Neden Hafif Raylı Sistem ?

Ulaşım’da “raylı sistemler”in ehemmiyeti tartışılmaz bir gerçektir. Ancak, kabul etmek gerekir ki, raylı sistem uygulamalarında geç kalınmıştır. Bu hususta dünyaya ayak uydurulamamış; dünyada şehir-içi ulaşımın omurgası raylı sistemler üzerine dayanırken, ülkemizde senelerce “karayolu” ve “lastik tekerlekli” ulaşım teşvik edilmiş, yapılan yatırımlar ekseriyetle kara ulaşımına yönelik olmuştur.


Karayolu ve lastik tekerlekli vasıtalar üzerine kurulu bir ulaşım modelinin hem ülkemiz hem de şehrimizin menfaatlerine uygun olmadığı açıktır. Bu sebeple ulaşım meselesinin uzun vadeli ve köklü bir şekilde halledilebilmesi için, ulaşımın genel olarak planlaması açısından “Hafif Raylı Sistem”e öncelik verilmelidir.

Asrımızın modern şehir hayatı, şehirlileri toplu taşıma vasıtalarını kullanmaya mecbur etmektedir. Ancak gelir seviyesinin yükselmesiyle otomobil sahibi olan toplu taşıma yolcuları, bu sistemi kullanmakta daha seçici davranmaktadırlar. Bu seçiciliği toplu taşıma tarafına çekebilmek ancak hızlı, rahat, kaliteli ve emniyetli bir taşıma sistemi olan “Hafif Raylı Sistem” ile mümkündür.

“Otobüs işletmeciliği” küçük ölçekli şehirlerde uygulanması en kolay toplu taşıma türüdür. Bu tür, her şehirde ihtiyaca uygun şekilde biçimlendirilebilir. Ancak Erzurum gibi bir büyükşehirin ihtiyaçlarına cevap vermekten uzaktır. Otobüs işletmeciliği, enerji sarfiyatı itibariyle dışa bağımlı olduğu gibi aynı zamanda çevreyi kirleten bir ulaşım modelidir.
Şehir-içi ulaşım ihtiyacına en uygun toplu taşıma modeli, koordineli ve entegre (birbiriyle bağlantılı ve birbirini tamamlayan) bir ulaşım modeli olan Hafif Raylı Sistem modelidir. Ulaşım sistemlerinin ayrı ayrı planlanmasının verimli olmadığı, birlikte planlandıklarında “kesintisiz kan dolaşımı” olarak nitelendirilen entegre ulaşım ile ekonomik bir taşımacılık yapılabileceği bilinmektedir.

Ülkemizde, şehir-içi “yük” ve “yolcu” naklinin, %95‟i karayolu ve dolayısıyla lastik tekerlekli araçlarla yapılmaktadır.  Bu çarpıklığın çok ağır sosyo-ekonomik faturası geçmişte ödenmiş ve günümüzde de ödenmeye devam edilmektedir.
Gelişmiş ülkelere bakıldığında “raylı ulaşım sistemleri”nin toplu taşımacılıkta ana unsur olduğu; elektrikli ulaşım sistemlerinin, büyük şehirlerde şehir-içi ulaşım sistemlerinin en önemli parçası haline geldiği, diğer taşıma sistemlerinin ise hizmet tamamlayıcı, yardımcı unsurlar olduğu görülmektedir.

Dünyada ve özellikle gelişmiş ülkelerde, artan şehir-içi ulaşım talebini karşılamak maksadıyla “yolculuk talep yönetimi” olarak adlandırılan yeni bir mefhum ortaya çıkmıştır. Mevcut altyapıdan en üst seviyede faydalanılması ve ulaşım talebinin, hızla gelişmekte olan iletişim ve bilgisayar teknolojileri ile başka alternatif biçimlere kaydırılması, bu mefhum için kullanılan başlıca stratejiler arasında yer almaktadır.

Yolculuk talep yönetimi ile birlikte Hafif Raylı Sistem, şehir-içi ulaşım ağı bakımından entegre ulaşım modeline açık ve en uygun sistemdir.

Kaynak : Ener Strateji Merkezi


İlk yorum yapan olun

Yorumlar