İBB, Çiftçilere Yönelik Kışlık Sebze Fidesi Desteğini Sürdürüyor

İBB, Çiftçilere Yönelik Kışlık Sebze Fidesi Desteğini Sürdürüyor - RayHaber
İBB, Çiftçilere Yönelik Kışlık Sebze Fidesi Desteğini Sürdürüyor - RayHaber

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), 2020 yılından bu yana kentteki çiftçilere yönelik başlattığı ve her geçen yıl daha da genişlettiği kapsamlı destek programlarıyla tarımı yeniden canlandırıyor. Bu stratejik hamle, İstanbullu üreticilerin maliyetlerini düşürmeyi, tarımdan kopanları yeniden toprağa döndürmeyi ve kentin tarım alanlarının betonlaşmasını önlemeyi amaçlıyor. Yaklaşık beş yıldır aralıksız sürdürülen bu destekler, son olarak düzenlenen “Kışlık Sebze Fidesi Dağıtım Töreni” ile bir kez daha gündeme geldi. Törende konuşan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, belediyenin bu programlarla tüm Türkiye’ye örnek olduğunu vurguladı.

Çiftçi Desteklerinin Arka Planı ve Hedefleri

İstanbul’da ve genel olarak Türkiye’de tarım, yüksek maliyetler ve düşük alım ücretleri gibi sorunlarla mücadele ediyor. Bu zorluklar, gençlerin tarımdan uzaklaşmasına ve çiftçiliğin yaş ortalamasının yükselmesine neden oluyor. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk‘ün “Memleketimiz, çiftçilerin memleketidir” sözüne atıfta bulunan Aslan, İBB’nin bu durumun bilincinde olduğunu belirtti. Yüksek maliyetlerin çiftçinin belini büktüğünü ve pazar tezgahlarının eski canlılığını kaybettiğini söyleyen Aslan, “Halkçı belediyecilik anlayışımız ve Ekrem Başkanımızın vizyonuyla, İstanbullu çiftçilerin girdi maliyetlerini azaltmak ve tarımsal üretimden çekilenleri tekrar toprağa teşvik etmek hedefiyle harekete geçtik” ifadelerini kullandı. Bu vizyon, bir kentin ancak üreticisi güçlüyse güçlü kalabileceği inancına dayanıyor.

İBB’nin tarımsal destekleri, sadece ekonomik bir yardım değil, aynı zamanda şehrin gıda güvenliğini sağlama ve tarım arazilerini koruma misyonunu taşıyor. Bu sayede, tarım alanlarının betonlaşmaya karşı korunması ve gıdanın yerinde üretilmesi teşvik ediliyor. Başlatılan programlar, üreticileri destekleyerek hem sosyal hem de ekonomik kalkınmaya katkı sağlamayı amaçlıyor.

Somut Rakamlarla İBB’nin Tarımsal Destekleri

İBB’nin çiftçilere sağladığı destekler, somut rakamlarla başarısını ortaya koyuyor. Bugüne kadar yüzde 100 hibeyle gerçekleştirilen destekler, şehrin tarımsal alanlarının yaklaşık yüzde 25’ine dokunarak 191.258 dekar alanda uygulandı. Destek verilen çiftçi sayısı, 2020 yılında 693 iken, bugün 9.843‘e çıkarak büyük bir artış gösterdi.

Kışlık sebze fidesi dağıtım programı ise 2021 yılında başlatıldı ve aralıksız devam ediyor. Bu yıl toplam 1.754 çiftçiye 7.861.000 adet brokoli, karnabahar, kıvırcık marul, kara lahana, beyaz lahana ve kırmızı lahana fidesi desteği sunuldu. İBB’nin 2020’den bugüne kadar dağıttığı yazlık ve kışlık sebze fidesi sayısı ise 70 milyon adede ulaştı.

Fide desteğinin yanı sıra, çiftçilere sağlanan diğer kapsamlı destekler arasında şunlar yer alıyor:

  • Tohumlar: 12.367 torba yağlık ayçiçeği tohumu, 3,078,875 kg ekmeklik buğday tohumu, 1,262,850 kg arpa tohumu, 395,200 kg yulaf tohumu, 25,250 kg bakliyat tohumu ve 7.374 torba silajlık mısır tohumu.
  • Yemler: 4,998,500 kg kuzu besi yemi, 6,153,400 kg büyükbaş sığır ve manda süt yemi ile 197,400 kg arı yemi.
  • Maddi ve Teknik Destekler: 963,515 lt mazot, 234,300 kg kompoze gübre, 74,450 kg toz gübre.
  • Tarımsal Materyaller: 361,6 km damla sulama hortumu ve 2,747 km malç naylonu.

Bu kapsamlı destek listesi, İBB’nin çiftçilerin üretim süreçlerinin her aşamasında onlara destek olmayı hedeflediğini gösteriyor.

Sürdürülebilir Üretim ve Gelecek Vizyonu

İBB’nin tarım alanındaki en iddialı hedeflerinden biri, destek verdiği üretici sayısını bugünkü 9.843’ten 25.000’e çıkarmak. Bu hedef, İstanbul’un tarımsal potansiyelini tam olarak kullanma ve gıda tedarik zincirinde kendine yeterliliği artırma vizyonunun bir parçasıdır.

İBB, üreticilerin emeği ve belediyenin sağladığı desteklerle İstanbul’da tarımı yeniden canlandırdı ve bu canlanmayı devam ettirme kararlılığında. Sağlanan hibe ve destekler, sadece çiftçilerin mali yükünü hafifletmekle kalmıyor, aynı zamanda genç nesilleri tarıma teşvik ederek köylerin ve tarlaların boş kalmasını önlemeye de yardımcı oluyor. Bu yaklaşım, toprağın bereketini koruyarak gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakma sorumluluğunun bir göstergesi olarak kabul ediliyor.