Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kalkınma Yolu Projesi ile Basra Körfezi’ni Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayacak yeni bir lojistik koridor oluşturmayı hedeflediklerini açıkladı. Fav Limanı’ndan başlayarak Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanacak güzergâhın, Ümit Burnu rotasına kıyasla taşımacılık süresini 20 gün, Güney Koridoru’na kıyasla ise 10 gün azaltarak yaklaşık 25 güne indirmesi öngörülüyor.
Uraloğlu, Değişen Küresel Ulaştırma Jeopolitiği ve Kalkınma Yolu Projesi Konferansı’nda yaptığı konuşmada, uluslararası ticaret güzergâhlarının yeniden şekillendiğini belirterek güvenli, kısa ve öngörülebilir ulaşım ağlarının önem kazandığını vurguladı.
Küresel Ticaret Koridorlarında Yeni Dönem
Küresel ticaretin yalnızca düşük maliyetli değil, aynı zamanda güvenli ve kesintisiz güzergâhlara ihtiyaç duyduğunu ifade eden Uraloğlu, son yıllarda yaşanan jeopolitik gelişmelerin ulaştırma ağlarının kırılganlığını ortaya koyduğunu söyledi.
2021’de Ever Given konteyner gemisinin Süveyş Kanalı’nda karaya oturması nedeniyle kanalın günlerce kapalı kalmasını hatırlatan Uraloğlu, Kızıldeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların da gemileri Ümit Burnu güzergâhına yönelttiğini belirtti. Bu durumun transit sürelerini 10-15 gün uzattığını, navlun ve sigorta maliyetlerini artırdığını kaydetti.
Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimlerin enerji piyasalarında belirsizlik yarattığını, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ise Çin ile Avrupa arasındaki geleneksel kuzey demiryolu güzergâhını etkilediğini dile getiren Uraloğlu, ülkelerin alternatif ulaşım hatlarına yöneldiğini ifade etti.
Uraloğlu, ticaret, enerji ve veri akışını yönetme kapasitesinin ülkelerin stratejik konumunu belirleyen unsurlar arasına girdiğini belirterek bağlantısallık projelerinin ekonomik entegrasyonun yanı sıra bölgesel ilişkilerin şekillenmesinde de rol oynadığını söyledi.
Türkiye Çok Yönlü Ulaşım Koridorlarının Merkezinde
Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki konumuna, Türk Boğazları’nı kontrol etmesine ve Kalkınma Yolu Projesi’ne dikkat çeken Uraloğlu, Trans-Hazar üzerinden ilerleyen Orta Koridor, Basra Körfezi’ni Avrupa’ya bağlaması planlanan Kalkınma Yolu, TRIPP Koridoru ve Modern Hicaz Demiryolu Hattı’nın uluslararası gündemde yer aldığını belirtti.
Bu güzergâhların birbirine rakip olmadığını vurgulayan Uraloğlu, Doğu-Batı ve Kuzey-Güney yönlerindeki taşımacılık ağlarını Türkiye’de buluşturan tamamlayıcı hatlar olarak değerlendirildiklerini kaydetti.
Türkiye’nin dört saatlik uçuş mesafesinde yaklaşık 1,6 milyar insanın yaşadığı, toplam gayrisafi millî hasılası 57,2 trilyon dolara ulaşan 67 ülkenin merkezinde bulunduğunu aktaran Uraloğlu, ülkenin altyapı yatırımları ve uluslararası iş birlikleriyle küresel lojistikteki konumunu güçlendirmeyi amaçladığını söyledi.
Ulaşım Altyapısına 355 Milyar Dolarlık Yatırım
Türkiye’nin son 24 yılda ulaşım ve haberleşme altyapısına yaklaşık 355 milyar dolar yatırım yaptığını belirten Uraloğlu, kara yolu ve demir yolu ağlarındaki gelişmelere ilişkin bilgi verdi.
