayanan deniz savunma iş birliğinin son halkasını oluşturdu. İsrail, denizaltı tedarikinde tamamen TKMS’ye bağlı kalmayı sürdürürken, su üstü platformlarında ise yerli üretim kapasitesini artırmaya yönelik adımlar atıyor. Bu kapsamda İsrail Savunma Bakanlığı, 2024 yılında Israel Shipyards ile beş adet Reshef sınıfı hücumbotun üretimi için 840 milyon dolarlık sözleşme imzalamıştı.
Öte yandan Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) verilerine göre Almanya, 2021-2025 döneminde İsrail savunma ihracatının yüzde 21’ini oluşturarak Hindistan’ın ardından ülkenin en büyük ikinci savunma ihracat pazarı konumunda yer aldı. Bu durum, iki ülke arasındaki savunma sanayi iş birliğinin stratejik önemini koruduğunu ortaya koyuyor.