En Ucuz Enerji Kaynağı Tasarruftur
Dünyada enerji kaynaklarının sınırlı olması insanlığı farklı arayışların içine
itmiştir. 70 li yılların 6 silindirli yakıt canavarı araçların yerine, günümüzde enerji
tasarruflu araçlar daha yaygındır. Dünya Otomotiv sanayi, pazar olarak kendine
toplum çoğunluğunu oluşturan orta ve düşük gelirli tabakayı hedef seçmiştir. Bu
pazarda rekabet edebilmek için, halkın beklentilerine öncelik vermişlerdir. Her
zaman tercih sebeplerinin başında yakıt tasarrufu yer almıştır. Yani diğer adıyla enerji
tasarrufu. Elbette enerji tasarrufu, sadece otomobillerle sınırlı değildir. Her türlü
hizmet ve tüketim aracının günümüzde az enerji harcayıp çok iş yapanı makbuldür.
Tasarruf öyle düzeye gelmiştir ki; az su ve elektrik harcayan çamaşır makineleri,
stand by sürelerinde, en az enerji harcayan televizyonlar, az elektrik harcayan
buzdolapları, hibrid araçlar, enerji tasarruflu ampuller gibi birçok örnekleri sıralamak mümkündür.
Enerji ihtiyacının % 62’sini ithal etmek zorunda olan(Kaynak DPT Yayınları
2649. sayı) ve fosil yakıt kullanarak elektrik enerjisine dönüşüm sağlayan santralların
toplam veriminin % 30 olduğu (Santral tipine göre değişmektedir, Türkiye ortalaması
alınmıştır kaynak DPT Yayınları 2649.sayı) ülkemizde enerjinin verimli kullanımının
önemi açıkça görülmektedir.
Dünyadaki toplu taşımacılığının teşvik edilmesinin altında yatan asıl sebep kelimenin
tek anlamıyla tasarruftur: Gerek yoğun insan kitlelerinin taşınması açısından, gerek
yakıttan ve gerekse enerjiden tasarruf. Bu olgu, işletmeciliğini yaptığımız şirketimizin
başlıca ilkelerinden birini oluşturmalıdır. Yapılan iş,emsal motorlu araçlarla
yapıldığında, maliyet ve emisyon oranlarındaki düşüş olayın ruhunu kavramamızda önemli bir veridir
Tarihe baktığımızda, özellikle batılı ülkelerin 20. yy’ın başından itibaren şehir
içi veya şehirlerarası insan ve yük taşımacılığında ısrarla raylı sistemlere ağırlık
verdiğini gözlemlemekteyiz. Bundaki ısrarlarının sebebini ise büyük oranda enerji
tasarrufu teşkil etmektedir. Özellikle batılı ülkelerde, bu seçimin ön planda olmasının
nedenlerinden biri petrol rezervlerine sahip olmamalarıdır.
Raylı sistemlerde karşılaştığımız ilk büyük kapsamlı enerji tasarrufu,
Alman firmalarının yaptığı elektrikli çeken araçlarda elektrodinamik frenleme
esnasında üretilen elektriğin tavandaki rezistanslarda yakma yerine,yolcu
kompartımanlarında bulunan koltuk altı ısıtıcılarında kullanılmasıdır.
Günümüzde raylı sistem araçlarında enerji tasarrufu çok daha ileri boyutlara taşınmıştır. Şöyle ki;
motor freninde üretilen rejeneratif enerjinin hatta geri kullanılması, araç üzerinde
monte edilen ultra-kapasitörlerde veya volanda (elektromekanik depolama)
depolanması, enerji verimli araç sürülmesi (makinistlerin çeşitli cihazlar yardımı ile
bilgilendirilmesi), işletmede tren aralıkları ve tren karşılaşma yerlerinin ayarlanması
(İşletmede headway planları yaparken, dinamik fren yapan aracın, blok içerisinde
alıcı olacak ivmelenme anındaki aracın karşılaşma anlarını hesaplayarak planlama
yapmak ile) büyük ölçüde enerji tasarrufları yapılmaktadır. (Kaynak, SSB Stuttgard,
BVG Berlin, Hochbahn Hamburg ortak enerji tasarrufu çalışmasından, DB Münih ar-ge)
Rüzgar, aks başına düşen yük, dönen tekerlek ve eğim direnci, aracı tahrik
eden cer gücü önünde, en önemli karşı dirençlerdir.Bu nedenle son yıllarda
söz konusu dirençlere karşı çeşitli önlemler alınmaktadır. Rüzgar direncine
karşı daha iyi aero-dinamik konstrüksiyona sahip araçlar üretilmekte,
imalat materyallerinin hafif olanları tercih edilmekte,cer gücünün
bandaja iletilmesi esnasında kayıpları azaltacak materyaller seçilmekte, araç ağırlıkları
azaltılmakta ve proje hazırlanırken mümkün mertebe az eğimli yollar yapılmaktadır.
