Devlet Bahçeli’nin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Mesajı

Devlet Bahçeli'nin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Mesajı - RayHaber
Devlet Bahçeli'nin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Mesajı - RayHaber

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı öncesinde yazılı bir açıklama yaparak, milli birlik ve beraberliğin önemine vurgu yaptı. Bahçeli, açıklamasında “Kürt sorunu yoktur, asla da olmayacak” diyerek, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu gerçek sorunun bölücü terör olduğunu belirtti. “Bu ihanetin kökü muhakkak surette kazınacaktır” ifadesini kullanan Bahçeli, terör ve bölücülüğe karşı mücadele kararlılığını yineledi.

“HEDEFTEN CAYMA SÖZ KONUSU DEĞİLDİR”

“Terör ve bölücülüğü sadece hayatımızdan değil, milli hafızadan da söküp atma hedefinden cayma, sapma ve savrulma söz konusu değildir” diyen Bahçeli, bu mücadelede kararlılık gösterilmesi gerektiğini vurguladı. “Şayet buna direnç gösterilirse, eski usul mücadele stratejilerinden çok daha sert, seri ve şiddetli yöntemlerin devreye alınması mukadder hale gelmeli, hiç kimsenin de gözünün yaşına bakılmamalıdır” şeklinde konuştu.

Bahçeli’nin 29 Ekim mesajı şu şekilde:

“Türkiye Cumhuriyeti, bir asrı geride bırakarak, yeni yüzyılın ilk yılına güçlü bir vizyonla giriş yapmıştır. Milli birlik ve dayanışma hissiyatı, kuruluş felsefesinin bağlayıcılığı ile birleşerek, ülkemizi aydınlatmaya devam etmektedir. Devir, Türk Devri, zaman ise Türkiye Yüzyılı’dır. Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller, Cumhuriyet meşalesinin altında aydınlanarak geleceğin parlak sayfalarını aralamaktadır.”

“Bütün müdafaa imkânlarından mahrumiyet çekilen bir dönemde, hiçbir yokluğa ve yılgınlığa boyun eğmeyen milletimiz, dişiyle, tırnağıyla, imanıyla, iradesiyle vatana yığılan akur düşmanı önüne kattığı gibi, onu kovalamayı, bunun ardından da hâkimiyetine dayanan yeni Türk devletini kurmayı başarmıştır. Cumhur, demokrasi sistemi ile devlet şekli demek olan Cumhuriyetle ayrılmamak üzere kavuşmuştur.”

“Böylelikle, birbirini tamamlayan mütareke ve işgal dönemleri kapanmış, Türk tarihinde yepyeni bir dönem başlamıştır. Aziz Atatürk’ün veciz sözleriyle ifade edildiği üzere, Türkiye Cumhuriyeti, cihanda işgal ettiği mevkiye layık olduğunu eserleriyle ispat etmek için ebediyet güzergâhında harekete geçmiştir.”

“Evvelemirde Allah’ın inayetine, hemen ardından milletimizin azim ve kararlılığına dayanan Milli Mücadele kahramanları, bir yanda zaferlerin düğümünü çözerken, diğer yanda Cumhuriyet’in fazilet ve fikrini duru vicdanlarında cem ederek yepyeni bir çığırın açılışını bilek ve inanç kudretiyle hayata geçirmişlerdir.”

“HALA VE İNATLA TERÖR DİLİNE SAPLANIP KALANLAR DOĞRU YOLDA DEĞİLDİR”

“Haksızlığa, hayasızlığa ve en şedit saldırılara karşı cephe cephe kazanılmış zaferlerle çatısı örülen Türkiye Cumhuriyeti’nin nefsine ve yabancı telkinlere esir düşenlerin elinde oyuncak olmasına rızamız olmayacaktır. Tarihin hiçbir etabında dış düşmanlardan merhamet dilenmeyen Türk milleti, içimize sızmış ve sirayet etmiş azgın işbirlikçilere, onların sonu gelmez tahrik ve tahribatlarına, aynı şekilde hain emel ve hedeflerine asla taviz vermeyecek ve teslim olmayacaktır.”

“Türk milletinin uzanan müşfik ve hoşgörülü elini hala idrak edememiş, manasını kavrayamamış, maksadını anlayamamış siyasi güruhun provokatif açıklamaları, hiçbir değer hükmüyle izah edilemeyecek sakat pozisyonları, yapıcı olmadığı gibi, tam tersine sorumsuz ve yıkıcı bir mahiyet taşımaktadır.”

“Güney Kürdistan tanımıyla kuzeyini tescilleme arayışına girenlerin son şanslarını kullanmaktan özenle imtina etmeleri, ısrarla ayrıştırıcı ve bölücü üsluba sarılmaları bir hezeyan olmakla birlikte; sahte demokrat, sanal özgürlük ve temelsiz halklar ezberlerini hurdaya çıkarmaktadır.”

“Ülkemizin komşu coğrafyaları kaynayıp kaosa sürüklenmişken, milli birlik ve kardeşlik tebliğimize direnenler, hala ve inatla terör diline saplanıp kalanlar doğru yolda değildir; sabır ve sebat eşiklerini zorladıklarını görmek mecburiyetindedir.”

TUSAŞ SALDIRISI

“Türkiye Cumhuriyeti’nin bir Kürt sorunu yoktur, asla da olmayacaktır. Türkiye Cumhuriyeti’nin etnik veya mezhebi bir ağırlığı ve açmazı yoktur. Var olan sorun, bölücü terör sorunudur; kaldı ki bu ihanetin kökü muhakkak surette kazınacaktır.”

“TUSAŞ tesislerine kadar gelip beş kardeşimizi şehit eden teröristler, bölücü terör örgütüyle ve terörizm patentini kontrolünde tutan bölgesel ve küresel odaklarla yollarını ayırmayan kim veya kimler varsa, demokrasi ve insanlık düşmanlığı ortak paydasında buluşmaları kaçınılmaz bir akıbet olacaktır.”

“Terör ve bölücülüğü sadece hayatımızdan değil, milli hafızadan da söküp atma hedefinden cayma, sapma ve savrulma söz konusu değildir. Şayet buna direnç gösterilirse, eski usul mücadele stratejilerinden çok daha sert, seri ve şiddetli yöntemlerin devreye alınması mukadder hale gelmeli, hiç kimsenin de gözünün yaşına bakılmamalıdır.”

“Türkiye Cumhuriyeti, lütufla, bağışla, ihsanla, ikramla veya piyangodan çekilişle kazanılmamıştır. İç ve dış müstevli cephesinin mütecaviz tahakkümleriyle sarsılmayacak, sonsuzluk istikametindeki bağımsız ilerleyişinden kesinlikle vazgeçmeyecektir.”

“Milli birlik ve beraberlik şuurunun perçinlenmesi gereken bugünlerde, herkesin devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne önşartsız bağlılığı, samimi dileğimdir. Bin yıllık kardeşliği yaşayıp yaşatarak Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın sütunlarını elbirliğiyle, vicdan ve irade birliğiyle inşa edeceğimize inancım tamdır.”

“Temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar var olacak, vatan ve millet sevdalılarının emsalsiz mücadeleleriyle korunup kollanacaktır.”

“Bu duygu ve düşüncelerle, Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi, ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Milli Mücadele kahramanlarını, TUSAŞ saldırısında şehit olan kardeşlerimizi ve tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Cenab-ı Allah hepsinden razı olsun. Büyük Türk milletinin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyor, en kalbi selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”