ABD’nin İran’ın ekonomik ve finansal sistemle bağlantılarını zayıflatmak amacıyla açıkladığı yeni yaptırım paketinde Türkiye merkezli üç şirket de yer aldı. İzmir ve İstanbul merkezli şirketleri yaptırım listesine alan Washington yönetimi, söz konusu firmaların İranlı havayolu şirketi Mahan Air’e çeşitli alanlarda destek sağladığını öne sürdü.
ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC) tarafından açıklanan 36 unsurluk yaptırım paketinde Sky Phoenix Hava Yolları Taşımacılığı Ticaret Limited Şirketi, S Sistem Lojistik Hizmetleri Anonim Şirketi ve Mes Kargo Taşımacılık Turizm ve Dış Ticaret Limited Şirketi bulunuyor.
Üç Türkiye Merkezli Şirket Hedefte
ABD kayıtlarına göre Sky Phoenix İzmir’de, S Sistem ve Mes Cargo ise İstanbul’da faaliyet gösteriyor. Washington, üç şirketi de uzun süredir yaptırım uygulanan Mahan Air ile bağlantılı faaliyetler yürütmekle suçluyor.
Mahan Air, İran Devrim Muhafızları ile bağlantısı bulunduğu gerekçesiyle ABD’nin yaptırım listesinde bulunuyor. Son yaptırım paketiyle Washington, yalnızca İran’daki havayolu şirketlerini değil, bu şirketlerin üçüncü ülkeler üzerinden kullandığı öne sürülen tedarik, lojistik ve aracılık ağlarını da hedef aldı.
Sky Phoenix İçin Boeing 777 İddiası
Yaptırım listesine alınan şirketler arasında Sky Phoenix hakkında dikkat çekici iddialar ortaya atıldı. ABD Hazine Bakanlığı, Mahan Air’in 2026 yazında en az üç Boeing 777 uçağını Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman üzerinden İran’a taşıdığını ileri sürdü.
Washington’ın açıklamasına göre Birleşik Arap Emirlikleri merkezli ECT Aviation Support ile Türkiye merkezli Sky Phoenix, ABD menşeli uçakların Mahan Air’e aktarılmasını sağlayan yapıda aracılık yaptı.
ABD makamları, söz konusu uçakların daha önce hizmet dışı bırakılmış filolardan geldiğini, ardından ECT Aviation Support üzerinden geçici tescil işlemlerinin gerçekleştirildiğini ve uçakların İran’a gönderildiğini savundu.
Hazine Bakanlığı, bu yöntemin Mahan Air’in geçmişte ABD yaptırımlarını aşmak için kullandığı yöntemlere benzediğini belirtti. Sky Phoenix de bu gerekçelerle Mahan Air’e maddi, teknolojik veya hizmet desteği sağladığı iddiasıyla yaptırım kapsamına alındı.
S Sistem’e İHA Bileşeni Suçlaması
Türkiye bağlantılı yaptırım kararının bir diğer ayağını S Sistem Lojistik oluşturdu. ABD Hazine Bakanlığı, şirketin Mahan Air adına İran’a gönderilen çeşitli sevkiyatların koordinasyonunda rol aldığını ileri sürdü.
Washington’ın açıklamasında, söz konusu sevkiyatlar arasında insansız hava aracı bileşenleri ile endüstriyel ekipmanların da bulunduğu belirtildi. Bu iddia, Türkiye merkezli şirketin yaptırım kapsamına alınmasının yalnızca sivil havacılık ve lojistik faaliyetleriyle sınırlı olmadığını ortaya koydu.
ABD yönetimi, İran’ın sivil havacılık ağlarının hassas teknoloji, çift kullanımlı ürünler ve çeşitli ekipmanlara erişim amacıyla kullanılabildiğini savunuyor. Bu nedenle İranlı havayollarına hizmet sağlayan üçüncü ülkelerdeki lojistik firmaları da Washington’ın yaptırım politikalarında daha fazla mercek altına alınıyor.
Mes Cargo İçin Mahan Air Bağlantısı
Yaptırım listesine alınan üçüncü Türkiye merkezli şirket ise Mes Cargo oldu. ABD Hazine Bakanlığı, şirketin Mahan Air’in genel satış acentesi olarak faaliyet gösterdiğini ve İranlı havayolu adına çeşitli sevkiyatları koordine ettiğini öne sürdü.
Genel satış acenteleri, havayolları adına satış, müşteri hizmetleri, kargo yönlendirmesi ve taşıma organizasyonu gibi çeşitli hizmetler sağlayabiliyor. Washington, bu hizmetlerin yaptırım altındaki Mahan Air’e sunulmasını yaptırım gerekçeleri arasında gösterdi.
S Sistem ve Mes Cargo, Mahan Air’e finansal, maddi veya teknolojik destek sağladıkları ya da mal ve hizmet sundukları iddiasıyla yaptırım listesine dahil edildi.
Yaptırımlar Küresel Finans Sistemine Uzanan Etki Taşıyor
ABD’nin yaptırım kararı, söz konusu şirketlerin yalnızca Amerikan şirketleriyle işlem yapmasını kısıtlamakla kalmıyor. Listeye alınan şirketlerin ABD’de bulunan veya ABD’li kişiler tarafından kontrol edilen mal varlıklarının bloke edilmesi ve bunların Amerikan makamlarına bildirilmesi gerekiyor.
Yaptırım kapsamındaki şirketlerin doğrudan ya da dolaylı olarak yüzde 50 veya daha fazla sahip olduğu bazı kuruluşlar da belirli koşullarda yaptırımlardan etkilenebiliyor. Bunun yanı sıra ABD’li kişi ve kuruluşların yaptırım uygulanan şirketlerle işlem yapması genel olarak yasaklanıyor.
Yaptırım kararlarının etkisi ABD sınırlarıyla da sınırlı kalmayabiliyor. ABD Hazine Bakanlığı, listede bulunan şirketlerle önemli işlemler gerçekleştiren yabancı finans kuruluşlarının ikincil yaptırım riskiyle karşılaşabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.
Bu durum uluslararası bankalar, sigorta şirketleri ve ticari ortakların yaptırım listesinde bulunan şirketlerle ilişkilerini yeniden değerlendirmesine neden olabiliyor. Böylece kararların ekonomik etkisi, şirketlerin dolar işlemleri ve ABD pazarıyla ilişkilerinin yanı sıra küresel finans sistemiyle bağlantıları üzerinde de hissedilebiliyor.
Washington İran’ın Üçüncü Ülke Ağlarını Hedefliyor
ABD’nin yeni yaptırım paketi, İran’a yönelik “Ekonomik Dışlama Operasyonu” kapsamında uygulanıyor. Paketle İran’daki 27 havayolu şirketinin yanı sıra farklı ülkelerde faaliyet gösteren aracılar, lojistik firmaları ve hizmet sağlayıcılar da yaptırım kapsamına alındı.
Washington’ın yaklaşımı, yalnızca İran içinde faaliyet gösteren şirketleri hedef almak yerine İran’ın uçak, teknoloji, finansman ve lojistik hizmetlerine erişimini sağlayan üçüncü ülke bağlantılarını da kesmeye dayanıyor.
Türkiye merkezli üç şirketin aynı yaptırım paketinde yer alması, ABD’nin bu stratejisinin Türkiye’ye uzanan boyutunu da ortaya koydu. Şirketlerin bundan sonraki süreçte karara karşı atacağı adımlar ve yaptırımların ticari faaliyetleri üzerindeki etkisi yakından takip edilecek.