Küresel piyasalar 19 Ekim Pazartesi gününe farklı yönlerde başladı. ABD’de teknoloji hisselerinde yaşanan sert düşüşler Asya borsalarına yansırken petrol fiyatlarındaki gerileme ve tahvil faizlerindeki düşüş, ABD vadeli endekslerini destekledi. Yatırımcıların odağında yapay zekâ yatırımlarının finansman maliyetleri, Çin ekonomisinden gelen veriler ve Endonezya piyasasına ilişkin belirsizlikler bulunuyor.
Wall Street’te Teknoloji Hisseleri Haftayı Kayıpla Kapattı
Küresel piyasalarda yeni haftanın öne çıkan gündemlerinden biri, yapay zekâ yatırımlarının giderek büyüyen finansman ihtiyacı oldu. Büyük teknoloji şirketlerinin veri merkezleri ve yapay zekâ altyapısı için ayırdığı kaynakların ne ölçüde gelir yaratacağına ilişkin endişeler, teknoloji hisselerinde satış baskısını artırdı.
ABD’de 16 Ekim Cuma günü Nasdaq Bileşik Endeksi yüzde 2,15 düşerek 26 bin 140,03 puandan kapandı. S&P 500 yüzde 1,09 gerileyerek 7 bin 659,44 puana, Dow Jones Sanayi Endeksi ise yüzde 0,34 kayıpla 52 bin 2,41 puana indi.
Haftalık performansta Nasdaq yüzde 4,5, S&P 500 yüzde 1,9 değer kaybederken Dow Jones Sanayi Endeksi yüzde 0,7 yükseldi.
Satışların merkezinde yarı iletken ve teknoloji şirketleri yer aldı. Micron Technology hisseleri cuma günü yüzde 5,6, Intel hisseleri ise yüzde 5,8 geriledi.
Piyasalarda artık yalnızca yapay zekâ sektörünün büyüme hızı değil, bu büyümenin hangi maliyetle finanse edildiği ve yapılan yatırımların ne zaman kâra dönüşeceği de sorgulanıyor. Şirketlerin yüksek harcamalarının gelir ve kârlılık üzerindeki etkisi, teknoloji hisselerinin seyrini belirleyen temel konulardan biri haline geldi.
Asya Borsalarında Teknoloji Hisseleri Geriledi
Wall Street’teki satış baskısı, pazartesi sabahı Asya piyasalarında da hissedildi. Japonya’nın Nikkei 225 endeksi ilk işlemlerde yüzde 2’yi aşan kayıp yaşadı. Endeks daha sonra düşüşünün bir bölümünü telafi ederek yaklaşık yüzde 1,2 ekside seyretti.
Güney Kore’de KOSPI endeksi de güne düşüşle başladı. Önceki hafta yüzde 14’ü aşan kayıpların ardından gerileyen endeks, kayıplarını sınırlayarak yaklaşık yüzde 0,4 ekside kaldı. Tayvan borsasında ise düşüş yüzde 1,4’e ulaştı.
Japonya dışındaki Asya-Pasifik piyasalarını izleyen MSCI endeksi yaklaşık yüzde 0,3 geriledi.
Bölgedeki satışlarda yapay zekâ yatırımlarının finansmanına ilişkin kaygıların yanı sıra teknoloji şirketlerinin gelecekteki çip talebine yönelik belirsizlikler etkili oldu. Güney Kore ve Tayvan gibi yarı iletken üreticilerinin borsalarda önemli ağırlığa sahip olduğu ülkeler, küresel teknoloji şirketlerinin yatırım planlarındaki değişikliklere karşı daha hassas bir görünüm sergiliyor.
Endonezya Borsasında Altı Yılın En Düşük Seviyesi
Asya piyasalarındaki en sert satış baskısı Endonezya’da görüldü. Jakarta Bileşik Endeksi, 16 Ekim Cuma günü yüzde 11,6 değer kaybettikten sonra pazartesi gününün ilk işlemlerinde yüzde 5’in üzerinde geriledi. Böylece endeks yaklaşık altı yılın en düşük seviyesine indi.
Satışları tetikleyen gelişmelerin başında uluslararası endeks sağlayıcısı MSCI’nın Endonezya piyasasının sınıflandırılmasına yönelik değerlendirmesi geldi. MSCI, 15 Ekim’de yaptığı açıklamada ülkenin gelişmekte olan piyasa statüsünden çıkarılarak bağımsız piyasa kategorisine alınması seçeneğini değerlendirmeye başladığını duyurdu.
Kuruluş, hisselerin sahiplik yapılarındaki şeffaflık eksikliğine, koordineli işlem davranışlarına ilişkin şüphelere ve piyasa düzenlemelerinin uygulanmasındaki sorunlara dikkat çekti.
Endonezya’nın piyasa statüsünde henüz kesinleşmiş bir değişiklik bulunmuyor. MSCI, piyasa katılımcılarının görüşlerini 30 Nisan 2027’ye kadar alacak ve nihai kararını en geç 30 Haziran 2027’de açıklayacak.
Olası bir statü değişikliğinin Endonezya hisselerinin uluslararası endekslerden çıkarılmasına yol açabileceği endişesi, yabancı sermaye çıkışı riskini gündeme taşıdı.