İnsan nakliyle uğraşan şirketimiz, ana yakıtı olan elektrikte tasarruf yolunu
seçmesi kaçınılmaz bir gerçektir.
Örnek olarak hatlarımızı ele alalım. 2006 verilerine göre; Metromuzda yıllık
enerji tüketimi, yaklaşık 19,6 milyon kW/h, Tramvay hattının tüketimi 13 milyon
kW/h, LRT hattımızın tüketimi yıllık 32,3 milyon kW/h’dir.Üç hattın enerji tüketimi
64,9 milyon kW/h’dir. Diğer taraftan aşağı yukarı 150 m² lik evde yaşayan bir
ailenin yıllık elektrik tüketimi 4000 kW/h’dir. Bu tüketimi, hatlarımızın tüketimi
ile karşılaştırdığımızda yaklaşık 16,225 evin tüketimine denk gelmektedir. Bir
evde ortalama 4 kişi yaşadığı varsayılırsa 65 bin nüfuslu bir şehrin tüketimi kadar
sistemimiz elektrik tüketmektedir.
İşletme şartları göz önünde bulundurularak çeşitli iyileştirmeler sonucunda,
elektrik sarfiyatımızı %8 den % 30’lara kadar aşağıya çekmemiz olasıdır. Bu size
biraz ütopik gelse bile gelişmiş ülkelerde bunun örneklerine rastlamak mümkündür.
Bu tasarruf ne anlama gelir?19,4 milyon kW/h anlamına gelir.
Evet, başka bir deyişle 4867 adet konutun elektrik sarfiyatıyla eşittir.
Londra metrosu 1173 GWh elektrik enerji tüketimi ile şehrin en büyük tüketicisidir.
Gelişmiş ülkelerin Büyükşehirlerinin şehir içi raylı sistemleri, şehrin en büyük elektrik
tüketicileri olarak görüyoruz.
Gelecekte inşaat halindeki hatlar ile proje halindeki hatlar bittiğinde
İstanbul’un elektriğinin büyük kısmının bizim tarafımızdan tüketileceği gerçeği ile karşı
karşıya kalmaktayız. Ancak bahsini ettiğimiz önlemler sayesinde bu oranı kayda değer
bir ölçüde aşağılara çekmemiz mümkün gözükmektedir.
Örneğin İstanbul ulaşım EET müdürlüğü bu konuya birkaç farklı açıdan,
iyileştirmeler yapmak için faaliyetlere başlamıştır. Birincisi makinist bilgilendirme
sistemi, sistem tam anlamıyla çalışmaya başladığında makinistlerin araç kullanımında
tasarruf açısından bilgilendirmeler yaparak, enerji tasarruflu araç yönlendirilmesi
olacaktır. İkincisi paralellemedir. Gerekli mevkilerde katener hattı çift yolunun
paralellemesi ile geri kullanım olanağı artırılması hedeflenmiştir. Üçüncüsü işletme
headway’lerinde yapılacak değişikler ile daha çok aracın rampa karşılaşmaları
sağlanacaktır. Dördüncüsü ise max. hızın değiştirilmesi iledir örneğin max. hız 10
km/h aşağı çekilmesi ile %8’lere varan tasarruf sağlamak mümkündür.
Öyleyse bu tasarrufu, biz niçin başarmayalım?
Mehmet KELEŞ