Bölünmüş yol uzunluğunun 2002’deki 6 bin 101 kilometreden 30 bin 264 kilometreye çıkarıldığını ifade eden Uraloğlu, otoyol ağının da 1.714 kilometreden yaklaşık 3 bin 850 kilometreye ulaştığını kaydetti.
Demir yollarında ise toplam hat uzunluğunun 10 bin 948 kilometreden 14 bin 272 kilometreye yükseldiğini belirten Uraloğlu, Çerkezköy-Kapıkule Hattı’nın da eklenmesiyle hızlı tren ağının 2 bin 604 kilometreye ulaştığını söyledi. Hızlı trenlerin doğrudan ulaştığı il sayısının 11’den 14’e çıktığını aktaran Uraloğlu, devam eden projelerle bu sayının 2028’e kadar 27’ye yükseltilmesinin hedeflendiğini ifade etti.
Halkalı-Kapıkule hattının kalan kesimleri ile Ankara-İzmir, Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep, Yerköy-Kayseri, Kırıkkale-Çorum ve Karaman-Ulukışla projelerinde çalışmaların sürdüğünü belirten Uraloğlu, Türkiye’nin hava ulaşımındaki kapasitesine de değindi. Aktif havalimanı sayısının 26’dan 58’e çıkarıldığını, 133 ülkede 356 noktaya ulaşan bir uçuş ağı oluşturulduğunu kaydetti.
Orta Koridor İçin 47,1 Milyar Dolarlık Yatırım Öngörüsü
Uraloğlu, Çin ve Orta Asya’yı Hazar üzerinden Türkiye’ye ve Avrupa’ya bağlayan Orta Koridor’un Türkiye’nin ulaştırma vizyonundaki temel güzergâhlardan biri olduğunu söyledi. Halkalı-Kapıkule Demiryolu Hattı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün demir yolu geçişi ve devam eden diğer projelerle koridorun taşıma kapasitesinin artırılmasının hedeflendiğini belirtti.
Türkiye’de Orta Koridor’a bağlantı sağlayan mevcut, devam eden ve planlanan hatların toplam uzunluğunun 2 bin 156 kilometreye ulaştığını ifade eden Uraloğlu, bu kapsamda yapılan ve yapılması planlanan yatırımların toplamının 47,1 milyar doları bulacağını açıkladı.
Bakan Uraloğlu, 10 yıllık projeksiyonda söz konusu yatırımların üretime 114 milyar dolarlık katkı sağlamasının ve yıllık ortalama 144 bin kişilik istihdam etkisi oluşturmasının öngörüldüğünü belirtti. Geçen yıl temeli atılan 224 kilometrelik Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu’nun da Orta Koridor’a yeni bir bağlantı kazandıracağını kaydetti.
Kalkınma Yolu, Hürmüz Boğazı’na Alternatif Sunacak
Kalkınma Yolu Projesi’nin Orta Koridor’u Kuzey-Güney yönünde tamamlayacağını belirten Uraloğlu, güzergâhın Irak’taki Fav Limanı’ndan başlayarak Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanacağını söyledi.
Projenin özellikle Körfez ülkelerinden Avrupa’ya taşınan yükler için Hürmüz Boğazı’na bağımlılığı azaltabilecek stratejik bir alternatif oluşturacağını ifade eden Uraloğlu, taşımacılık süresinin mevcut güzergâhlara kıyasla önemli ölçüde kısalacağını belirtti.
Bakan Uraloğlu’nun verdiği bilgilere göre, yaklaşık 45 gün süren Ümit Burnu güzergâhına kıyasla 20 gün, 35 gün süren Güney Koridoru’na kıyasla ise 10 gün tasarruf sağlanması ve yolculuğun yaklaşık 25 güne indirilmesi hedefleniyor.
Kalkınma Yolu’nun Asya, Körfez ülkeleri, Irak, Türkiye ve Avrupa arasında yeni bir ticaret ve lojistik hattı oluşturması planlanıyor. Projenin Irak’ın ekonomik yeniden inşasına katkıda bulunmasının yanı sıra Türkiye’nin Doğu-Batı ve Kuzey-Güney bağlantılarındaki merkezi konumunu güçlendirmesi bekleniyor.
