Suudi Arabistan ve Pakistan, artan bölgesel gerginlikler ve ABD’nin bölgedeki rolüne dair duyulan endişeler üzerine, onlarca yıldır süregelen güvenlik ortaklıklarını daha da güçlendiren bir savunma paktı imzaladı. The Guardian’ın haberine göre, bu anlaşma özellikle Arap ülkelerinin ABD’nin güvenlik garantörü rolüne olan güveninin sarsıldığı bir dönemde gerçekleşti. İsrail’in geçtiğimiz hafta Katar’a düzenlediği saldırı, bu endişeleri daha da artırdı.
Anlaşmanın zamanlamasına ilişkin konuşan üst düzey bir Suudi yetkili, bu paktın belirli bir olaya tepki olarak imzalanmadığını belirtti. Yetkili, “Bu anlaşma, yıllar süren tartışmaların bir sonucudur. Bu, iki ülke arasındaki uzun süreli ve derin iş birliğinin kurumsallaşmasıdır” dedi.
Bölgesel Hesaplar Yeniden Şekilleniyor
Çarşamba günü imzalanan anlaşma, Ortadoğu’daki stratejik dengeleri değiştirebilir. Washington’ın müttefiki olan Körfez monarşileri, uzun süredir devam eden güvenlik endişelerini gidermek için hem İran hem de İsrail ile ilişkileri normalleştirmeye çalışıyordu. Ancak Gazze’deki savaş, bölgedeki dengeleri altüst etti ve Körfez ülkesi Katar, bir yıl içinde hem İran hem de İsrail tarafından doğrudan saldırıya uğradı.
Nükleer Şemsiye ve Hindistan İlişkisi
Anlaşmanın detayları hakkında konuşan Suudi yetkili, Pakistan’ın nükleer bir güç olan rakibi Hindistan ile ilişkileri dengeleme konusunu da kabul etti. Yetkili, “Hindistan ile ilişkilerimiz her zamankinden daha güçlü. Bu ilişkiyi geliştirmeye ve bölgesel barışa elimizden geldiğince katkıda bulunmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Pakistan’ın Suudi Arabistan’a nükleer şemsiye sağlamak zorunda olup olmadığı sorusuna ise yetkili, “Bu, tüm askeri araçları kapsayan kapsamlı bir savunma anlaşmasıdır” yanıtını verdi. Bu açıklama, paktın nükleer bir boyuta sahip olabileceği yönündeki spekülasyonları artırdı. Anlaşmanın tam kapsamı ve bölgedeki yansımaları önümüzdeki dönemde daha net ortaya çıkacak.