İnsanlar uzun zamandır Ay’ın dolunay döneminde yaşanan depremlerde artış olduğunu iddia ediyor. Bu görüş, gözlemlere dayanarak ve insanların dikkatini çeken bazı doğal olayların etkisiyle popüler hale gelmiş durumda. Dolunay gecelerinde, Ay’ın Dünya üzerindeki çekim kuvvetinin daha belirgin olduğu düşünülüyor, bu da bazı kişilere göre deprem aktivitesini etkiliyor gibi görünebilir. Ancak bilimsel çalışmalar, bu ilişkinin gerçekliğini anlamak adına önemli bilgiler sunuyor.
Ay’ın Dünya üzerindeki etkisi, özellikle okyanuslarda belirgin gelgit hareketlerine neden olur. Bu hareketler birkaç metre yüksekliğe ulaşabilir. Ancak, kara yüzeyinde oluşan deformasyon çok daha küçük seviyededir. Ay’ın yerçekimi, kara parçalarını sadece birkaç milimetre kadar esnetir. Bu minimal değişiklikler, büyük depremlere ve enerjinin hızlı boşalmasına neden olmaya yetmez. Depremlerin oluşması, genellikle yer kabuğundaki levha hareketleri ve bu hareketlerin sonucunda biriken gerilimlerle ilgilidir.
Bilimsel araştırmalar, Ay’ın çekim gücünün bu gerilimi belirgin şekilde artırmadığını ortaya koyuyor. Dolunay sırasında, Ay ve Dünya arasındaki çekim kuvveti farklılık gösterir; bu, sadece Ay’ın Güneş’ten aldığı ışığı yansıttığı konum nedeniyle olur. Çekim kuvvetini etkileyen ana faktör ise Ay’ın Dünya’ya olan uzaklığıdır. Bu uzaklık perigee olarak adlandırılan en yakın konumda biraz azalır ve çekim kuvveti artar; fakat bu artış bile depremleri tetikleyecek kadar büyük değildir.
Deprem olaylarının sayısında, dolunay dönemleriyle doğrudan bir ilişki bulunmamaktadır. Uzun yıllara dayanan istatistikler ve farklı kıtalarda alınan jeolojik veriler, bu analizin doğruluğunu destekler niteliktedir. Ayrıca, çoğu zaman insanların dolunay gecelerinde yaşanan depremleri daha iyi hatırlamasıyla ilgilidir; çünkü görünen ve dikkat çeken bu doğal olay, hafızada daha kalıcı yer eder. Aynı büyüklükteki bir depremin dolunay olmayan zamanlarda yaşanması, genellikle daha az dikkat çeker ve böylece algı farklılık gösterebilir.
İç yapının dinamikleri, depremlerin temel belirleyicisidir. Dünya’nın levha sınırlarında biriken gerilim, belirli bir noktaya ulaştığında kırılma meydana gelir. Bu süreç, tamamen Dünya’nın iç dinamiklerine bağlıdır ve Ay’ın çekim gücü bu büyük gerilim birikimini değiştirmeye yetmez. Bu nedenle, deprem büyüklüğü ve zamanlaması, Dünya’nın tektonik hareketleriyle yakından ilgilidir ve dolunay evresiyle doğrudan bir bağlantı kurulamamaktadır.