TBMM’de Vergi Paketi Üzerine Gelişmeler
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), önceki dönemlerde yasalaşan ‘Vergi Paketi’nin bütçeye olan katkısını etki analizi ile ölçmeyi planlıyor. Ancak, Yap-İşlet-Devret ve Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) projeleri kapsamındaki kurumlar vergisinin oranının yüzde 25’ten yüzde 30’a çıkarılmasına dair düzenleme, yalnızca 2025 yılı ve sonrasındaki vergilendirme dönemlerinde uygulanacak. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Karabük Milletvekili Cevdet Akay, bu vergilerin gelir etkisinin 2025 yılında ortaya çıkacağını belirterek, “Etki analizimizde hesapladığımız kadarıyla 557 milyon lira tutarında ekstra kurumlar vergisi etkisi olacak. Bu rakam oldukça düşük bir miktar. Sermayeyi vergilendiriyormuş gibi görünerek aslında vergilendirmediğinizin altını çizmek gerekir,” dedi.
TBMM, 28. Dönem 3. Yasama Yılı’na iki aylık bir aranın ardından yarın yeniden başlıyor. Kamuoyunda “Vergi Paketi” olarak bilinen “Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”, meclis kapanmadan önce yasalaşmıştı. Yeni Vergi Paketi üzerindeki tartışmalar devam ederken, hükümetin yeni bir vergi paketi düzenlemesi yapmayacağı ve mevcut düzenleme ile uygulamaların izlenmeye alınacağı öne sürülüyor.
Bu çerçevede, 2 Ağustos 2023 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Vergi Paketi’nin etkisi ve bütçeye katkısı etki analizleriyle değerlendirilecek. Ancak, henüz yürürlüğe girmeyen bazı maddeler de mevcut. Örneğin, Yap-İşlet-Devret ve KÖİ projeleri için alınan kurumlar vergisi oranı yüzde 25’ten yüzde 30’a yükseltildi, ancak bu düzenlemenin 2025 yılı ve sonrasındaki kazançlara uygulanacağı belirtiliyor. Diğer bir deyişle, bu projelerden bu yıl kurumlar vergisi tahsil edilmeyecek.
CHP Karabük Milletvekili ve Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi Cevdet Akay, henüz tahsil edilmeye başlanmayan bazı vergilerin doğal olarak etkisinin ölçülemeyeceğine dikkat çekerek, şunları ifade etti:
“Bazı Vergilerin Gelir Etkisini 2025 Yılında Göreceğiz”
“Duyumlarımıza göre iktidarın yeni bir vergi paketi çıkarmayacağı, önceki vergi reform paketinin sonuçlarının değerlendirileceği ifade ediliyor. Önceki Vergi Reform Paketi’ni incelediğimizde, sermayenin ve kayıt dışı ekonominin vergilendirilmesiyle ilgili gerekli adımların atılmadığını gözlemliyoruz. Örneğin, Yap-İşlet-Devret ve KÖİ projeleriyle ilgili iş yapan firmaların kurumlar vergisi oranı yüzde 25’ten yüzde 30’a yükseltildi. Ancak bunun uygulanması 2025 yılında gerçekleşecek. Bu nedenle, bu düzenlemenin gelir etkisini 2025 yılında göreceğiz. Etki analizimizde hesapladığımız kadarıyla 557 milyon lira ek kurumlar vergisi etkisi olacak. Bu gerçekten çok düşük bir rakam. Bu tür kurumlara yapılan ödemeler devlete büyük bir yük bindiriyor. 2005 yılından günümüze kadar KÖİ projelerini yürüten firmalara toplamda 79,5 milyar dolar ödeme yapıldı. Bu firmaların 44’ü bulunuyor ve bu firmaların 37 tanesi vergi matrahı beyanında bile bulunmamış. Diğerleri ise toplamda 2,8 milyar TL kurumlar vergisi ödemesi yapacaklar.”
“Kayıtdışı Ekonomiyi Vergilendirdiğiniz Zaman 1 Trilyon 254 Milyar TL’lik Faiz Giderini Karşılayabilirsiniz”
“2024 yılında bu firmalara 162 milyar TL, 2025 yılında 240 milyar TL ve 2026 yılında 271 milyar TL ödeme yapılacak. Yani, üç yıllık süre içerisinde toplamda 673 milyar TL ödenecek. Bir taraftan emekçiden, işçiden, emekliden ve esnaftan dolaylı vergiler yoluyla yoğun vergi almaya devam ediyorsunuz. Diğer yandan ise sermayeyi vergilendiriyormuş gibi görünerek aslında vergilendirmiyorsunuz. Tüm bunların önlemlerinin bir an önce alınması gerekiyor. Sermayenin ve kayıtdışı ekonominin gerçek anlamda vergilendirilmesi şarttır. Gayri safi yurtiçi hasılamızın üçte biri kadar bir kayıtdışı ekonomi var. Eğer bu kayıtdışı ekonomiyi vergilendirebilirseniz, ülkenin 2024 yılı bütçesinde öngörülen 1 trilyon 254 milyar TL’lik faiz giderini karşılayabilirsiniz.”
“Emek Üstündeki Vergi Yükü Aşağı Çekilmeli”
Akay, ilgili mercileri uyararak, “Eğer bir vergi reformu yapılacaksa, vergide gerçekten adalet sağlanması isteniyorsa, dolaylı ve dolaysız vergiler arasında bir ayrım yapılmalı, dolaysız vergilerin artırılması, emek üzerindeki vergi yükünün azaltılması, sermayenin gerçek anlamda vergilendirilmesi ve gelir dağılımındaki bozuklukların bir an önce giderilmesi gerekmektedir,” diye ekledi.