Çin, stratejik öneme sahip nadir toprak elementlerinin keşfi ve işlenmesi konusunda İran’la bilimsel iş birliğini genişletmeye hazırlanıyor. Çin Ulusal Doğa Bilimleri Vakfı (NSFC) ile İran Ulusal Bilim Vakfı arasındaki ortak çalışmaların kapsamına nadir toprak elementlerinin keşfi ve işlenmesine yönelik araştırmaların da dahil edildiği bildirildi.
İki ülke arasındaki bilimsel iş birliği, kritik ham maddelerin öneminin küresel ölçekte arttığı ve nadir toprak elementlerinin tedarik zincirleri üzerindeki rekabetin yoğunlaştığı bir dönemde genişliyor. Çin, nadir toprak madenciliği ve özellikle işleme kapasitesinde dünya çapında baskın konumda bulunuyor.
Nadir Toprak Elementleri Neden Önemli?
Nadir toprak elementleri, yüksek manyetik ve elektronik özellikleri nedeniyle modern teknoloji ve savunma sanayisi açısından kritik ham maddeler arasında yer alıyor. Bu elementler füze sistemleri, savaş uçakları, radarlar, elektronik bileşenler ve çok sayıda sivil teknolojide kullanılıyor.
Çin’in küresel nadir toprak tedarik zincirindeki ağırlığı yalnızca maden üretiminden kaynaklanmıyor. İşleme ve rafinaj aşamalarında da ülkenin payı çok yüksek. Güncel araştırmalar Çin’in nadir toprakların işlenmesinde küresel kapasitenin yaklaşık yüzde 90’ını kontrol ettiğine işaret ediyor.
İran’ın Rezerv Potansiyeli Araştırılıyor
İran’ın nadir toprak elementleri bakımından potansiyel taşıdığı belirtilirken, ülkenin mevcut madencilik ve işleme kapasitesinin henüz gelişimin erken aşamalarında olduğu ifade ediliyor.
İran’daki bazı jeolojik araştırmalar, özellikle ülkenin merkezindeki bölgelerde nadir toprak elementleri açısından dikkat çekici oluşumların bulunduğuna işaret ediyor. Ancak bu kaynakların ekonomik ölçekte çıkarılması ve işlenmesi için İran’ın önemli altyapı ve teknoloji yatırımlarına ihtiyaç duyduğu değerlendiriliyor.
Bilimsel İş Birliği 2017’den Bu Yana Sürüyor
Çin ve İran’ın ulusal bilim fonları arasındaki iş birliğinin temeli 2017 yılında imzalanan mutabakat zaptına dayanıyor. İki ülke bugüne kadar matematik, biyoloji, tıp, yenilenebilir enerji, malzeme bilimi, iklim değişikliği ve yapay zeka gibi alanlarda ortak araştırmaları destekledi.
2026 yılı için yayımlanan resmi NSFC-INSF iş birliği programında ise su ve enerji ile biyoteknoloji alanları ön plana çıkarıldı. Program kapsamında enerji depolama, hidrojen teknolojileri, yenilenebilir enerjinin elektrik şebekesine entegrasyonu, su yönetimi ve ileri arıtma teknolojileri gibi başlıklar destekleniyor.
Bu nedenle nadir toprak elementlerine ilişkin çalışmanın genel ikili bilimsel iş birliği ve çalıştay faaliyetleri kapsamında değerlendirilmesi gerekiyor; resmi 2026 ortak araştırma çağrısının ana finansman alanları arasında nadir toprak elementleri yer almıyor.
ABD-Çin Rekabetinde Kritik Ham Madde Meselesi
Nadir toprak elementleri, ABD ile Çin arasındaki teknoloji ve tedarik zinciri rekabetinin de önemli başlıklarından biri haline geldi. Washington, Çin’e bağımlılığı azaltmak amacıyla kritik minerallerin ve batarya tedarik zincirlerinin geliştirilmesine yönelik yatırımları artırırken, Pekin de nadir toprak sektöründeki ihracat ve teknoloji akışını daha sıkı denetleyen politikalar uyguluyor.
Çin’in nadir toprak alanındaki gücü, özellikle savunma sanayisi açısından dikkat çekiyor. Nadir toprak elementlerinin yüksek teknoloji ve silah sistemlerinde kullanılması, bu kaynaklara erişimi yalnızca ekonomik değil aynı zamanda stratejik bir mesele haline getiriyor.
İran İçin Yeni Teknoloji İmkanı
Çin’in teknik uzmanlığını İran’ın olası kaynaklarıyla bir araya getirecek çalışmalar, Tahran açısından kendi kritik ham madde kapasitesini geliştirme fırsatı oluşturabilir.
İran’ın keşif, madencilik ve işleme altyapısının geliştirilmesi halinde ülke hem kendi sanayisi için yeni bir kaynak oluşturabilir hem de küresel kritik mineral tedarik zincirinde daha görünür bir konuma gelebilir. Çin açısından ise İran’daki olası kaynakların araştırılması, dünyanın farklı bölgelerindeki kritik ham madde varlıklarıyla ilgili bilgi ve iş birliği ağının genişletilmesi anlamına geliyor.