Avrupa’da derinleşen mali sorunlar ve siyasi belirsizlikler, euronun dolar karşısındaki değer kaybını hızlandırdı. Fransa’nın bütçe açığı ve yükselen borçlanma maliyetleri, İspanya’daki erken seçim kararı ve İtalya’nın yüksek borç yükü, Euro Bölgesi’nde yeni bir borç krizi yaşanabileceğine ilişkin endişeleri artırdı. Ocak ayında 1,21 seviyesini gören euro/dolar paritesi 1,11’e kadar gerileyerek Mayıs 2025’ten bu yana en düşük seviyesine indi.
Fransa’da Borç Ve Faiz Alarmı
Euro üzerindeki baskının önemli kaynaklarından biri, Euro Bölgesi’nin ikinci büyük ekonomisi Fransa oldu. Ülkenin 10 yıllık devlet tahvili getirisi yüzde 5 seviyesine yaklaşarak 2002’den bu yana en yüksek düzeye çıktı.
Fransa’nın kamu açığının gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranı yüzde 5,8’e yükseldi. Böylece oran, Avrupa Birliği’nin öngördüğü yüzde 3’lük sınırın üzerinde kaldı. Ülkenin toplam kamu borcu ise 3 trilyon 596 milyar euroya ulaşarak rekor kırdı.
Kamu borcunun milli gelire oranı yüzde 119’a yükselirken Maastricht kriterlerinde belirlenen yüzde 60’lık sınırın yaklaşık iki katına çıktı. Fransa ile Almanya arasındaki devlet tahvili getirisi farkının da 2012’deki Euro Bölgesi borç krizinden bu yana en yüksek seviyeye ulaşması, piyasalardaki endişeleri artırdı.
İspanya’daki Erken Seçim Kararı Baskıyı Artırdı
Avrupa’daki siyasi belirsizlikler Fransa ile sınırlı kalmadı. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in konut politikaları nedeniyle yaşanan siyasi gerilimin ardından kasım ayında erken parlamento seçimine gidilmesi yönündeki karar, piyasalardaki tedirginliği artıran gelişmeler arasında yer aldı.
İtalya’nın yüksek kamu borcu da yatırımcıların yakından izlediği riskler arasında bulunuyor. Orta Doğu’daki gerilimlerin enerji fiyatlarını yükseltmesi ve küresel tahvil piyasalarında görülen satış baskısı, euronun değer kazanmasını zorlaştırıyor.
Avrupa’nın önde gelen ekonomilerinde mali sorunların ve siyasi belirsizliklerin aynı dönemde yoğunlaşması, bölgenin ekonomik görünümüne ilişkin soru işaretlerini artırıyor.
Dolar Güçlenirken Euro Neden Geriliyor?
ABD’nin 40 trilyon doları aşan borç yüküne rağmen dolar, jeopolitik risklerin yükseldiği dönemlerde güvenli liman talebinden destek buluyor. Bu durum, yatırımcıların belirsizlik dönemlerinde dolara yönelmesini kolaylaştırıyor.
Ancak piyasa analistlerine göre euronun değer kaybını yalnızca doların güçlenmesiyle açıklamak yeterli değil. Avrupa’daki mali sorunlar ve siyasi gelişmeler de parite üzerinde belirleyici rol oynuyor.
Özellikle Fransa’da borçlanma maliyetlerinin yükselmesi, yatırımcıların Euro Bölgesi ekonomilerine yönelik risk algısını artırıyor. Kamu borcunun sürdürülebilirliği konusundaki endişeler, ortak para birimi üzerindeki baskının devam etmesine neden oluyor.
Avrupa Merkez Bankasının Faiz Hesabı Değişti
Enerji maliyetlerindeki yükseliş, enflasyon baskısı ve ekonomik büyümenin yavaşlayabileceğine ilişkin endişeler, Avrupa Merkez Bankasının (ECB) para politikası kararlarını zorlaştırıyor.
Piyasalarda gelecek yıl için daha önce üç faiz artışı beklentisi öne çıkarken bu tahmin, 25’er baz puanlık iki faiz artışına geriledi. Borçlanma maliyetlerinin yükselmesi ve ekonomik büyümenin zayıflaması, ECB’nin karar alırken daha sınırlı bir hareket alanıyla karşılaşabileceğine işaret ediyor.
Enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisi ve ekonomik faaliyetin seyri, bankanın önümüzdeki dönemdeki faiz politikasında belirleyici olacak.
Euro/Dolar İçin 1,10-1,15 Bandı Öngörüsü
ING Küresel Piyasalar Araştırma Başkanı Chris Turner, ABD Merkez Bankasının (Fed) sıkı para politikası duruşu ve yüksek tahvil getirilerinin etkisiyle euro/dolar paritesinin önümüzdeki iki çeyrekte 1,10-1,15 aralığında kalmasını bekliyor.
Turner, Fransa’daki bütçe krizini 2018 yılında İtalya’da yaşanan borç endişelerine benzetti. Daha sert kayıpların önüne geçilmesi açısından mali uyum programının önemine dikkat çekti.
ING Almanya Başekonomisti Carsten Brzeski ise Fransa’daki siyasi istikrarsızlığın ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Brzeski, Avrupa’da mali kuralların uygulanması konusunda daha kararlı bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini vurguladı. Aksi durumda söz konusu kuralların etkisini kaybedebileceği uyarısında bulundu.
Euro/dolar paritesinin önümüzdeki dönemdeki seyri, Avrupa’daki siyasi ve mali gelişmelerin yanı sıra Fed ve ECB’nin para politikalarına ilişkin beklentilerden de etkilenecek.