ABD 2024 Başkanlık Seçimlerinde Kamala Harris ve Donald Trump Yarışı

ABD 2024 Başkanlık Seçimlerinde Kamala Harris ve Donald Trump Yarışı - RayHaber
ABD 2024 Başkanlık Seçimlerinde Kamala Harris ve Donald Trump Yarışı - RayHaber

ABD 2024 Başkanlık Seçimlerine Hazırlanıyor

5 Kasım 2024’te gerçekleştirilecek başkanlık seçimleri, ABD’nin siyasi arenasında heyecan dolu bir mücadeleye sahne olacak. 2020 seçimlerinin adeta bir rövanşı niteliğindeki bu seçimlerde, mevcut Başkan Joe Biden’ın yarıştan çekilmesi, Başkan Yardımcısı Kamala Harris’in adaylığını desteklemesi gibi gelişmeler, siyasi dinamikleri değiştirdi. Bu durum, Amerika’nın ilk kadın başkanını mı seçeceği yoksa Donald Trump’ın ikinci bir dönem için iktidara gelmesine mi zemin hazırlayacağı sorusunu gündeme getiriyor.

Ulusal Anketlerde Son Durum

Demokrat Parti adayı Harris, Temmuz ayının sonlarında adaylığını açıkladığından bu yana ulusal anketlerde Cumhuriyetçi Parti adayı Trump’ın önünde bulunuyor. Aşağıdaki grafikler, güncel anket oranlarının yuvarlanmış hallerini sunuyor. Harris ve Trump, 10 Eylül’de Pennsylvania eyaletinde gerçekleştirilen canlı bir televizyon tartışmasında karşı karşıya geldi; bu tartışmayı 67 milyon kişi izledi. Tartışma sonrası yapılan anketlerde, Harris’in performansı sayesinde oy oranını artırdığı gözlemlendi. Tartışma günü arasında yüzde 2,5 olan oy farkı, bir hafta içinde yüzde 3,3’e yükseldi. Bu artış, büyük ölçüde Trump’ın oylarındaki düşüşten kaynaklandı. Tartışma öncesinde Trump’ın oy ortalaması yükselirken, tartışmayı takiben bir haftada yüzde 0,5 oranında bir azalma yaşadı. Aşağıdaki anket grafiği, bu ufak değişimleri göstermektedir. Grafiklerdeki çizgiler, adayların ortalama oy oranlarındaki değişimi, noktalar ise her adayın farklı anketlerde elde ettiği sonuçları temsil eder.

Ulusal anketler, bir adayın ülke genelindeki popülaritesini değerlendirmek açısından faydalı olsa da, seçim sonuçlarını tahmin etmek için her zaman güvenilir bir yöntem olmayabilir. Bunun nedeni, ABD’nin seçiciler kurulu adı verilen bir sistemle yönetilmesidir. Bu sistemde, ülkedeki 50 eyalete nüfusuna orantılı olarak seçiciler atanır. Toplam 538 seçici kurul oyundan 270’ini toplayan aday, başkanlık görevini kazanmış olur. Eyaletlerin çoğu, geçmiş seçimlerde belirli bir partiyi destekleme eğiliminde olduğundan, iki adayın kazanma ihtimali olan eyalet sayısı oldukça sınırlıdır. Bu nedenle, seçimin galibini belirleyen kritik eyaletler büyük bir öneme sahiptir.

Kritik Eyaletlerdeki Durum

5 Kasım seçimleri için salıncak eyaletler olarak değerlendirilen yedi eyalette, Harris ve Trump arasında oy farkı oldukça dar; genellikle yüzde 1-2 civarında. Salıncak eyaletlerden Pennsylvania, en fazla seçici kurul oyuna sahip olma özelliği taşırken, bu nedenle adayın başkanlık için gerekli 270 oya ulaşmasını kolaylaştırıyor. Bu eyaletlerde, Biden’ın adaylıktan çekildiği günden itibaren Trump’ın oy oranı ortalama olarak yüzde beş artmıştı. Ancak Harris’in adaylığını duyurmasıyla birlikte bu tablo değişmeye başladı. Şu an için ulusal anketlere kıyasla eyalet aketlerinin sayısı daha düşük. Bu nedenle, hesaplamalar daha az veri kullanılarak yapılıyor. Her anketin hata marjı dikkate alındığında, burada elde edilen sayıların daha yüksek ya da daha düşük çıkma ihtimali bulunmaktadır. Ancak Harris’in seçime katılmasıyla ortaya çıkan tablo incelendiğinde, anket ortalamaları üzerinden Demokrat adayın hangi eyaletlerde oyunu artırdığına dair bilgiler elde edilebiliyor. Grafiklerde, Harris’in Ağustos başı itibarıyla Michigan, Pennsylvania ve Wisconsin’de önde olduğu gözlemleniyor. Bu üç eyalet, Trump’ın 2016’da başkanlık kazandığı dönemde Demokrat Parti’nin kaleleri konumundaydı. Biden, 2020 seçimlerinde bu eyaletleri geri kazanmıştı. Eğer Harris, 5 Kasım’da bu üç eyalette de zafer elde ederse, seçilme şansını önemli ölçüde artırmış olacak.

Ortalamaların Hesaplanması

Yukarıdaki grafiklerde kullanılan veriler, ABD merkezli ABC News’e bağlı 538 adlı anket analiz sitesi tarafından hesaplanan ortalamaları içermektedir. 538, bu ortalamaları oluşturmak için farklı anket şirketlerinin ulusal ve eyalet bazında yaptığı anketlerin verilerini kullanıyor. Site, yalnızca belirli kriterleri karşılayan anket şirketlerinin verilerini kalite kontrol amacıyla değerlendiriyor. Bu kriterler arasında, ankete katılan kişi sayısına dair şeffaflık, anketin ne zaman yapıldığı ve hangi yöntemle gerçekleştirildiği (telefon görüşmeleri, kısa mesajlar, çevrimiçi gibi) yer alıyor.

Anketlerin Güvenilirliği

Anket sonuçlarına göre, Kamala Harris ve Donald Trump arasındaki oy farkı kritik eyaletlerde oldukça dar. Oyların bu kadar yakın olduğu durumlarda, kimin kazanacağını tahmin etmek oldukça zorlaşıyor. Anketler, 2016 ve 2020 seçimlerinde Trump’a olan desteği yeterince öngöremedi. Anket şirketleri, bu durumu aşmak için anket sonuçlarının seçmen nüfusunu daha iyi yansıtması adına çeşitli düzenlemeler yapma yoluna gidiyor. Bu düzenlemeleri gerçekleştirmek ise oldukça karmaşık bir süreç. Anketçiler, hala 5 Kasım’da kimin sandığa gideceği ve kimin gitmeyeceği gibi faktörleri tahmin etme zorunluluğu ile karşı karşıya kalıyorlar.