Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun Eşitlik, Hazırlıklılık ve Kriz Yönetiminden Sorumlu Üyesi Hadja Lahbib, Brüksel’de gerçekleştirdiği basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Lahbib, özellikle Ekim 2025’te ilan edilen ateşkes sonrasında Gazze’de yaşanan trajedilere vurgu yaparak, sivil kayıplarının 500’ü aştığını ve barış yolundaki en büyük arzularının tam anlamıyla bir ateşkesin sağlanması ve kalıcı bir barış planının hayata geçirilmesi olduğunu belirtti.
Gazze’de sürdürülen insani yardım çalışmalarını engelleyen uluslararası hukuka aykırı adımlar da gündeme getirildi. Lahbib, İsrail’in 20 Ocak’ta Doğu Kudüs’te UNRWA’ya ait genel merkezi baskın yaparak tesisleri yıkmasını “uluslararası hukukun açık ihlali” olarak nitelendirdi ve tüm ülkelerin hukuk kurallarına uyması gerektiğine değindi. Ayrıca, insani yardımın önündeki engelleri kaldırmak için tüm geçiş noktalarının açılması gerektiğinin altını çizdi. Bu süreçte, Gazze’ye ulaşması planlanan yardım tırlarının sayısının 250’den fazla olması gerektiğini ve mevcut koşulların bunun önünde önemli bir engel oluşturduğunu vurguladı.
Yaptırımlar ve Uluslararası Görüşler
AB’nin İsrail’e yönelik olası yaptırımlar konusu ise dikkat çekiyor. Lahbib, AB Komisyonu’nun çeşitli yaptırım önerileri hazırladığını, ancak bu önerilerin yürürlüğe girmesi için üye ülkelerin oy birliği ile karar vermesi gerektiğini söyledi. Şu aşamada, üye ülkeler arasında fikir birliği sağlanamadığından kararın alınamadığını belirtti. Yine de, konusunda fikir birliği sağlanması halinde yaptırımların gündemde kalmaya devam edeceğine vurgu yaptı.
Filistin’in yeniden inşasının uzun vadeli ve kapsamlı bir stratejiyle desteklenmesi gerektiğinin altını çizen Lahbib, “Filistinliler olmadan bölgenin geleceği şekillenemez. Sadece insani yardımlar sorunları hafifletir, kalıcı barış ve gelişim için daha büyük adımlar atmak zorundayız” diye ekledi.
Yaptırım Çalışmalarının Güncel Durumu
AB Komisyonu, yaklaşık iki yıl sonra ilk kez 10 Eylül’de üye ülkelere İsrail’e yönelik yeni yaptırım önerilerini iletti. Bu öneriler arasında, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması kapsamında malların serbest dolaşımının askıya alınması, gümrük vergilerinin uygulanması ve şiddet olaylarıyla bağlantılı isimlere yönelik yeni kısıtlamalar yer alıyor.
Son gelişmeler, özellikle ateşkesin ihlal edilmesi ve sivil kayıplarının artması halinde, İsrail’e karşı uygulanacak yaptırımların yeniden gündeme gelebileceğine işaret ediyor. AB yetkilileri, uzun vadeli çözüm ve barış için bütün seçenekleri masada tutmayı sürdürüyorlar.