3. Köprü Projesi Değerlendirme Raporu



  1. Köprü Projesi Değerlendirme Raporu :Doğayla iç içe yaşayan insanların yollarına çıkan akarsuları aşmak için nehirlere
    yatırdıkları ağaç dalları ile tarihteki yerini almaya başlayan köprülerin suyla ayrılmış yakaları, dik yamaçları ve derin vadileri geçmemizi sağlayan temel ulaşım çözümlerinin başında yer aldığı süreç; insanların yaşam alanları, sosyo-ekonomik ilişkileri ve hareketliliklerindeki değişimlere de ayak uydurmuştur tarih boyunca. Bu süreçte farklılaşan yapısal özellikler, işçilik, mühendislik çözümleri ve teknolojik ilerlemelere rağmen değişmeyen tek şey köprülerin yapılış amacı olmuştur: Salt insanların ve insana dair hizmetlerin erişimini sağlamak. Tıpkı Karadeniz’deki engebeli köy yollarını derelerin üzerinden geçiren asma köprüler, Mezopotamya’dan Anadolu içlerine ilerleyen İpek Yolu’nun ticareti kolaylaştıran taş kemerli köprüleri, Doğu Anadolu’nun derin vadilerindeki nehir yataklarını aşan demiryolu köprüleri ve eski ile yeni kent dokularını birbirinden ayıran ırmakların üzerinde kurulmuş betonarme köprüler gibi…

Köprüler, okuluna varmak isteyen çocuklar dereyi aşıyorsa; ürünü ve geliri adil paylaşılan bir ticareti kolaylaştırıyorsa; köylüye şehre giden yolu kısaltıyorsa; kısacası insanların doğayla iç içe, daha ekonomik ve sosyal erişimini sağlayabiliyorsa amacına ulaşmış ve savunulabilirdir. Ancak İstanbul gibi içinden deniz geçen bir kentin iki yakasını birleştiren ve neredeyse her 10 yılda bir yenisinin yapılmak istendiği köprüler diğerleri kadar masum ve savunulabilir mi? Yanıtın önemi, bu kentin son derece hassas bir coğrafyada, sürekli artan nüfus ve yapılaşma baskısıyla doğal değerlerini kaybetme riski taşıyan eşsiz bir konum ve öneme sahip olmasındandır. Hal böyle olunca, İstanbul’un iki yakası arasında yapılan ilk iki köprünün kente ne gibi etkilerinin olduğunun yeterince iyi anlaşılması, yapımı düşünülen 3. ve belki 4. köprülerin daha bilinçli değerlendirilmesini sağlayacaktır.

  1. Köprü Projesi’nin fiziksel, çevresel, sosyal, hukuksal ve ekonomik başlıklar altında çok boyutlu değerlendirilmesiyle ve İstanbul için gerekli ulaşım sistemindeki yeri dikkate alındığı takdirde, merkezi ve yerel yönetimlerin mevcut kabulleri ve karar alma süreçlerinin aksine daha sağlıklı ve ayakları yere basan bir sonuç ortaya konulabilecektir.

İstanbul’un ulaşım probleminin kaynağının yeni bir köprü ihtiyacında olup olmadığın ıbilimsel bir yaklaşım ve savunulabilir bir dille ortaya koymaya çalışan bu rapor çalışması,gerek ulaşımda yaşanan problemlere kapsamlı bir sistem yaklaşımı ile çözüm getiren,gerekse boğaz geçişlerinde yeni karayolu köprüleri yerine daha ekonomik, daha adil,çevreye ve insan yaşamına daha duyarlı ve sürdürülebilir başka çözüm alternatiflerininde varlığını ortaya koyan ortak bir iradenin ürünüdür. TMMOB Şehir Plancıları Odası (ŞPO) İstanbul Şubesi öncülüğünde kurulan 3. Köprü Çalışma Komisyonu’na üye onlarca akademisyen, ilgili meslek odalarından uzmanlar, gazeteci, araştırmacı ve STK temsilcilerinin katkılarıyla hazırlanan bu çalışma, 3. Köprü Projesi’ne ilişkin gündemi bilimsel tabanlı ve daha gerçekçi bir dille yeniden canlandırmayı ve bu süreci daha geniş kitlelerle paylaşabilmeyi amaçlamaktadır.

Önyargılardan arınmış olarak ele alındığında bizleri, İstanbul’un geleceğini olumsuz yönde ve kökten değiştirecek bir senaryonun tercihiyle baş başa bırakan 3. Köprü Projesi’ne karşı bu raporda anlatılan mücadeleye ortak olan ve benzer mücadeleler içinde yer alan tüm insanlara ve ortaya koyulan emeklere teşekkürlerimizle.

Yazının devamını okumak için BURAYA Tıklayın

Reklamlar