ABD Ordusu, sabit ve ileri operasyon üslerini seyir füzeleri, silahlı insansız hava araçları (SİHA) ve diğer hava tehditlerine karşı korumayı amaçlayan Entegre Ateş Koruma Yeteneği (IFPC) Faz 2 İkinci Önleyici yarışmasında Boeing’i bir sonraki aşamaya taşıdı.
Bu kararla Boeing, kısa ve uzun menzilli hava savunma sistemleri arasında oluşan boşluğu doldurması hedeflenen orta menzilli bir önleyici füze geliştirmek için gerekli kaynaklara erişim sağlayacak. Şirket, geliştirdiği çözümün yüksek performansı daha uygun maliyetle sunmasının yanı sıra, her bir fırlatıcıda daha fazla mühimmat taşınmasına imkan vereceğini belirtiyor.
Boeing Ve Anduril’den Yeni Önleyici Füze
Boeing tarafından geliştirilen önleyici füze, arayıcı başlık teknolojisi, kompakt tasarım, Anduril Rocket Motor Systems tarafından sağlanan katı yakıtlı roket motoru ve Modüler Açık Sistem Mimarisi’ni (MOSA) bir araya getiriyor.
Bu yaklaşımın, sistemin gelecekteki tehditlere ve teknolojik gelişmelere daha hızlı şekilde uyarlanmasını sağlaması hedefleniyor. Özellikle MOSA sayesinde füzenin tamamının yeniden tasarlanmasına gerek kalmadan arayıcı başlık, aviyonik sistemler veya yazılım bileşenlerinin değiştirilebilmesi planlanıyor.
Daha Hızlı Ve Düşük Maliyetli Güncelleme
Modüler mimarinin, hava savunma sistemlerinde kullanılan donanımın yükseltilmesini kolaylaştırması bekleniyor. Boeing’in yaklaşımına göre farklı bileşenlerin bağımsız şekilde yenilenebilmesi, hem geliştirme süresinin hem de modernizasyon maliyetlerinin azaltılmasına katkı sağlayacak.
Füzenin tasarımında ayrıca orta menzilli tehditlere karşı etkili bir angajman yarıçapı elde edilmesi hedefleniyor. Böylece sistemin, ABD Ordusunun mevcut kısa ve uzun menzilli hava savunma kabiliyetleri arasında tamamlayıcı bir rol üstlenmesi amaçlanıyor.
Boeing Ve Anduril İş Birliği
Boeing, geçtiğimiz aralık ayında Anduril ile ortaklık kurmuştu. İş birliğinin temel hedefleri arasında Anduril’in katı yakıtlı roket motoru alanındaki yeteneklerinden yararlanmak ve IFPC Faz 2 İkinci Önleyici programında geniş ölçekli üretim yapabilecek çevik bir sanayi ekibi oluşturmak bulunuyor.
Boeing’in yarışmada bir sonraki aşamaya seçilmesi, iki şirketin bu ortaklık kapsamında geliştirdiği çözümün ABD Ordusunun ihtiyaçları doğrultusunda daha ileri bir seviyede değerlendirilmesinin önünü açıyor.
Hava Savunmada Düşük Maliyet Arayışı
Son İran-İsrail savaşı, hava savunmasında yüksek maliyetli önleyicilere dayanan yaklaşımın sürdürülebilirliğine ilişkin tartışmaları da yeniden gündeme getirdi. Balistik ve seyir füzeleriyle İHA’ların aynı anda ve yoğun biçimde kullanıldığı çatışma ortamlarında, her tehdide karşı milyonlarca dolar değerindeki önleyicilerin kullanılması mühimmat stokları üzerinde ciddi baskı oluşturabiliyor.
Sorun yalnızca önleyicilerin maliyetiyle sınırlı kalmıyor. Yüksek teknoloji içeren hava savunma füzelerinin üretim süreçlerinin uzun olması, yoğun çatışma sırasında tüketilen mühimmatın aynı hızda yenilenmesini zorlaştırıyor.
Daha Fazla Mühimmatla Savunma Hedefi
Bu nedenle ABD başta olmak üzere birçok ülke, yüksek maliyetli gelişmiş önleyicilerin yanında daha düşük maliyetle üretilebilecek ve çok daha yüksek adetlerde sahaya sürülebilecek hava savunma mühimmatlarına yöneliyor.
Boeing’in IFPC kapsamında geliştirdiği önleyicinin de bu ihtiyaca cevap vermesi bekleniyor. Kompakt tasarımın her fırlatıcıda daha fazla füze taşınmasına imkan sağlaması ve orta menzilli tehditlere karşı görev yapması, sistemin üs savunmasında daha yoğun mühimmat kullanımına dayalı bir yaklaşım sunmasını amaçlıyor.
Böylece ABD Ordusu, farklı menzil ve tehdit sınıflarına yönelik hava savunma unsurları arasındaki boşluğu daha düşük maliyetli ve üretilebilir bir önleyiciyle kapatmayı hedefliyor.