Beyaz Saray’ın ABD’nin Ukrayna’ya yaptığı bazı askeri yardımları askıya aldığını doğrulamasının ardından, Pentagon’un baş sözcüsü Sean Parnell, bu kararın ABD’nin dünya genelindeki ülkelere verdiği askeri desteğin daha geniş bir şekilde incelenmesi sonucunda alındığını açıkladı. Parnell, Çarşamba günü yaptığı ilk bağımsız brifinginde, “Dünyanın her yerindeki herkese silah veremeyiz. Amerika’ya dikkat etmeli ve vatanımızı savunmalıyız” dedi.
Yardımların Askıya Alınma Gerekçesi ve Kapsamı
Salı günü Politico ve diğer yayın kuruluşları, Pentagon’un politika şefi Elbridge Colby liderliğindeki bir incelemenin ardından ABD’nin Ukrayna’ya hayati önem taşıyan hava savunma füzeleri de dahil olmak üzere bazı mühimmatların teslimatını durdurduğunu bildirmişti. Beyaz Saray’dan bir sözcü de bu haberi doğrulayarak, aranın, Pentagon’un diğer ülkelere yapılan Amerikan askeri yardımlarını incelemeyi tamamlamasının ardından verildiğini ve “kararın Amerika’nın çıkarlarını ön planda tutma” yönünde olduğunu belirtti.
Parnell Çarşamba günü incelemenin hala sürdüğünü söyledi ancak hangi silahların etkilendiğini, kimin ara emrini verdiğini ve Pentagon’un incelemesine kimin liderlik ettiğini açıklamadı. Ayrıca bu incelemenin ne zaman sona ereceği veya İsrail ve Tayvan gibi askeri ekipman sağlanan diğer ülkelerin bu durumdan etkilenip etkilenmeyeceği de henüz belli değil. Parnell, “İşimizin bir parçası, başkana sahip olduğumuz mühimmat miktarını ve bunları nereye gönderdiğimizi değerlendirmek için kullanabileceği bir çerçeve sunmak. Bu inceleme süreci şu anda gerçekleşiyor,” diye ekledi.
Önceliklerin Yeniden Belirlenmesi ve Trump Yönetiminin Yaklaşımı
Elbridge Colby ve onun altında görev yapan birçok siyaset yetkilisi, göreve gelmeden önce Pentagon’un Ukrayna’yı destekleyerek zaten zayıf olan stoklarını daha da tükettiğini ve Hint-Pasifik’te Çin ile yaşanabilecek olası bir çatışmaya daha fazla öncelik vermesi gerektiğini savunmuştu. Ancak Trump yönetimi, göreve başlayalı altı ay olmasına rağmen, esas olarak Ortadoğu’ya odaklanmış durumda. Yemen’de İran destekli Husi isyancılarına karşı yoğun bir bombalama kampanyası yürütülürken, Haziran ayında İran’ın nükleer tesislerine yönelik büyük çaplı hava saldırıları düzenlenmişti.
Yönetime yönelik yabancı askeri satışlar da devam etti; bunlar arasında Pazartesi günü İsrail’e onaylanan 500 milyon dolarlık mühimmat paketi de yer alıyor. Geçtiğimiz hafta ordunun gecikmiş bütçe talebini gündeme getiren üst düzey bir savunma yetkilisi, Pentagon’un Ukrayna’ya sağlanan uzun vadeli yardım programı da dahil olmak üzere dış desteğini gözden geçirdiğini ancak bunun sonucunda kesildiğini söyledi. İsminin açıklanmaması koşuluyla konuşan yetkili, “Bütçe sürecimizle birlikte, yönettikleri dış yardım programlarına bakmak ve hangilerinin artık bu yönetimle uyumlu olmadığına karar vermek için bir süreç yürüttüler” dedi.
Ukrayna’ya Destekteki Dalgalanmalar
Trump yönetimi, Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskyy’nin Oval Ofis’e yaptığı ve bağırış çağırışla sonuçlanan bir ziyaretin ardından Mart ayında ABD’nin Ukrayna’ya askeri desteğini dondurmuştu. Bu duraklama, Ukrayna ile istihbarat paylaşımını da içeriyordu, ancak yalnızca bir hafta sürmüştü.
Başkan Donald Trump, o tarihten bu yana savaşa ilişkin tavrını yumuşatmış gibi görünüyor. Ukrayna ile uzun zamandır beklenen kritik mineraller anlaşmasını imzalamış ve geçen hafta NATO zirvesinde gazetecilere, Kiev’e daha fazla hava savunma aracı göndermeyi düşündüğünü söylemişti. Trump, çok arzulanan Patriot füze savunma sistemleri hakkında, “Bazılarını kullanıma sunup sunamayacağımıza bakacağız,” dedi. “Biliyorsunuz, bunları elde etmek çok zor. Bizim de onlara ihtiyacımız var.”
Ukrayna, savaş boyunca şehirlerini Rusya’nın füze ve insansız hava aracı saldırılarından daha iyi koruyabilmek için bu hava savunma füzelerinin en büyük öncelikleri olduğunu belirtmişti. ABD’nin askeri yardım politikalarındaki bu inceleme ve değişiklikler, Ukrayna’nın savunma kapasitesi ve bölgesel güvenlik dengeleri üzerinde önemli etkilere sahip olabilir.