Brezilya’da Instituto Jô Clemente (IJC) ile Alstom Vakfı iş birliğinde yürütülen “Kapsayıcılık için Sanal Gerçeklik” projesi, zihinsel engelli ve otizm spektrum bozukluğu (OSB) bulunan bireylerin toplu taşımada daha bağımsız hareket edebilmesini desteklemek amacıyla genişletiliyor. 2023 yılında başlatılan girişimin ikinci aşamasında daha uzun ve karmaşık metro yolculukları sanal ortamda canlandırılıyor.
Daha Karmaşık Metro Yolculukları Simüle Ediliyor
Projenin yeni aşamasında katılımcılar, farklı metro hatları arasında aktarma yapmayı ve günlük yaşamda işe veya okula ulaşım sırasında karşılaşabilecekleri durumları sanal gerçeklik ortamında deneyimliyor.
Mevcut uygulamada Instituto Jô Clemente’nin genel merkezi ile Santa Cruz İstasyonu arasındaki güzergah simüle edilirken, yeni senaryoda Ana Rosa İstasyonu’nda 1 No’lu Mavi Hat’tan, Consolação İstasyonu’nda ise 2 No’lu Yeşil Hat’tan aktarma yapılarak 4 No’lu Sarı Hat üzerindeki Faria Lima İstasyonu’na ulaşılması canlandırılıyor.
Faria Lima bölgesi, São Paulo’nun önemli iş ve istihdam merkezlerinden biri olması nedeniyle yeni senaryonun özellikle günlük işe ulaşım becerilerinin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.
Teknolojiyle Bağımsızlık Destekleniyor
Sanal gerçeklik uygulaması, katılımcıların toplu taşıma kullanırken karşılaşabilecekleri durumları güvenli ve kontrollü bir ortamda tekrar tekrar deneyimlemesine imkan tanıyor.
Eğitimlerde trenlere binme ve inme, istasyon içerisinde yön bulma, tabelaları takip etme, çevresel unsurları algılama, zamanı yönetme ve karşılaşılan durumlarda karar verme gibi beceriler üzerinde çalışılıyor.
Katılımcıların deneyimleri kendi ihtiyaçlarına ve öğrenme hızlarına göre uyarlanırken, gerçek ulaşım ortamında karşılaşılabilecek zorlukların önceden çalışılması amaçlanıyor.
900’den Fazla Kişiye Ulaşıldı
Vila Clementino bölgesinde faaliyet gösteren Instituto Jô Clemente bünyesindeki özel sanal gerçeklik odası, projenin uygulama merkezi olarak kullanılıyor. Girişim São Paulo Metrosu ve Motiva’nın da desteğini alıyor.
Projenin başlangıcından bu yana zihinsel engelli ve OSB bulunan 900’den fazla kişi çalışmalara katıldı. Katılımcıların aileleri, bakıcıları ve destek ağlarında yer alan yaklaşık 1.800 kişi de girişimden dolaylı olarak yararlandı.
Çalışmaların yalnızca toplu taşımada bağımsızlığı değil, eğitim ve istihdama erişimi de desteklemesi hedefleniyor.
2026 Sonuna Kadar Yeni Senaryolar Eklenecek
Projenin 2026 yılı sonuna kadar geliştirilerek metro istasyonlarının dışındaki günlük yaşam durumlarını da kapsaması planlanıyor.
Yeni simülasyonlarda cadde geçişleri, kamusal alanlarda yön bulma, ticari bölgelerde hareket etme ve işe veya okula gidip gelirken karşılaşılabilecek diğer günlük koşulların sanal ortamda canlandırılması hedefleniyor.
Böylece eğitimlerin yalnızca istasyon ve tren kullanımına değil, baştan sona kentsel hareketliliğe yönelik bir hazırlık programına dönüştürülmesi amaçlanıyor.
Kapsayıcı Ulaşım İçin Yeni Bir Eğitim Modeli
Instituto Jô Clemente’de Uzun Ömür Hizmeti Sorumlusu Ricardo Valverde, sanal gerçekliğin karmaşık günlük durumların güvenli bir ortamda deneyimlenmesine olanak sağladığını belirterek, teknolojinin bireylerin bağımsız yaşam ve çalışma hayatına katılımı için gerekli becerileri geliştirmesine yardımcı olduğunu ifade etti.
Alstom Vakfı Kurumsal Sosyal Sorumluluk Direktörü ve Genel Sekreteri Anne-Cécile Barbier ise teknolojinin eşitsizlikleri azaltma ve fırsatları genişletme konusunda önemli bir araç olabileceğini söyledi.
“Kapsayıcılık için Sanal Gerçeklik” projesinin genişletilmesiyle, engelli bireylerin toplu taşıma kullanımında daha fazla deneyim kazanması, günlük hareketliliklerini bağımsız biçimde gerçekleştirebilmesi ve eğitim ile istihdam olanaklarına erişimlerinin desteklenmesi hedefleniyor.