Türkiye Ve Irak Arasında “İki Ülke, Tek Koridor” Hedefi
Uraloğlu, Kalkınma Yolu’nun yalnızca demir yolu ve kara yolu yatırımlarından ibaret olmadığını; lojistik merkezleri, sanayi alanlarını, petrokimya tesislerini ve katma değerli üretimi kapsayan geniş bir kalkınma projesi olarak ele alındığını söyledi.
Irak açısından projenin başarısının yalnızca transit taşımacılıktan elde edilecek gelirle ölçülemeyeceğini belirten Uraloğlu, güzergâh çevresinde sanayi, lojistik, tarım, ticaret, inşaat ve turizm faaliyetlerinin geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.
Bakan Uraloğlu, 28 Temmuz’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’nin huzurunda imzalanan mutabakatların iki ülke arasındaki iş birliğini somutlaştırdığını ifade etti. Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı üzerinden demir yolu ve kara yolu taşımacılığına ilişkin mutabakat zaptı ile Irak’ta ulaştırma altyapısının doğal kaynaklar karşılığında geliştirilmesine yönelik çerçeve mutabakatın, “İki Ülke, Tek Koridor” yaklaşımının temel unsurları olduğunu kaydetti.
Projenin enerji nakil hatları, fiber optik altyapı, petrol ve doğal gaz boru hatlarıyla bütünleştirilmesinin de planlandığını belirten Uraloğlu, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu ve Orta Koridor gibi mevcut bağlantılarla entegrasyonun Türkiye’nin Avrasya’daki konumunu destekleyeceğini söyledi.
Kalkınma Yolu’nun Ekonomiye 55 Milyar Dolarlık Katkı Sağlaması Bekleniyor
Uraloğlu, Kalkınma Yolu Projesi’nin tamamlanmasıyla Türkiye ekonomisine 10 yıllık dönemde yaklaşık 55 milyar dolarlık katkı sağlanmasının öngörüldüğünü açıkladı. Üretim ve lojistik merkezlerinin oluşturulmasıyla yılda yaklaşık 70 bin kişiye istihdam imkânı sunulmasının hedeflendiğini belirtti.
Lojistik ve navlun maliyetlerindeki düşüşün Türk ihraç ürünlerinin rekabet gücünü artırabileceğini ifade eden Uraloğlu, projenin Güney Asya ve Uzak Doğu ülkelerinin Avrupa pazarlarına erişimini kolaylaştırabileceğini, Doğu Afrika’nın da Irak üzerinden Avrupa’ya bağlanmasına katkı sağlayabileceğini söyledi.
Hicaz Demiryolu İçin Yeni Bağlantı Planı
Türkiye’nin bölgesel ulaştırma bağlantılarını genişletme çalışmaları kapsamında Suudi Arabistan ile imzalanan Hicaz Demiryolu iş birliği mutabakatına da değinen Uraloğlu, tarihî hattın modern bir yaklaşımla yeniden canlandırılmasının hedeflendiğini belirtti.
Bakan Uraloğlu, Türkiye’de Kapıkule-İstanbul-Eskişehir-İslahiye güzergâhındaki 1.681 kilometrelik hat ile Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan kesimlerini kapsayan toplam 2 bin 511 kilometrelik bir bağlantıdan söz etti. Bu güzergâhın, enerji ürünleri dahil stratejik yüklerin taşınması için Hürmüz Boğazı’na alternatif, güvenli ve sürdürülebilir bir kara koridoru oluşturabileceğini ifade etti.
Uraloğlu, Kalkınma Yolu’nun bölgesel sahiplenmenin güçlendirilmesi, güvenlik risklerinin yönetilmesi, finansman kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve mevcut ulaştırma projeleriyle uyumlu biçimde ilerletilmesi halinde yalnızca bir taşımacılık güzergâhı olmaktan çıkarak bölgesel ekonomik ilişkileri şekillendiren kalıcı bir stratejik girişime dönüşebileceğini kaydetti.