Raylı sistemler alanında dünya devlerinden Alstom, geçtiğimiz yıl Bursa’da kurduğu ileri teknoloji fabrikasının ardından, şimdi de Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki stratejik Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı projesinde önemli bir görev üstlendi. Şirket, toplam 659 milyon dolarlık bu projede, tünel altyapısına yönelik rijit katener sistemini sağlayacak.
Alstom’un Türkiye’deki Yatırımları ve Stratejik Konumu
Alstom, 2024 yılında Bursa’da Duray Ulaşım Sistemleri’ni satın alarak “Alstom İleri Endüstri Merkezi”ni faaliyete geçirmişti. Bu merkez, raylı ulaşım komponentleri üretiminde kritik bir rol oynarken, Afrika, Orta Doğu ve Orta Asya’daki demiryolu projelerine de katkı sunmayı hedefliyordu. Şirketin Türkiye Genel Müdürü Kerem Bugay, bu yatırımı “Türkiye’nin modern raylı sistem hedeflerine katkı” olarak tanımlamış ve Avrupa projelerine hizmet verecek bir üretim üssü hedeflediklerini vurgulamıştı.
Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı: İlk Büyük Meyve
Alstom’un Türkiye’deki bu yatırımının ilk büyük meyvesi, Türkiye’nin AB ile entegrasyonunu ve Yeşil Mutabakat hedeflerini destekleyen Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Projesi oldu.
Alstom, İstanbul’un yoğun yapılaşmış bölgelerinin altından geçecek iki adet 7 kilometrelik tünel için özel sistemler tedarik edecek. Bu sistemler, yangına dayanıklı, düşük bakım gereksinimli ve dar alanlarda yüksek verim sunan rijit katener sistemleri olacak. Sistemin ekipmanları, şirketin İtalya’daki Valmadrera tesislerinde üretilecek.
Projenin Hedefleri ve Uluslararası Önemi
Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı projesiyle trenlerin saatte 200 kilometre hıza ulaşması hedefleniyor. Bu sayede yolcu kapasitesinde %80, yük taşımada ise %45 artış bekleniyor. Proje, sadece Türkiye için değil, bölgesel ve uluslararası ulaşım ağları için de büyük önem taşıyor:
- Hem karayolu trafiği azalacak hem de karbon emisyonları düşecek, bu da çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlayacak.
- Türkiye’nin Avrupa ile demiryolu entegrasyonunu sağlayacak bu hat, aynı zamanda Trans-Avrupa Ulaşım Ağı (TEN-T) ve Demir İpek Yolu’nun da önemli bir parçası olacak.
Bu proje, Alstom’un küresel uzmanlığı ile Türkiye’nin hızla gelişen demiryolu altyapısını bir araya getirerek, hem yerel ekonomiye hem de uluslararası ulaşım ağlarına önemli katkılar sunmayı vaat ediyor.