Endonezya Borsası da satışları sınırlamak amacıyla hisselerde aşağı yönlü otomatik emir reddi sınırını yüzde 15’ten yüzde 7’ye düşürdü. 19 Ekim’de yürürlüğe giren uygulamanın 31 Aralık 2026’ya kadar sürmesi ve piyasa koşullarına göre yeniden değerlendirilmesi öngörülüyor. Söz konusu sınır, borsanın genel endeksindeki günlük düşüşe değil, ilgili hisselerin fiyat hareketlerine uygulanıyor.
Çin Ekonomisi Beklentileri Aştı, İç Talep Zayıf Kaldı
Asya piyasalarındaki satış baskısını kısmen sınırlayan gelişme Çin’den geldi. Çin Ulusal İstatistik Bürosunun 19 Ekim’de açıkladığı verilere göre ülke ekonomisi, 2026’nın üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,5 büyüdü. Piyasa beklentisi yüzde 4,4 seviyesindeydi.
İkinci çeyrekte yüzde 4,3 olan büyüme hızının yükselmesi, ihracat ve sanayi üretiminin ekonomiyi desteklemeyi sürdürdüğüne işaret etti.
Eylül ayında sanayi üretimi yıllık yüzde 5,5 artarken perakende satışlardaki yükseliş yüzde 1,1 ile sınırlı kaldı. Yılın ilk dokuz ayında sabit sermaye yatırımlarının yüzde 7,2 gerilemesi ise ekonomideki sorunların devam ettiğini gösterdi.
Verilerin ardından Çin’in büyük şirketlerini izleyen CSI 300 endeksi, erken saatlerdeki kayıplarının bir bölümünü telafi etmesine rağmen yaklaşık yüzde 0,2 ekside kaldı.
Çin ekonomisinin beklentilerden hızlı büyümesi bölgesel piyasalara destek sağlasa da zayıf iç tüketim ve gayrimenkul sektöründeki sorunlar yatırımcıların temkinli tutumunu korumasına neden oldu.
ABD Vadeli Endeksleri Yükseldi, Avrupa’da Fransa Etkisi
Asya borsalarındaki düşüşün aksine ABD vadeli endekslerinde yükseliş görüldü. S&P 500 vadeli işlemleri yaklaşık yüzde 0,7, Nasdaq vadeli işlemleri ise yüzde 1 arttı.
Petrol fiyatlarındaki gerileme ve ABD tahvil getirilerindeki düşüş, finansman maliyetlerine ilişkin baskının bir bölümünü hafifletti. ABD’nin 10 yıllık tahvil getirisi yaklaşık 3 baz puan düşerek yüzde 5,06 seviyesine indi.
Avrupa piyasalarında ise daha temkinli bir görünüm öne çıktı. Fransa’da hafta sonu düzenlenen kitlesel protestoların ardından yaşanan şiddet olayları ve siyasi belirsizlikler, bölgedeki risk iştahını sınırladı.
Euro Stoxx 50 vadeli endeksi yüzde 0,4, Almanya’nın DAX vadeli endeksi yüzde 0,3 gerilerken İngiltere’nin FTSE 100 vadeli endeksi yatay seyretti. Euro da siyasi belirsizliklerin etkisiyle dolar karşısında değer kaybetti.
Böylece haftanın ilk işlemlerinde ABD vadeli piyasalarında yükseliş görülürken Asya ve Avrupa borsalarında satış baskısı ve temkinli fiyatlamalar öne çıktı.
Petrol Fiyatları Geriledi, Gözler Teknoloji Bilançolarında
Küresel piyasaların takip ettiği bir diğer gelişme petrol fiyatlarındaki düşüş oldu. ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya’ya yönelik bazı yaptırımları geçici olarak gevşetme seçeneğini gündeme getirmesinin ardından Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1,6 gerileyerek 108,06 dolara indi.
Washington yönetiminin konuya ilişkin nihai kararını henüz netleştirmemesi ve Orta Doğu’daki arz risklerinin sürmesi, petrol piyasasındaki belirsizliğin devam etmesine neden oluyor.
Enerji fiyatları, enflasyon beklentileri ve merkez bankalarının faiz kararları üzerinde etkili olduğu için petrol piyasasındaki hareketler hisse senetleri açısından da önem taşıyor. Fiyatlardaki düşüş, enflasyon ve maliyet baskılarının hafiflemesi beklentisi üzerinden piyasalara destek verebiliyor.
Öte yandan yatırımcılar, yeni haftada Meta Platforms ve Tesla başta olmak üzere büyük teknoloji şirketlerinin açıklayacağı finansal sonuçlara odaklandı. Şirketlerin yapay zekâ altyapısına ayırdığı yatırım bütçeleri, gelir beklentileri ve finansman maliyetlerine ilişkin değerlendirmeler piyasaların yönünü etkileyebilir.
Son dönemde teknoloji hisselerinde yaşanan sert düşüşlerin ardından açıklanacak bilançolar, yatırımcıların yapay zekâ yatırımlarının getirilerine ilişkin beklentilerini yeniden değerlendirmesi açısından önem taşıyor. Küresel piyasalarda önümüzdeki günlerde teknoloji şirketlerinin performansı, Çin’den gelecek ekonomik veriler ve jeopolitik gelişmeler yakından izlenecek.