Geçen gün bir Sosyal Paylaşım sitesinde TRT Belgesel’inde de yayınlanmış “USTALIKTA GEÇMİŞ ZAMAN” videosunu izlerken bazı yazılı olmayan kuralların, çalışma hayatı içinde ne kadar da önemli rol oynadığı tesbitine vardım.İnsanlar toplum olma kurgusu içinde ister yaşam, ister çalışma hayatının işlerliğini devam ettirme açısından ETİK KURALLARINA beklide farkında olmadan uydukları görülmüştür.
Güncel hayatı ve İnsanların yaşam düzenini sağlayan Yazılı Yasalar ve yaptırımları belki pek çoğumuz bilmiyoruz, ama kanuni sorumluluklar yüklenmiş olması nedeni ile de yaptırımları bizleri doğrudan etkilemektedir.Ancak İş ahlakı ve Etik çalışma kuralları insanlar üzerinde daha etkili olduğunu görülüyor.her meslek grubu mensubu kişiler çalışma hayatını analiz ettiğinde hayrete düşürecek toplum kurallarını yaşam akışı içinde farkında olmadan titizlikle uyguladığı ve bu kurallardan taviz vermediğini görmektedirler.
Benim 35 yıllık çalışma hayatım boyunca Talimatlar Yönetmeliklerinin çoğunu tam olarak uygula(ya)madığımı ama aramızdaki ilişkilerin daha çok prensiplere dayanan İŞ ETİĞİ ve SAYGI/SEVGİYE bağlı yazılı olmayan kurallara uyularak yürütülmesinin başarısı da açıkça görüyorum, Kaldı ki bizler iş ortamda yaşam boyunca hala bir düzen içinde devam ettirebiliyorsak bu kural daha da önem kazanmaktadır.
Mesleğe başladığımız zamanlarda Ustalarımızın geneli Buharlı’dan gelme olduğu için MAKİNİST/ATEŞÇİ düzeni sürdürmeye devam ettirme çabalarını her ne kadar yadırgasak ta uymak zorunda idik ve bu konuda zaten taviz vermezlerdi.Örneğin Ustadan önce işe gelmiş olmak, Lokomotifin ikmallerini kontrol etmek, Markiz içi(Makinist Mahalli) temizliğini yapmak, Çay suyunu hazırlamak vb.rutin görevleri yerine getirmek gerekiyordu.Yolculuk esnasında bir Aile ortamı içinde usta/çırak saygı sevgisi ile üstüne düşen görevleri yerine getirmek zorundasınızdır.İşte geçirdiğiniz zaman, evindeki Ailenizden birlikte geçirdiğiniz zamandan daha çoktur, bu nedenle Aile birliği içinde gösterilen tutum ve düzeni burada da uymak ve uygulamak gerekmektedir.
Yolculuk esnasında herkes birbirine yardımcı olmayı, gerektiğinde özel sorunlarınızı bile birbirinize açarak çareler bulma gereği doğmaktadır, zaten buna da mecbursunuz, orada ikinizden başka kimse yoktur, bir sağlık sorununuz olsa ilk yardımcı olacak yine yanınızdaki kişidir, işte bunlar Yazılı olmayan kurallardır.
Birde “İŞ AHLAKI”denen bir kural vardır ki bu kuralda yazılı değildir, ama mutlaka yerine getirmek gereği duyarsınız, görevleriniz arasında olmasa dahi vicdani sorumluluklarınız vardır ve bu sorumluluklarınızı yerine getirmek zorundasınız, yerine getirmeseniz olur mu ? olur tabii, ancak o vicdanınız sizi rahat bırakmaz ve kendinizi suçlu hissedersiniz, Elinizden geldiği sürece her türlü olumsuzluğu gidermek, götürdüğünüz Treni tehir ettirmeden, onara bileceğiniz basit arızalara hemen müdahale ederek bir an önce yola devam etmek, Hem yolcuyu mağdur etmeden, hem de devlete zarar vermeden sorunun üstesinden gelmek vicdani ve aynı zamanda AHLAKİ BİR GÖREV’dir.
İşte bu yazılı olmayan kurallar nesiller boyu, ustadan çırağa geçerek sürdürülmekte,bu ilişkiler sayesinde Mesleğinizi zevkle yerine getirmektesiniz, işinizi yaparken büyük bir haz duyar, görevinizi layık-ı ile yerine getirmenin verdiği huzuru bulursunuz, belki karşılığını maddi olarak alamasınız da Vicdani huzurunuz sizi mutlu etmeye yetecektir, bu huzur Aile yaşantısına da yansıyarak hem kendi ailenizin hem de İş arkadaşlığının verdiği Mutluluğu size sağlayacaktır.
Huzurlu, mutlu ve Kazasız bir yaşam dileklerimle tüm çalışanlara işlerinde başarılar dilerim.
Yusuf SÜNBÜL