Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda düzenlenen 18’inci Dönem Özel Kuvvetler Komutanlığı İhtisas Kursu Kapanış Töreni’ne katıldı. Törene Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu da eşlik etti ve mezun olan bordo berelileri tebrik etti.
Bakan Güler konuşmasında, bölgesel ve küresel düzeyde güvenlik ortamının giderek daha karmaşık ve öngörülemez hale geldiğini ifade etti. ABD-İran gerilimleri, İsrail-Gazze çatışması, Rusya-Ukrayna savaşı ve farklı coğrafyalardaki çatışmaların tehdit dinamiklerini çok boyutlu kıldığını belirtti.
Özel Kuvvetlerin stratejik rolü
Güler, çağdaş harp ortamında başarının yalnızca sayı değil; çok yönlü, eğitimli ve donanımlı personelle gerçekleşeceğini vurguladı. Değişen teknolojiler ve muharebe alanının doğası göz önüne alındığında, hızlı uyum sağlayabilen, etki kapasitesi yüksek birliklerin ordular için en değerli kuvvet çarpanları haline geldiğini söyledi. “Özel Kuvvetler yeni savaş konseptinin en stratejik ögelerinden biridir.” ifadesiyle Türk Özel Kuvvetleri’nin fiziksel yeterliliği, zihinsel dayanıklılığı, taktik derinliği ve teknik kapasitesiyle dünyada seçkin bir konumda olduğunu belirtti.
Misyon bilinci ve bordo bere
Özel Kuvvet mensubunun taşıması gereken vasıfların sadece teknik veya fiziksel yeteneklerle sınırlı olmadığını; cüret, fedakârlık, vatan adanmışlığı, sarsılmaz disiplin ve kesin görev bilincinin de kritik olduğunu söyledi. Bordo berenin yalnızca bir simge olmadığını, aynı zamanda taşıyanlara yüklenen ulusal ve manevi sorumluluğun güçlü bir sembolü olduğunu ifade etti.
Beklentiler ve kişisel-mesleki gelişim
Bakan, bordo berelilerden sadece emirleri uygulamalarının beklenmediğini; çok yönlü analitik düşünme, öngörü, sahada hızlı karar verebilme ve gerektiğinde tek başına zorlu görevlerin üstesinden gelebilme yetilerine sahip olmalarının gerektiğini söyledi. Her personelin süreçlere hâkim, zorlu koşulları kendi lehine çevirebilen ve inisiyatif kullanabilen bir profile ulaşması gerektiğini vurguladı. Ayrıca öğrenmenin ve yeterliliğin sürekli geliştirilecek alanlar olduğunu hatırlattı.
Terörle mücadelede kazanımlar ve Terörsüz Türkiye
Güler, 40 yılı aşkın süredir süren çok boyutlu terörle mücadele çalışmalarının, özellikle son yıllarda elde edilen sahadaki başarılarla önemli kazanımlar sağladığını belirtti. Hudut güvenliğinin sağlanmasından Suriye ve Irak kuzeyinde terör örgütlerinin hareket olanaklarının kısıtlanmasına kadar elde edilen sonuçların, kahraman askerlerin fedakârlıkları sayesinde gerçekleştiğini vurguladı.
Terörsüz Türkiye sürecinin amaçlarının; kalıcı güvenlik kazanımları inşa etmek, toplumsal bütünlüğü güçlendirmek, huzur ortamını kalıcı hâle getirmek ve ülkenin kaynaklarını kalkınma ve refaha yönlendirmek olduğunu söyledi. Bu süreçte yürütülen yasal çalışmaların Meclis tarafından desteklendiğini ve atılan adımların şehitlerin hatırasına layık, gazilerin onuruna zarar verecek nitelikte olmadığını özellikle belirtti.
Mekke Anlaşması ve uluslararası işbirlikleri
Bakan Güler, Türkiye’nin değişen küresel güvenlik ortamında etkin rol üstlendiğini; özellikle Mekke’de imzalanan Ortak Savunma Anlaşması ile ülkenin uluslararası arenadaki etkinliğinin ve işbirliklerinin güçlendiğini vurguladı. Üç dost ülkenin kolektif caydırıcılığı benimseyen ortak iradesinin bölgesel ve küresel barış ile istikrar için önem taşıdığını söyledi.
Konuşmasını, kursu başarıyla tamamlayan bordo berelileri ve kardeş/dost ülkelerden (KKTC, Azerbaycan, Libya) gelen konuk askerleri tebrik ederek bitirdi.