Almanya’da ulaşım altyapısında stratejik bir dönüşümün kapıları aralanıyor. Yıllardır kaderine terk edilen demir yolu hatları, sürdürülebilir ulaşım vizyonu çerçevesinde yeniden canlanıyor. Allianz pro Schiene tarafından paylaşılan son verilere göre, 2035 yılına kadar 900 kilometreden fazla atıl hattın raylara geri kazandırılması hedefleniyor.
50’den Fazla Güzergâh Ağlara Bağlanıyor
Sürecin detaylarını paylaşan uzman Holger Krawinkel, önümüzdeki 10 yıl içinde 50’den fazla hattın devreye alınabileceğini müjdeledi. Krawinkel’e göre, bu projelerin 300 kilometrelik kısmı önümüzdeki 5 yıl içinde tamamlanacak seviyeye ulaştı. Birçok projenin onay süreçlerinin bitmiş olması, “hızlı geri dönüş” beklentisini güçlendiriyor.
Liderlik Aşağı Saksonya ve KRV’de
Eyalet bazlı verilere bakıldığında, projelerin ilerleme hızı bölgesel farklılıklar gösteriyor: Aşağı Saksonya: 107 kilometre ile lider konumda. Kuzey Ren-Vestfalya (KRV): 58 kilometre. Bavyera: 54 kilometre. Daha uzun vadede ise Rheinland-Pfalz (176 km) ve Baden-Württemberg (127 km) toplam uzunlukta öne çıkması beklenen eyaletler arasında yer alıyor.
Finansman İki Katına Çıkarıldı
Demir yollarındaki bu ivmenin arkasında yatan temel güç, artırılan bütçe oldu. Allianz pro Schiene Genel Müdürü Dirk Flege, belediye finansman yasası kapsamındaki kaynağın 1 milyar avrodan 2 milyar avroya çıkarılmasının süreci hızlandırdığını belirtti. Bu bütçe artışı, maliyet yükü nedeniyle bekletilen birçok yerel projenin önünü açtı.
Sadece Yolcu Değil, Lojistik Güç
Projeler yalnızca yolcu taşımacılığını hedeflemiyor. Worms-Kaiserslautern ve Eifelquerbahn gibi hatların, yük taşımacılığı için kritik alternatif rotalar oluşturması planlanıyor. Bu sayede ana hatlardaki yoğunluğun azaltılması ve ulaşım ağının dayanıklılığının artırılması amaçlanıyor.
Sürdürülebilirlik İçin Ek Kaynak Çağrısı
Sürecin başarısı için Yeşiller Partisi ve yolcu derneklerinden ortak bir çağrı geldi: Hatları sadece açmak yetmiyor. Pro Bahn Başkanı Lukas Iffländer ve uzman Matthias Gastel, yeni hatlarda işletme maliyetlerinin karşılanabilmesi için federal hükümetin eyaletlere sağladığı bölgesel ulaşım fonlarını artırması gerektiğini vurguladı.