Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva’nın BM’deki Açıklamaları
Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, New York’taki Birleşmiş Milletler binasında Anadolu Ajansı muhabirine önemli açıklamalarda bulundu. Muhabirin “Lübnan’da sadece 1 günde 500’den fazla sivilin öldürüldüğü belirtiliyor. İsrail ordusu da Lübnan’a kara harekatı hazırlığında olduğunu açıkladı. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce artık İsrail’e yönelik küresel bir silah ambargo çağrısında bulunma vakti geldi mi?” sorusuna yanıt veren Lula da Silva, durumu ciddi bir şekilde değerlendirdi.
Lula da Silva, Lübnan’daki sivil ölümlerinin, 1987-1990 yıllarında gerçekleşen iç savaşta kaydedilen ölümleri aştığına dikkat çekti. Bu süreçte 93 kadın ve 50 çocuğun da hayatını kaybettiğini vurguladı. Ayrıca, yaklaşık 10 bin kişinin evlerinden zorla edildiğini belirtti. İşgal altındaki Batı Şeria topraklarında da birçok sivilin öldürüldüğünü ifade eden Lula da Silva, “Diğer taraftan bir soykırım var.” ifadesini kullandı.
Lula da Silva, İsrail Başbakanı Netanyahu hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde bir süreç yürütüldüğünü hatırlatarak, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) ateşkes için karar alındığını, ancak Netanyahu’nun bu kararlara riayet etmediğini dile getirdi. “Bu nedenle, BM’nin karar alma ve faaliyete geçebilmesi için güçlendirilmesi noktasında savaş veriyoruz.” diyen Lula da Silva, İsrail Başbakanı Netanyahu’yu destekleyen ülkelere de harekete geçme çağrısı yaptı.
Lula da Silva, bazı ülkelerin dünyayı daha iyi bir yere dönüştürmek için çaba sarf ederken, diğerlerinin ise insanları öldürdüğünü belirtti ve “Bunun bir açıklaması yok. İsrail hükümetinin bu faaliyetlerini şiddetle kınıyorum. İsrail halkının çoğunun bu soykırımı desteklemediğinden de eminim.” şeklinde konuştu. Ayrıca, Hamas’ın da üzerine düşen sorumluluğu yerine getirerek masum esirleri serbest bırakması gerektiğini ifade etti.
Lula da Silva, “her şeyin normale dönmesi için” İsrail hükümetinin de esirleri serbest bırakması gerektiğinin altını çizdi. İnsanlığın, Gazze, Sudan ve işgal altındaki Batı Şeria gibi bölgelerde olan biteni norm olarak kabul ederek yaşamaya devam etmesinin mümkün olmadığını vurguladı.