Paul Tibbets ve Hiroşima Bombardımanı

ABD’li Paul Tibbets, 6 Ağustos 1945 tarihinde Hiroşima’ya atılan atom bombası Little Boy‘u taşıyan Enola Gay B-29 uçağının kaptan pilotuydu. Bu tarihi olay, dünya tarihinin en karanlık dönemlerinden birine işaret ederken, Tibbets’in yaşadığı deneyimler de kayda değer bir öneme sahiptir.
İngiliz belgeseli The World at War‘da yer alan bir röportajda Tibbets, bombardımanın sürecini ve tahminen 140 bin insanın hayatına mal olan bombayı attıktan sonra gördüğü mantar bulutunu detaylı bir şekilde anlattı. Uçakta, mürettebat arasında bazı konuşmalar gerçekleştiğini belirten Tibbets, bunun ardından bir sessizlik döneminin yaşandığını ifade etti. Bombanın atılmasından yere çarpıp patlamasına kadar geçen zamanın yaklaşık 53 saniye olduğunu vurguladı; bu süre zarfında mürettebatın uçağı geri çevirip patlamayı görmeleri için yeterli vakitleri olduğunu belirtti.
Tibbets, o anları şöyle tarif etti: “Bombayı attığımızda gün açıktı, güneşli ve parlak bir gündü. Görüş mesafesi sınırsızdı, bu yüzden Hiroşima yönüne doğru tekrar geri döndük. Hemen ardından bulutun yükseldiğini gördük, 2 dakika sonra bulut bizim irtifamızdaydı. O sırada 33 bin feet yükseklikteydik; bu bulut yukarıdaydı ve kaynar bir şekilde yükselmeye devam ediyordu, yuvarlanıyor ve kaynıyordu. Aşağıda gördüğümüz yüzey ise siyah bir kaynamadan başka bir şey değildi… Katran fıçısı gibi, bu durumu tanımlayabileceğim en iyi ifade bu.”
Tibbets, sözlerine şöyle devam etti: “Aşağıda da aynen böyle görünüyordu; daha önce bir şehir, kendine özgü evler, binalar ve bulunduğumuz yükseklikten görebileceğiniz her şey vardı. Ama şimdi aşağıda sadece bu siyah kaynayan enkazı görebiliyordunuz. Elimizden geldiğince hızlı bir şekilde fotoğraf çektik; çünkü artık burada kalmanın, buradan çıkma zamanının geldiğini hissediyordum.”
Belgeselde, Tibbets’in tanıklığının yanı sıra, bombardımanı yaşayan Japon vatandaşlarının duygusal ifadelerine de yer verildi. Bu, tarihi olayın sadece askeri bir bakış açısı değil, aynı zamanda insani boyutunu da gözler önüne serdi.