Yeni Nesil Suç Örgütleri ve Barış Boyun Operasyonu

Mayıs ayında, İtalya’da gerçekleştirilen bir operasyon sonucunda Barış Boyun’un da aralarında bulunduğu suç örgütü ele geçirilmiştir. Bu operasyon, İsviçre, İtalya, Türkiye ve Almanya’nın ortak çalışmasıyla gerçekleştirilmiştir. Daltonlar, Redkitler, Barış Boyun grubu, Anucurlar, Camgözler, Gündoğmuşlar, Atız-Casper’lar… Bu isimler, son yıllarda medyada sıkça yer alan ve suçla anılan grupların sadece bir kısmıdır. Yetkililere ve uzmanlara göre, bu gruplar geleneksel suç örgütlerinden birçok açıdan farklılık göstermektedir.
Bu grupların özellikleri, sosyal medya kullanımından üyelerinin yaş ortalamalarının düşüklüğüne kadar geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. Barış Boyun liderliğindeki organize suç örgütü ile ilgili hazırlanan iddianame, bu tür grupların özelliklerini daha da belirgin hale getirmiştir. Ayrıca, 22 Eylül’de İstanbul’da polis memuru Şeyda Yılmaz’ın öldürülmesi, bu grupların çocuk ve genç suçlularla olan ilişkisini daha fazla gündeme getirmiştir. Yeni dönemin organize suç örgütlerini derinlemesine inceledik.
Mahalle Çeteliliğinden Taşeronlukla Yükseliş
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesine göre, Barış Boyun liderliğindeki grup, yeni tip organize suç örgütlerinin önemli bir örneğidir. İddianamede bu grubun, yerleşik yer altı suç örgütlerinden farklı olarak, örgütlenme, insan kaynağı ve suç yöntemleri açısından belirgin farkları olduğu vurgulanmaktadır. Bu tür yapılanmalara “yeni nesil suç örgütü” denilmektedir.
BBC Türkçe’nin incelediği iddianamede, bu grupların semt, semt; sokak sokak örgütlendiği aktarılmaktadır. Savcılığa göre, bu gruplar arasındaki geçirgenlik ve taraf değiştirme oldukça yaygındır. Genellikle, önce bilinen yer altı gruplarına taşeronluk ve tetikçilik yaparak büyümekte, ardından da onlarla çatışabilecek bir büyüklüğe ulaşmaktadırlar. Kendi aralarında sık sık çatışmalar yaşanmaktadır. Emekli emniyet müdürü Haydar Özdemir, bu yeni yapılar için “Z kuşağı mafya” tanımını kullanmaktadır. Özdemir, bu grupların önceki dönemlerdeki mafya ile karşılaştırırken şu noktaları vurgulamaktadır:

- “Kimsenin adamı olmayı kabul etmiyorlar.”
- “Bugün Ahmet’in, yarın Mehmet’in yanında duruyorlar.”
- “Mafyada eski omertalar yok, şimdikiler kimseyi dinlemiyor.”
15’e Kadar İnme Suçlu Yaşı
İddianamede, Barış Boyun grubunun üyelerini 15-20 yaş aralığındaki kişilerden seçtiği belirtilmektedir. Örgüte katılan bu gençlerin, ülke içerisinde ‘kamikaze dronu’ gibi kullanıldığı vurgulanmaktadır. İstanbul Ümraniye’de polis memuru Şeyda Yılmaz’ı öldüren 19 yaşındaki Yunus Emre Geçti’nin de 19 suç kaydı olduğu, bunların bir kısmını 18 yaşından küçükken işlediği ortaya çıkmıştır.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların karıştığı olay sayısı 2023 yılında 537 bin 583’tür. Bu olayların 242 bin 875’i mağdur olarak, 178 bin 834’ü suça sürüklenme sebebiyle, 84 bin 751’i bilgisine başvurma amacıyla, 15 bin 716’sı kayıp olma sebebiyle, 11 bin 179’u kabahat işlediği iddiasıyla, 4 bin 228’i ise diğer nedenlerden dolayı güvenlik birimlerine gelmiştir. Suça sürüklenme nedenleri arasında yaralama, hırsızlık, uyuşturucu kullanımı ve tehdit suçları önemli yer tutmaktadır.

