Türkiye Varlık Fonu (TVF) mülkiyetindeki TVF İzmir Limanı, büyük tonajlı gemilere hizmet verebilmek ve yük elleçleme kapasitesini artırmak amacıyla iki fazda toplam 1,5 milyar dolarlık yatırımla modernize edilecek. Proje kapsamında eski rıhtımlar yenilenecek, limanın operasyonel verimliliği artırılacak ve yaklaşma kanalının derinliği yükseltilecek.
Yatırımların önemli aşamalarından biri olan dip taramasının 2027 yılının ilk çeyreğinde başlaması planlanıyor. Yaklaşık iki yıl sürmesi öngörülen çalışmayla limanın 400 metre uzunluğundaki büyük gemileri ağırlayabilecek seviyeye getirilmesi hedefleniyor.
Limanın Mülkiyeti TVF’de Kalacak
Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’ndan (TCDD) 1 Ağustos 2026 itibarıyla devralınan limanda mülkiyet ve yatırım sorumluluğu TVF İzmir Limanı Yönetim ve Yatırım AŞ bünyesinde bulunuyor. Yük operasyonları ise Alport tarafından yürütülüyor. Yolcu limanı tarafındaki işletmecilik görüşmeleri de devam ediyor.
TVF İzmir Limanı Genel Müdür Yardımcısı Arcan Fayatorbay, limanda imtiyaz hakkı devri yapılmadan yeni bir yönetim modeli oluşturulduğunu belirtti. Yük ve yolcu faaliyetlerinin ayrı ele alındığını kaydeden Fayatorbay, sekiz firmayla yapılan görüşmelerin ardından en iyi teklifin Alport’tan geldiğini söyledi.
Fayatorbay, limanın mülkiyetinin TVF’de kalacağını ve yatırımların tamamen TVF tarafından gerçekleştirileceğini ifade ederek stratejik kararların ve operasyonel ana kontrolün de kurumda olacağını, Alport’un ise yük tarafındaki günlük ticari faaliyetleri yürüteceğini aktardı.
Rıhtımlar Yenilenecek, Yatırımlar İki Fazda Tamamlanacak
TVF İzmir Limanı İcra Kurulu Üyesi Erhan Yelkenci, 1950’li ve 1980’li yıllarda inşa edilen rıhtımların kapsamlı biçimde yenileneceğini bildirdi. İki faz halinde planlanan 1,5 milyar dolarlık yatırımın ilk aşamasının dört yılda tamamlanması hedefleniyor. Bu dönemde kruvaziyer ve kargo rıhtımlarının dönüştürülmesi planlanıyor. Yük hacmine bağlı olarak ilerleyecek ikinci fazın ise 10 yıllık süreçte tamamlanması öngörülüyor.
Yelkenci, dip taraması çalışmalarının 2027’nin ilk çeyreğinde başlamasının planlandığını belirterek yaklaşık iki yıl sürecek çalışmanın İzmir Körfezi’nin ekosistemine de katkı sağlayacağını ifade etti.
Statik sorunları bulunan kruvaziyer rıhtımının iş güvenliği gerekçesiyle 2027 başında kapatılacağını belirten Yelkenci, rıhtımın iki yıl içinde yenilenerek 2029’da yeniden kruvaziyer gemilerine hizmet vermesinin hedeflendiğini kaydetti.
Konteyner Kapasitesinin Artırılması Hedefleniyor
Alport Limanlar Koordinatörü Mustafa Levent Adalı, İzmir Alsancak Limanı olarak da bilinen tesisin demir yolu bağlantısıyla Ege Bölgesi’nin tamamına hizmet veren stratejik bir merkez olduğunu vurguladı. Bölgedeki dış ticaretin yıllık ortalama yüzde 5 ila yüzde 7 büyüdüğüne dikkat çeken Adalı, operasyonların devralınmasının ardından terminal operasyon işletim sisteminin devreye alındığını belirtti.
Yeni personel yapılanması ve otomasyon uygulamaları sayesinde gemi başına saatlik hareket sayısının devir öncesindeki 13 seviyesinden ağustos itibarıyla 63’e yükseldiğini aktaran Adalı, yatırımlar ilerledikçe operasyonel performansın daha da artacağını ifade etti.
Alport İş Geliştirme Direktörü Onurhan Kadıoğlu ise limanın yaklaşma kanalının 17 metre derinliğe ulaştırılmasının planlandığını belirtti. Dip taramasının tamamlanmasının ardından yıllık konteyner elleçleme kapasitesinin 1 milyon TEU’dan 1,6 milyon TEU’ya çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi.
Demir Yolunun Taşımacılıktaki Payı Artırılacak
Modernizasyon çalışmaları sırasında liman operasyonlarının kesintiye uğratılmayacağını belirten Kadıoğlu, yatırımlar tamamlandığında gemilerin bekleme ve rıhtımda kalma sürelerinin azaltılacağını bildirdi. Vinç başına saatte 30 hareketin üzerinde bir performansa ulaşılması hedefleniyor.
Düzenli hat gemilerinin planlanan zamanda limana yanaşıp ayrılabildiği bir operasyon yapısının oluşturulması amaçlanıyor. Bu doğrultuda mevcut demir yolu bağlantısının güçlendirilmesi ve Manisa, Aydın, Denizli ile İç Anadolu’daki üretim merkezlerinden limana düzenli seferler planlanması öngörülüyor. Liman çıkışlarında demir yolunun payının yüzde 30 seviyesine yükseltilmesi hedefleniyor.
Kadıoğlu, derinlik sorununun çözülmesiyle büyük gemilerin doğrudan İzmir Limanı’na uğrayabileceğini, bunun da Ege ihracatçısının aktarma ihtiyacını azaltacağını ve transit süreleri kısaltacağını belirtti. Projenin tamamlanmasıyla navlun maliyetlerinde rekabet avantajı sağlanması ve limanın uluslararası taşımacılıktaki konumunun güçlendirilmesi amaçlanıyor.