Pandemi Sonrası Emtia Piyasalarında Artış
Pandemi döneminin ardından yüksek enflasyon ve merkez bankalarının faiz artırma politikaları, ekonomik durgunlukla birleşince emtia fiyatlarının yeniden yükselmesine yol açtı. Avrupa Merkez Bankası’nın faiz indirimine gitmesinin ardından, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) da benzer adımlar atması bekleniyor; bu süreçte emtia fiyatları tarihi seviyeleri test etmeye devam ediyor.
Özellikle altının ons fiyatı, bu hafta 2,589.70 dolarla yeni bir rekor kırarak, yılbaşından bu yana %25 değer kazanarak emtia piyasasında en fazla kazandıran ürünler arasında yer aldı. Fed’in 50 baz puanlık bir faiz indirimine gideceğine dair beklentilerin güçlenmesi, dolara olan talebin azalmasına ve tahvil faizlerindeki düşüşe neden oldu. Bu durum, altının ons fiyatını tarihi zirvelere taşımada önemli rol oynadı.
Güvenli Liman Olarak Altın
Yıl boyunca Ortadoğu’daki gerginlikler, yatırımcıların “güvenli liman” olarak gördükleri altına yönelmesine sebep oldu. Merkez bankalarının devam eden altın alımları, fiyatların artışında önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Dünya Altın Konseyi’nin raporuna göre, merkez bankalarının altın alımları yılın ilk yarısında 483 ton ile rekor seviyeye ulaştı. Temmuz ayında bu alımlar, bir önceki aya göre iki katın üzerine çıkarak 37 tona yükseldi.
Analistler, jeopolitik ve ekonomik belirsizliklere karşı korunmak adına özellikle Çin gibi Asya ülkelerinde altına olan talebin arttığını belirtiyor. Ayrıca, gayrimenkul ve hisse senedi gibi diğer yatırım seçeneklerine duyulan güvenin azalması da altının tercih edilmesinde etkili oldu.
Jeopolitik Risklerin Etkisi
Ortadoğu’daki gerginliklerin yanı sıra Rusya ve Ukrayna arasındaki çatışmalar ile özellikle kasım ayında gerçekleşecek ABD başkanlık seçimlerine dair belirsizlikler de altın fiyatlarını destekleyen unsurlar arasında yer alıyor. Çin’deki zorlu ekonomik koşullar ve emlak sektöründeki sıkıntılar, yatırımcıların nakitlerini daha güvenli bir alana yönlendirmesine neden oldu ve bu durum, altın talebini artırdı.
Analistler, tarihsel olarak altının iyi performans gösterdiği dönemlerde Fed’in faiz indirimi döngüsünün başlamasının altın üzerindeki olumlu etkilerinin giderek daha belirgin hale geldiğini vurguladı.
Altın Yılı: Beklentiler ve Fırsatlar
Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, altın fiyatlarındaki güçlü görünümün devam ettiğini ifade etti. Bu durumu önceden beklediklerini aktaran Ergezen, “Altının ons fiyatının 2,500 – 2,528 dolar seviyesinin üzerinde kalıcı olması, 2,600 dolara kadar yükselme potansiyeline işaret ediyordu ve o seviyelere oldukça yaklaştık. Özellikle faiz indirimlerinin başlamasıyla hızlı bir yükseliş yaşandı” dedi.
Ergezen, bu yılın “altın yılı” olarak adlandırılabileceğini ve altının, birçok varlık fiyatından daha fazla getiri sağladığını vurguladı. Ayrıca, faiz indirimlerinin başlaması ile jeopolitik risklerin devam ettiğini belirtti.
Kâr Realizasyonu ve Gelecek Beklentileri
Bu yıl içerisindeki beklentilerin hâlâ geçerli olduğunu vurgulayan Ergezen, “Faiz indirimleri başlayacak ve jeopolitik riskler sürüyor. Belki de resesyon endişelerinin yaradığı nadir varlıklardan biri altın. Güvenli liman özelliği ile öne çıkıyor. Şu anki konjonktür altın fiyatlarını destekliyor ve fiyatlamalarda bunu görmekteyiz” dedi.
Ergezen’in bu yıl için beklentisi, 2,450 – 2,500 dolar bandında kalmasına rağmen, jeopolitik riskler ve güvenli liman özelliği ile 2,600 dolara kadar yükselmesini öngördüğünü belirtti. Fakat, 2,600 – 2,615 dolar seviyelerinden kâr realizasyonu geleceğini de vurguladı.
Faiz İndirimi Beklentileri ve Piyasa Dinamikleri
Commerzbank Emtia Analisti Carsten Fritsch, altının ons fiyatındaki artışın ana sebebinin Fed’in faiz indirim beklentilerinin güçlenmesi olduğunu ifade etti. Fritsch, Fed’in beklenen sert faiz indirimlerinin altın fiyatlarını yükselttiğini ve ECB’nin faiz indirimine gitmesinin de altına olan talebi artırdığını kaydetti.