Emekli emniyet müdürü Özdemir, yeni nesil suç işleyen kuşakların ailede ya da okulda kendilerine yer bulamayınca sanal dünyaya geçtiklerini ve bu süreçte suç dünyasına daha kolay girebildiklerini ifade etmektedir. Özdemir, bu çocukların genellikle dezavantajlı kesimlerden geldiğini de vurgulamaktadır.
Uyuşturucu Üzerinden Yönlendirme
Söz konusu örgütler, uyuşturucu madde imal ve ticaretini önemli bir gelir kaynağı olarak kullanmaktadır. İstanbul Başsavcılığı’nın iddianamesinde, Barış Boyun grubunu yönlendiren kişinin çevresine genellikle uyuşturucu bağımlısı gençleri topladığı ve onlara uyuşturucu madde vermek karşılığında çeşitli suçları işlettirdiği öne sürülmektedir. Özdemir, madde bağımlılığı durumunun çocukları suç örgütlerinin eline ittiğini belirtmektedir.
Sosyal Medya Kullanımı
Bu tür grupların sosyal medya kanallarını yoğun bir şekilde kullandığı gözlemlenmektedir. İddianamede grubun sosyal medya sorumlusunun bile olduğu öne sürülmektedir. Sosyal medyada yapılan aramalarda, çok sayıda genç yaşta bireylerin silahlarla birlikte yaptığı paylaşımlar dikkat çekmektedir. Üsküdar Üniversitesi Yeni Medya ve İletişim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Gül Esra Atalay, bu grupların sosyal medyayı kullanma nedenlerini şöyle açıklamaktadır:
- “Yeni üyeler toplamak için sosyal medyayı aktif kullanıyorlar.”
- “Rakip gruplara gözdağı vermek için sosyal medyayı kullanıyorlar.”
- “Yasa dışı faaliyetlerine meşru bir kılıf oluşturma çabasında.”
Doç. Dr. Atalay ayrıca, gençlerin sosyal medyadan etkilenerek örgütlere katılımını şu sözlerle yorumlamaktadır: “Gençler kimlik gelişim sürecinde dış etkiye açık hale geliyorlar. Bu dönemde prestijli bir grubun üyesi olmak çok çekici gelebiliyor.”
Dizilerin Etkileri
İddianamede, bu suç örgütlerinin gençleri internet tabanlı dizilerden etkilenerek seçtiklerine dikkat çekilmektedir. Bu dizilerdeki ana karakterler, gençler üzerinde güçlü bir etki bırakmaktadır. Doç. Dr. Atalay, bu dizilerin suç dünyasını “kahramanlık” ve “kurtarıcılık” anlatılarıyla cazip hale getirdiğini, şiddeti normalleştirip estetize ettiğini belirtmektedir.
Şarkı ve Kliplerle Propaganda
Barış Boyun grubu, örgüt lideri ve örgüt adına şarkılar yazdırıp klipler çektirerek faaliyetlerini normal göstermeye çalışmaktadır. Bu şarkılar arasında BIG, Muti, Hejan ve Cac isimli sanatçılara ait eserler bulunmaktadır. BIG’in YouTube’da yayımlanan ‘İntikam’ isimli rap şarkısında Barış Boyun’un resmi yer almakta ve “Barış isteyen boyun eğecek, boyun eğmeyen hesap verecek” sözleri geçmektedir. Bu tür içeriklerin izlenme sayıları milyonları bulmaktadır.
Gelir Kaynakları Arasında Kaçak Bahis de Var
Uyuşturucu ticaretinin yanı sıra uzun namlulu silah ticareti gibi birçok işten gelir elde eden bu grupların gelir kaynakları arasında kaçak bahis de bulunmaktadır. Barış Boyun grubu ile ilgili iddianame, motosiklet kullanımının yaygınlaştığını da ortaya koymaktadır. Uzmanlar, motosikletlerin hem uyuşturucu ve silah satışında hem de saldırılarda yaygın şekilde kullanıldığını belirtmektedir. Saldırı ve çatışma alanları ise İstanbul’un merkezine taşınmıştır.
Araçta Yakalanmama Tedbirleri
İddianameye göre grup, silah ticaretinde yakalanmamak için lüks araçlara profesyonel zulalar yaptırmakta ve bu araçlarda aile izlenimi vermek için kadın ve çocuk bulundurmaktadır. Ayrıca, yakalanması olan örgüt elemanları için bekçi veya polis memurlarını yanlarında taşıdıkları iddia edilmektedir.
Polisiyenin Tedbirleri Yeterli Mi?
Uzmanlar, yeni nesil suç örgütleriyle mücadelede karşılaşılan zorluklara dikkat çekmektedir. Emekli emniyet müdürü Haydar Özdemir, “Bu tür suçlarla başa çıkmak zor değil” demekte ve sosyal ekonomik eşitsizliğin ortadan kaldırılması gerektiğini vurgulamaktadır. Ayrıca, eğitim sisteminin yeniden yapılandırılması gerektiği ve çocukların meslek edinmelerinin önemini belirtmektedir.
Prof. Dr. Oğuz Polat da, sadece polisiye tedbirlerin yeterli olmayacağını savunmakta ve çocuk ıslah sisteminin yenilenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Eğitim sisteminin cazip hale getirilmesi gerektiğini belirten Polat, “Orta kademe insan yetiştirmek çok önemli” ifadelerini kullanmaktadır.
Bu bağlamda, bireysel silahlanma sorununun çözülmesi ve madde bağımlılığı konusunda denetimlerin artırılması gerektiği de vurgulanmaktadır.
